Türkiye Varlık Fonu Krizi: Denetim ve Çıkar Çatışması
T24’ten Çiğdem Toker’in yazısına göre, Türkiye'nin gündemindeki derinleşen fon krizi, tartışmaları ülkenin en büyük fon yapısı olan Türkiye Varlık Fonu'na (TVF) taşıdı.
Okunma Süresi: 1 dakika 23 saniye
10 yıl önce çıkarılan yasayla Sayıştay denetiminin dışında bırakılan ve kendisine devredilen kamu bankaları ile dev şirketler sayesinde "ikinci bir Hazine" gibi faaliyet gösteren TVF, şeffaflık ve denetim eksikliği iddialarıyla karşı karşıya.
"İkinci Hazine" Tartışması ve Denetim Sorunu
2016 yılında kurulan ve 2018'deki sistem değişikliğiyle birlikte yapısı tamamen değişen TVF, özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteriyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kuruluşundan bu yana TVF'nin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütüyor.
Yasa gereği Sayıştay denetimine tabi olmayan Fon, sadece yılda bir kez TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülen raporlarla denetlenmeye çalışılıyor. Ancak bu raporların gecikmeli yayımlanması, fonun hacmine göre yetersiz kalması ve yöneltilen pek çok sorunun “ticari sır” gerekçesiyle yanıtsız bırakılması, kamuoyundaki denetim kaygısını artırıyor.
Bürokratik Yapılanma ve Çıkar Çatışması İddiaları
Yaşanan son fon krizinde akıllardaki "Neden zamanında önlem alınmadı?" sorusu, bürokrasideki kritik isimlerin çoklu görevlerine çevriliyor. Krizin merkezindeki kurumlar ile denetim mekanizmalarındaki bazı önemli kesişimler dikkat çekiyor:
BIST ve Bankalar: Krizin taraflarından manipülatif işlemlerin adresi olan Borsa İstanbul (BIST) ile çözümle görevlendirilen Ziraat Bankası, TVF bünyesinde yer alıyor.
BIST ve TVF: Borsa İstanbul Başkanı Erişah Arıca, aynı zamanda TVF Başkanvekilliği görevini yürütüyor.
DDK ve BIST: Kriz karşısında harekete geçmemekle eleştirilen Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) Başkanı Salih Tanrıkulu, aynı zamanda BIST'in başkanvekili konumunda. (Önceki DDK Başkanı Yunus Arıncı ise Takasbank Genel Müdürü olarak görev yapıyor.)
MKK Üyeliği: Krizin odağındaki isimlerden Emre Tezmen’in, kriz gününe dek Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) yönetiminde yer aldığı biliniyor.
"Bağımsız Denetim Mümkün mü?"
Tüm bürokratik atamaların tek bir merkeze dayanması ve üst düzey yöneticilere birden fazla kamusal/kurumsal görevin verilmesi, finansal piyasalarda şeffaflık ve hesap verebilirlik tartışmalarını alevlendiriyor. Uzmanlar, bu yapısal modelin bağımsız, saydam ve etkin bir denetime imkan tanıyıp tanımadığı sorusunun yanıtını arıyor.