Ne kadar çok isterseniz o kadar uzaklaşıyor mu? Sebebi bakın neymiş!
Bir şeyi çok istediğinizde neden hedefiniz daha uzakmış gibi gelir? İşte beklenti, dikkat, belirsizlik ve zaman algısının psikolojik etkileri...
Okunma Süresi: 2 dakika 4 saniye
Bir şeyi gerçekten istediğinizde bazen garip bir his ortaya çıkar: Hedefe yaklaşmak yerine sanki hedef sizden uzaklaşıyormuş gibi hissedersiniz. Sınav sonucu, iş başvurusu, ilişki, para veya uzun süredir beklenen bir hayal bu duyguyu daha da güçlendirebilir.
Oysa hedef gerçekte uzaklaşmaz. Değişen çoğu zaman dikkatin yönü, beklentinin seviyesi, belirsizliğe verilen tepki ve zamanın zihinde nasıl algılandığıdır. Peki çok istediğimiz bir şey neden gözümüzde büyür?
ÇOK İSTEMEK HEDEFİ GERÇEKTEN UZAKLAŞTIRIR MI?
Bir şeyi çok istemek hedefi fiziksel olarak uzaklaştırmaz. Ancak hedef kişinin hayatında daha önemli hale geldikçe dikkat de sürekli o sonuca yönelmeye başlayabilir. Böylece henüz gerçekleşmemiş olması daha fazla fark edilir.
Örneğin bir sınav sonucunu bekleyen kişi telefonu daha sık kontrol edebilir veya geçen zamanı sürekli takip edebilir. Sonuç geciktikçe bekleme süresi olduğundan daha uzun hissedilebilir. Burada değişen zaman değil, zamanın nasıl deneyimlendiğidir.
BEKLENTİ ARTTIKÇA HEDEF NEDEN DAHA UZAK GÖRÜNÜR?
Çok istenen bir sonuç, zihinde güçlü bir beklenti oluşturabilir. Kişi gerçekleşmesini istediği senaryoyu tekrar tekrar düşündükçe mevcut durum ile hayal edilen sonuç arasındaki fark daha belirgin hale gelebilir.
Belirsizlik de bu hissi güçlendirebilir. “Ne zaman olacak?”, “Ya olmazsa?” veya “Neden hâlâ gerçekleşmedi?” gibi sorular zihinsel döngüyü beslediğinde kişi hedefe ulaşmaktan çok ulaşamama ihtimaline odaklanabilir.

ZAMAN NEDEN BEKLERKEN DAHA YAVAŞ AKIYOR GİBİ GELİR?
Bekleme sırasında dikkat sürekli sonuca yönelirse zamanın geçişi daha fazla fark edilebilir. Saate, telefona veya gelecek habere tekrar tekrar bakmak, kişinin bekleme süresini daha yoğun yaşamasına neden olabilir.
Bu nedenle çok istediğimiz bir sonucu beklerken birkaç gün bile uzun gelebilir. Hedef gerçekleştiğinde ise geriye dönüp bakıldığında aynı sürenin aslında o kadar uzun olmadığı düşünülebilir.
ÇOK İSTEMEK NEDEN SABIRSIZLIK VE KAYGIYI ARTIRABİLİR?
Önem verilen bir sonucun ne zaman gerçekleşeceğini kontrol edememek sabırsızlığı artırabilir. Sınav sonucu, iş başvurusu veya başka bir kişinin vereceği karar gibi durumlarda kişi sonucu hızlandıramadığı için zihinsel olarak aynı soruya tekrar dönebilir.
Bu noktada hedefi sürekli düşünmek yerine kontrol edilebilen adımlara odaklanmak daha işlevsel olabilir. “Ne zaman olacak?” sorusu yerine “Bugün bunun için ne yapabilirim?” diye düşünmek, dikkati yeniden sürece yönlendirebilir.
HEDEFE DEĞİL, SÜRECE ODAKLANMAK NEDEN RAHATLATABİLİR?
Bir hedef tamamen sonuç üzerinden değerlendirildiğinde kişinin kontrol alanı daralabilir. Buna karşılık hedefi küçük adımlara bölmek, günlük olarak yapılabilecekleri görünür hale getirir.
Örneğin “Sınavı mutlaka kazanmalıyım” düşüncesi yerine “Bugün şu konuyu çalışacağım” demek daha somut bir hedef oluşturur. Çünkü sonucu tamamen kontrol etmek mümkün değilken hazırlık yapmak ve atılacak adımları belirlemek büyük ölçüde kişinin elindedir.