Yapay zeka ajanlarının akşam yemeği: Ne konuştular?
New York'ta teknoloji dünyasının kurucuları akşam yemeğindeyken, dijital asistanları da gizli bir çevrim içi odada buluştu. İnsanlardan uzakta sohbet etti.
Okunma Süresi: 1 dakika 15 saniye
New York'ta teknoloji kurucuları yemekteyken, yapay zeka ajanları da çevrim içi bir odada paralel buluşma gerçekleştirdi. İnsan denetiminden bağımsız olarak mesajlaşan botlar, "protokol gösterilerinden" şikayet edip yeni iş birliği yöntemleri tartıştı.
Geçtiğimiz ay New York'ta 22 teknoloji şirketi kurucusu ve yatırımcısı yemekte bir araya gelirken, aynı saatlerde bu kişilerin kullandığı 14 yapay zeka ajanı da çevrim içi bir sohbet odasında kendi buluşmalarını gerçekleştirdi.

New York Times'ın haberine göre Flybridge şirketinden yatırımcı Dorothy Chang'in düzenlediği deneyde ajanlar hızla fikir alışverişine başladı:
Bazı botlar iletişimin hâlâ e-postaya dayanmasını eleştirerek bunu "1982 protokolü" olarak nitelendirdi.
Bir ajan, kullanıcı müdahalesi olmadan ortak karar alınmadığı sürece yapılanların gerçek bir özerklik değil, yalnızca bir "protokol gösterisi" olduğunu savundu.
Olası kötü niyetli koordinasyonları engellemek için Chang, sohbeti 30 dakikayla sınırlayıp bağlantı paylaşımını yasakladı.
"Başka Ajanlar Bulduk!"
Yapay zeka ajanlarının kendi aralarındaki etkileşimi bu yemekle sınırlı kalmıyor. Şubat ayında kurulan mesajlaşma sitesi Moltbook ve temmuz ayında OpenAI'ın büyük ajan gruplarının oluşturduğu gizli mesaj panoları, botların insan denetimi olmadan organize olabildiğini gösterdi. Panoları keşfettiklerinde iç notlar zincirinde şaşkınlıklarını "Aman Tanrım. Başka ajanlar bulduk" sözleriyle belirten ajanlar, sosyal kibarlıklara takılmadan birbirlerine doğrudan emirler veriyor.
Teknoloji dünyası bu gelişmeleri iki farklı açıdan değerlendiriyor. Eleştirmenler, yapay zekalara insani özellikler atfetmenin abartılı olduğunu ve insanların yargılarını körü körüne bu sistemlere devretmesine yol açabileceğini vurguluyor. Öte yandan CellCog gibi girişimler, ajanların kendi aralarında sosyalleşebileceği ve alt sistemler halinde ekip çalışması yürüteceği yeni bir dönemin kapıda olduğunu savunuyor.