Filistinli çocukların eğitimi dördüncü eğitim yılında da kesintiye uğruyor
İşgal altındaki Filistin topraklarında 1,5 milyon çocuğun üst üste dördüncü eğitim yılında da güvenli ve nitelikli eğitimden mahrum kaldığı açıklandı.
Okunma Süresi: 2 dakika 20 saniye
Save the Children tarafından yapılan açıklamada, işgal altındaki Filistin topraklarında okul çağındaki çocukların tamamının üst üste dördüncü eğitim öğretim yılında güvenli ve nitelikli eğitim hakkından mahrum kaldığı ifade edildi. Kuruluş, eğitimde yaşanan kesintilerin çocukların günlük yaşamlarını ve geleceklerini doğrudan etkilediğini vurguladı. Açıklamada yer verilen verilere göre Gazze’de okul binalarının yüzde 97,5’i hasar gördü. Değerlendirilen 649 anaokulunun yüzde 86’sının ise yıkıldığı, hasar gördüğü veya erişilemeyen bölgelerde bulunduğu belirtildi. Eğitim kurumlarının kullanılamaz hale gelmesi, çocukların öğrenimlerini düzenli biçimde sürdürmelerini zorlaştırırken eğitim hizmetlerine erişim konusunda da ciddi sorunlara yol açıyor.

BATI ŞERİA’DA 834 BİNDEN FAZLA ÇOCUK EĞİTİME ERİŞEMİYOR
Save the Children’ın da üyesi olduğu Eğitim Sektörü Çalışma Grubu verilerine göre, Doğu Kudüs dâhil Batı Şeria’da 834 binden fazla okul çağındaki çocuk güvenli ve nitelikli eğitim olanaklarından yararlanamıyor. Basında yer alan haberlere göre, eğitim öğretim yılının başladığı 8 Eylül’den itibaren Gazze’de en az iki okul çağındaki çocuk hayatını kaybetti. Batı Şeria’da ise okullara yönelik baskınlar düzenlendi. Deyr Belah’ın doğusundaki Sukaina Okulu’na yönelik saldırıda 7 yaşındaki Saadi Ghaliya’nın yaşamını yitirdiği bildirildi. Gazze’nin batısında ise 8 yaşındaki Vefa Akile, babasıyla birlikte okuldan evine dönerken içinde bulundukları aracın saldırıya uğraması sonucu hayatını kaybetti. Ayrıca İsrail güçlerinin Nablus’ta iki okula baskın düzenlediği ve okul yönetimlerini Filistin bayraklarını kaldırmaya zorladığı öne sürüldü.

EĞİTİM ALTYAPISINDAKİ YIKIM ÇOCUKLARIN GELECEĞİNİ ETKİLİYOR
Save the Children, okullara ve eğitim çalışanlarına yönelik saldırılar, hareket kısıtlamaları ve öğrencilerle öğretmenlere yönelik şiddetin eğitim hakkını ciddi biçimde etkilediğini belirtti. Kuruluş, okulların yıkılması, kapatılması veya bunlara el konulmasının da çocukların eğitim olanaklarını sınırlandırdığına dikkat çekti. Açıklamada, okulun çocuklar için yalnızca ders yapılan bir yer olmadığı; aynı zamanda korunma, psikososyal destek ve sosyal gelişim açısından da önemli bir ortam sunduğu vurgulandı. Eğitimde yaşanan uzun süreli kesintilerin küçük çocukların gelişim dönemlerini kaçırmalarına, daha büyük öğrencilerin ise sınavlarının aksamasına, mezuniyetlerinin gecikmesine ve eğitimlerine devam etme olanaklarının azalmasına neden olabileceği ifade edildi.

FİLİSTİNLİ ÇOCUKLAR EĞİTİM HAKLARINDAN VAZGEÇMİYOR
Eğitim alanındaki ağır koşullara rağmen Filistinli çocuklar, öğrenimlerini sürdürme ve geleceklerini kurma isteklerini dile getiriyor. Batı Şeria’da yaşayan 13 yaşındaki Lama, eğitim hakkını kullanmaya devam etmek istediklerini belirterek öğrenimlerini sürdürmek ve hayallerini gerçekleştirmek konusunda umutlarını koruduklarını söyledi. Gazze’de yaşayan 13 yaşındaki Amjad ise okulun kendisi için yalnızca matematik ve Arapça derslerinden ibaret olmadığını ifade ederek, “Okul, hayat demek” sözleriyle eğitim kurumlarının çocukların yaşamındaki önemini anlattı.

SAVE THE CHILDREN’DAN EĞİTİM HAKKI VURGUSU
Save the Children Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Doğu Avrupa Bölge Direktörü Ahmad Alhendawi, Filistinli çocukların güvenli ve kesintisiz eğitim olanaklarından yararlanamamasının etkilerinin kaybedilen ders günleriyle sınırlı olmadığını belirtti. Alhendawi, okulların çocukların öğrenme, korunma, psikososyal destek alma ve sosyal gelişim süreçlerinde önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Eğitim kurumlarının kaybının çocukların bilişsel gelişimleri, iyi olma hâlleri ve gelecekteki fırsatları üzerinde uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Alhendawi ayrıca Filistin’de eğitimin sistematik biçimde ortadan kaldırılmasının bir nesli öğrenme hakkından, eğitim yoluyla elde edilebilecek fırsatlardan ve daha iyi bir gelecek kurma imkânından mahrum bırakabileceği uyarısında bulundu.