Organları ters doğan Suriyeli çocuk Ankara'da sağlığına kavuştu
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde gerçekleştirilen ameliyatla, organları ters ve damarları farklı doğan 5 yaşındaki Ömer El Zamil sağlığına kavuştu.
Okunma Süresi: 1 dakika 26 saniye
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde gerçekleştirilen son derece riskli ve karmaşık bir ameliyatla, organları ters tarafta doğan ve kalpten çıkan ana damarları tamamen farklı olan 5 yaşındaki Suriyeli Ömer El Zamil sağlığına kavuştu.
Nadir Görülen Karmaşık Anomali
Suriye uyruklu Abdurrahman ve Şeyma El Zamil çiftinin 3 çocuğundan biri olan Ömer El Zamil, iç organlarının ayna görüntüsünde ters olması ve kalbinin sağ tarafa yakın yerleşmesiyle dünyaya geldi. Doğumundan itibaren kontrol altında tutulan minik Ömer, geçtiğimiz aralık ayında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne sevk edildi.
Yapılan detaylı tetkiklerde, kalbinin sağ tarafta bulunduğu, normalde sol taraftan çıkması gereken şah damarının sağdan, sağdan çıkması gereken akciğer damarının ise soldan çıktığı tespit edildi. Ayrıca kalbin karıncıkları arasında büyük bir delik olduğu belirlendi.

6 Saat Süren Riskli Operasyonla Yeniden Hayata Tutundu
Operasyonu gerçekleştiren Bilkent Şehir Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Çocuk Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Atakan Atalay, vakanın nadirliğine dikkat çekerek şunları söyledi:
Yüksek Riskli Planlama: "3 boyutlu görüntülemeler kullanılarak ameliyat planlaması yaptık. Kalpten çıkan iki ana damarı çok ince bir şekilde tamamen kalpten ayırdık. Altlarındaki darlıkları giderdikten sonra kalp içinde tekrar ters çevirip koroner damarlarla birlikte yeniden diktik. Kalpteki deliği kapatarak temiz kanın vücuda yönlendirilmesini başardık."
Yön Algısı Sıfırdan Kuruldu: Standart kalp anatomisinin dışındaki bu vakada yön algısını sıfırlayıp yeniden kurduklarını belirten Prof. Dr. Atalay, yaklaşık 5-6 saat süren bu üst düzey ameliyat sayesinde Ömer'in hayatı boyunca başka bir cerrahi müdahaleye gerek duymadan normal ve sağlıklı bir insan olarak yaşayabileceğini vurguladı.
Kardiyoloji Kliniği’nden Prof. Dr. Alper Gürsu ise hastanın bu hastalık için geç bir yaşta başvurduğunu ancak gerçekleştirilen ortak konsey ve başarılı cerrahi müdahale sayesinde sağlığına kavuştuğunu ifade etti. Türk hekimliğinin ulaştığı zirve noktasını gösteren operasyon, hem aileye hem de sağlık camiasına büyük bir sevinç yaşattı.