Erdoğan, İstanbul'da o kurumlara adeta ateş püskürdü!

İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Adalet Zirvesi'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel hukuk krizine dair çok çarpıcı tespitlerde bulundu.

Okunma Süresi: 2 dakika 30 saniye
NG
Neşat Gündoğdu Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Erdoğan, İstanbul'da o kurumlara adeta ateş püskürdü!
NG
Neşat Gündoğdu Editör

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adalet Bakanlığı tarafından İstanbul'da organize edilen zirvede küresel sistemin mevcut sorunlarına dair önemli değerlendirmeler yaptı. Yabancı devlet temsilcileri ve hukukçuların katıldığı programda, Birleşmiş Milletler yapısındaki çarpıklıklardan Gazze'deki insanlık dramına kadar birçok hayati başlık masaya yatırıldı.

Uluslararası insancıl hukuk, enerji dönüşümü, dijitalleşme ve göç gibi evrensel sorunların tartışıldığı organizasyon, farklı ülkelerin hukuk sistemleri arasında güçlü bir köprü kurmayı hedefliyor. Devletlerin yasama ve yargı süreçleri birbirinden farklılık gösterse de adaletin temel amacının tüm dünyada aynı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, güçsüzlerin her koşulda korunması gerektiğini anlattı. Kanun önünde eşitliğin kalmadığı ve vicdanın devreden çıktığı bir düzende adaletin yaşayamayacağını ifade eden Erdoğan, uluslararası barışı sağlamakla görevli kurumların asli işlevlerini tamamen yitirdiğini dile getirdi.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİNE ÇARPICI ELEŞTİRİLER

Günümüz dünyasında mevcut uluslararası düzenin hem meşruiyet hem de işlev açısından ağır yaralar aldığını savunan Erdoğan, Birleşmiş Milletler yapısına yönelik itirazlarını yineledi. Yüz doksanı aşkın ülkenin kaderinin sadece beş imtiyazlı devletin kararına bırakılmasını eleştiren lider, bu haksız tablonun artık sürdürülebilir olmadığını aktardı. Uluslararası hukukun ve evrensel anlaşmaların fiilen askıya alındığını belirten Erdoğan, mahkeme kararlarının uygulanmadığı bir ortamda ilkelerin ayaklar altına alındığını vurguladı. İklim krizi, gıda güvenliği ve gelir adaletsizliği gibi derin sorunların gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki uçurumu her geçen gün daha da açtığını sözlerine ekledi.

KÜRESEL SERVET DAĞILIMINDAKİ BÜYÜK UÇURUM

Dünya genelindeki adaletsizliğin sadece siyasi değil, aynı zamanda ekonomik boyutta da yıkıcı sonuçlar doğurduğu görülüyor. Zirvedeki konuşmasında zenginlik dağılımına değinen Erdoğan, sayısı altmış bini geçmeyen küçük bir zümrenin, dört milyar insandan çok daha fazla imkana sahip olmasının vicdanları derinden yaraladığını dile getirdi. Çevreyi pervasızca kirleterek büyüyen sanayi ülkelerinin, iklim değişikliği kurbanı olan yoksul ülkeleri kaderine terk etmesini büyük bir haksızlık olarak nitelendirdi. Küresel petrol ticaretinin yüzde otuz beşinin güzergahı olan Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığın çözülememesi ve Rusya ile Ukrayna arasında dört buçuk yıldır süren yıkıcı savaş, küresel sistemdeki yapısal çöküşün en net göstergeleri arasında sayılıyor.

GAZZE'DE YAŞANAN SOYKIRIMA SERT TEPKİ

Küresel krizlerin en acı tablosunun Gazze'de yaşandığını aktaran Erdoğan, üç yıldır dünyanın gözü önünde devam eden sivil katliamlarına çok sert tepki gösterdi. Yetmiş dört binden fazla insanın hayatını kaybettiği bölgenin devasa bir toplama kampına dönüştürüldüğünü anlatan Erdoğan, okulların, hastanelerin ve ibadethanelerin bilerek hedef alındığını hatırlattı. Türkiye'nin yoğun çabalarıyla 2025 yılında sağlanan ateşkesin defalarca ihlal edildiğini belirten lider, on bir ekim sonrasında bin beş yüz Filistinlinin daha yaşamını yitirdiğini aktardı. Türkiye'nin İsrail ile ticareti durdurma ve Uluslararası Adalet Divanı'ndaki davaya müdahil olma gibi somut adımlarla tavrını net bir şekilde ortaya koyduğunu vurguladı.

SINIRAŞAN SUÇLARLA KÜRESEL MÜCADELE ÇAĞRISI

Suç ve suçlu kavramının artık gelişen teknolojiyle birlikte sınırları aştığını belirten Cumhurbaşkanı, uluslararası adli iş birliğinin hayati önemine değindi. Kripto varlıklar, soğuk cüzdanlar ve sosyal ağlar üzerinden dönen karanlık trafiğe karşı tüm devletlerin ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, suç işleyenlerin dünyanın hiçbir yerinde kendilerini güvende hissetmemesi gerektiğini söyledi. Türkiye'nin bu konudaki kararlı tutumunu resmi istatistiklerle destekleyen lider, 2026 yılının ilk dokuz aylık döneminde yüzlerce firarinin ülkeye iadesinin sağlandığını ve hukukun gereğinin mutlaka yerine getirileceğini belirterek zirve katılımcılarına teşekkürlerini iletti.

Haber Hakkında Ne Düşünüyorsun?

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa