AKK'de Halil İbrahim Yılmaz dönemi devam ediyor
Ankara Kent Konseyi'nin 7. Olağan Genel Kurulu'nda 1083 oyun 1071'ini alan Halil İbrahim Yılmaz, yeniden başkanlığa seçildi.
Okunma Süresi: 3 dakika 47 saniye
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın “Ortak Akıl” anlayışı doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Ankara Kent Konseyi (AKK), 7. Olağan Genel Kurulu'nu gerçekleştirdi. “Bu Seyirde Herkes Kaptan” sloganıyla çalışmalarını sürdüren konseyin genel kurulunda üyeler, delegeler, bileşenler ve çok sayıda davetli bir araya geldi.
Kocatepe Kültür Merkezi'nde düzenlenen toplantı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Programda AKK'nin 7 yıllık çalışmalarını anlatan film ve şarkının yanı sıra etkinlik sergisi de katılımcıların beğenisine sunuldu. Genel Kurul'a özel hazırlanan ve seslendirmesini Halil İbrahim Yılmaz'ın yaptığı film ile seğmenler ve Yenimahalle Belediyesi TUBİL Halk Dansları Topluluğu'nun gösterileri de programda yer aldı.
1071 OYLA YILMAZ YENİDEN BAŞKAN
Genel kurulun en önemli gündemlerinden biri başkanlık seçimi oldu. Toplam 1083 oyun kullanıldığı seçimde Halil İbrahim Yılmaz 1071 oy alarak Ankara Kent Konseyi Başkanlığı görevine yeniden seçildi.
AKK'nin çalışmalarında 6 kurul, 14 meclis ve 38 çalışma grubu görev yaparken, konseyin 3 bini aşkın bileşen ve gönüllüyle faaliyetlerini sürdürdüğü belirtildi. Çalışmalarda ortak akıl, katılımcılık, paylaşımcılık, hesap verebilirlik, erişilebilirlik, şeffaflık, eşitlik, birlikte yönetim, yenilikçilik, tarafsızlık ve sürdürülebilirlik gibi ilkelerin esas alındığı aktarıldı.
GENİŞ KATILIMLI GENEL KURUL
Genel kurula Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın yanı sıra Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin, Beypazarı Belediye Başkanı Dr. Özer Kasap ve Etimesgut Belediye Başkan Vekili Seda Dilber katıldı.
Türkiye Kent Konseyleri Genel Başkanı Sevinç Baykan Özden, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Karayalçın ile AKK Onur Kurulu üyeleri Prof. Dr. Mehmet Haberal, Ruşen Keleş ve İlhan Tekeli de toplantıda yer aldı. Genel kurulda çok sayıda delege ve bileşen de hazır bulundu.

YAVAŞ: “BU KENTİN HER SESİNE İHTİYACIMIZ VAR”
Genel kurulda konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, kentin tek bir kişi tarafından yönetilemeyeceğini belirterek farklı meslek ve toplum gruplarının görüşlerinin yönetim süreçlerine yansıtılması gerektiğini söyledi.
Kentte yaşayan yaşlıların, gençlerin ve dezavantajlı grupların farklı sorunları bulunduğuna dikkat çeken Yavaş, bu sorunları en iyi yaşayan kişilerin bildiğini ifade etti. Bu görüşlerin yönetime aktarılabilmesi açısından kent konseyinin önemli bir mekanizma olduğunu belirtti. Ankara'da yaşayan ve kent için düşüncesi bulunan herkesin görüşüne ihtiyaç olduğunu dile getiren Yavaş, konsey bünyesindeki çalışmaların farklı grupların çözüm önerilerini yönetime ulaştırması açısından değer taşıdığını kaydetti. Yavaş, genel kurulun hayırlı olmasını dileyerek emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür etti.
YILMAZ: “AYNI KENT İÇİN DÜŞÜNENLERİN YERİ”
Yeniden başkan seçilen Halil İbrahim Yılmaz, genel kurulun açılışında yaptığı konuşmada AKK'nin ortaya çıkış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konseyin başlangıcını bir A4 kağıdına benzeten Yılmaz, zaman içerisinde bu başlangıcın binlerce kişinin fikirleri ve katkılarıyla büyüdüğünü ifade etti.
Yılmaz, Ankara Kent Konseyi'nin aynı düşüncedeki kişilerin değil, aynı kent için farklı fikirler üreten insanların buluştuğu bir yapı olduğunu vurguladı. Farklı görüşlerin aynı masa etrafında buluşmasının önemine işaret eden Yılmaz, insanların birbirlerini ikna etmeye çalışmadan önce dinleyebilmesinin gerekli olduğunu söyledi.
“FARKLI KESİMLER AYNI MASADA BULUŞTU”
Konseyin kapılarının Ankara için söz söylemek isteyen herkese açık olduğunu belirten Yılmaz, farklı meslek ve toplumsal gruplardan kişilerin bir araya getirildiğini anlattı. Yılmaz, kadın bir taksi şoförü ile doktorun, öğretmen ile öğrencinin, sanayici ile esnafın, akademisyen ile çiftçinin, sanatçı ile mühendisin ve emekli ile gencin Ankara'nın ortak geleceği için aynı zeminde buluştuğunu ifade etti.
Konseyin büyüklüğünü yalnızca rakamlarla değerlendirmediklerini söyleyen Yılmaz, her sayının arkasında bir insanın, her kararın arkasında bir fikrin bulunduğunu dile getirdi.

KENTİN GELECEĞİNE “ORTAK AKIL” VURGUSU
Konuşmasında “kent irfanı” kavramına da değinen Yılmaz, şehirlerin yalnızca binalar, yollar ve meydanlardan oluşmadığını belirtti. Hacı Bayram-ı Veli'nin dizelerini hatırlatan Yılmaz; Ankara'nın tarihindeki lonca kültürüne, Hitit, Frig ve Roma dönemlerine, 27 Aralık 1919'un önemine ve Seymenler, Bacıerenler, esnaf, köylüler ile öğrencilerin Milli Mücadele dönemindeki rolüne değindi.
Kent yönetiminin bir makamdan ziyade emanet olduğunu ifade eden Yılmaz, liyakat, yeterlilik ve eşitlik vurgusu yaptı. Ankara'nın kimden yana olunduğuna göre değil, kişinin bilgi ve üretimine ve kente sunduğu katkıya göre değerlendirildiği bir şehir olması gerektiğini söyledi.
“ANKARA'YI PARSEL PARSEL DEĞİL, NESİL NESİL DÜŞÜNÜYORUZ”
Yılmaz, Ankara'nın geleceğinin yalnızca bugünün ihtiyaçları üzerinden ele alınmaması gerektiğini belirterek uzun vadeli düşünmenin önemine dikkat çekti. Konseyin herhangi bir siyasi kimlikle tanımlanması yerine ortak paydasının Ankara olduğunu ifade eden Yılmaz, taraflarının ve önceliklerinin kent olduğunu vurguladı.
Ankara'daki farklılıkları bir kilimin desenlerine benzeten Yılmaz, her kesimin kentin bütününün bir parçası olduğunu söyledi. Bir parçanın eksilmesinin bütünü etkileyeceğini belirterek birlik ve ortak yaşam vurgusu yaptı.
“ANKARA'NIN EN BÜYÜK ESERİ BİRBİRİNE İNANAN İNSANLAR”
Yılmaz, Ankara Kent Konseyi'nin en önemli kazanımının bir bina, rapor ya da karar değil, birbirine güvenen insanlar olduğunu ifade etti. Konsey çalışmalarına katkı sağlayan gönüllülere, çalışma gruplarına, meclislere, üniversitelere, sivil toplum kuruluşlarına, meslek örgütlerine, kamu kurumlarına, özel sektöre, gençlere, kadınlara, esnafa ve sanatçılara teşekkür etti.
Konuşmasının sonunda önlerinde yeni bir sayfa bulunduğunu belirten Yılmaz, Ankara'nın geleceğinde daha fazla gencin, kadının, mahallenin, bilimin, sanatın, üretimin ve demokrasinin söz sahibi olması gerektiğini söyledi.