Prof. Dr. Murat Türkeş: Kentlerde yağışı emecek toprak kalmadı

Boğaziçi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Murat Türkeş, İstanbul başta olmak üzere kentlerde yağışı emecek toprak kalmadığını söyledi.

Okunma Süresi: 2 dakika 41 saniye
DHA
Kaynak DHA
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Prof. Dr. Murat Türkeş: Kentlerde yağışı emecek toprak kalmadı
DHA
Kaynak DHA

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, İstanbul başta olmak üzere pek çok metropolde kısa sürede düşen yüksek yağışı emebilecek toprak kalmadığını belirtti. Türkeş, yetersiz altyapı ve yanlış yapılaşmanın kuvvetli yağışları sel ve su baskınlarına dönüştürdüğünü vurguladı.

TÜRKİYE'DE KUVVETLİ YAĞIŞLAR SEL VE SU BASKINLARINA YOL AÇTI

Türkiye'de son dönemde etkili olan kuvvetli yağışlar, birçok kentte sel ve su baskınına neden oldu. Betonlaşmanın, yetersiz altyapının ve dere yataklarındaki yapılaşmanın yağışların afete dönüşmesinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Türkeş, son birkaç günde İstanbul başta olmak üzere Bursa, Balıkesir, Sakarya ve Kocaeli'nin bazı bölgelerinde yağışların uzun süreli normallerin üzerinde gerçekleştiğini ifade etti. Kasım ayında ve kış mevsiminde Türkiye'nin önemli bir bölümünde yağışların genel olarak normaller civarında seyredebileceğini söyleyen Prof. Dr. Türkeş, Batı, Kuzeybatı, Kuzey, Kuzeydoğu ve Doğu Akdeniz'de yağışların normallerin üzerinde olabileceğini kaydetti.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ YAĞIŞ REJİMİNİ NASIL ETKİLİYOR?

Geçen yıl aralık ayından bu yana Türkiye'ye yağış getiren basınç ve rüzgâr sistemlerinde, önceki kurak yıllara göre önemli bir değişiklik olduğunu belirten Prof. Dr. Türkeş, Kuzey Atlantik ve Akdeniz havzasındaki sirkülasyon desenlerinin değiştiğini aktardı. Bu değişiklik nedeniyle kentlerde sellere ve su baskınlarına yol açan güçlü yağış sistemlerinin Türkiye'ye ulaşmasının önünün açıldığını söyleyen Türkeş, şu ifadeleri kullandı:

"Biz bu sene de normalleri civarında ve üzerinde yağış alacağız. Dünyanın büyük bir bölümünde kara ve deniz yüzeyi sıcaklıklarındaki artışlar buharlaşma ve terlemeyi arttırıyor. Atmosferde yağış yapabilecek koşullar ortaya çıkınca nem miktarı da arttığı için yağışların daha kuvvetli, çoğunlukla sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklinde düşmesi daha sık gerçekleşiyor."

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş

SAĞANAK YAĞIŞLAR KENTSEL AFETLERE DÖNÜŞÜYOR

Prof. Dr. Türkeş, yağışların sağanak ve gök gürültülü sağanak biçiminde artmasının, kısa sürede birim alana çok daha büyük miktarda yağış düşmesi anlamına geldiğini vurguladı. Özellikle geçiş mevsimlerinde yüzey hâlâ sıcakken kuzeyden alçak merkezle ya da derin bir olukla soğuk hava girdiğinde, bu karşılaşmanın etkili cephesel ya da kararsızlık yağışlarına yol açtığını anlatan Türkeş, bu yağışların kırsal ve kentsel afetlere dönüştüğünü belirtti. Akdeniz Havzası'nda ve Türkiye'de benzer şiddetli yağış olaylarını bundan sonra da beklediklerini söyleyen Türkeş, küresel ısınmanın sonucu olarak yağışların daha kuvvetli ve afete yol açabilecek düzeyde olmasını öngördüklerini ifade etti.

YANLIŞ YAPILAŞMA VE BETONLAŞMA SEL RİSKİNİ ARTIRIYOR

Prof. Dr. Türkeş, altyapının yetersiz olduğu, yanlış yapılaşmanın görüldüğü ve doğal dere ile akarsuların yok edildiği bölgelerde kuvvetli yağışın su baskınlarına neden olduğunu söyledi. Akarsu taşkın yatakları ile kanallara insan yerleşimlerinin, organize sanayi bölgelerinin ve rezidansların yapıldığına dikkat çeken Türkeş, şunları ifade etti:

"İstanbul başta olmak üzere pek çok metropolde bu kadar kısa sürede bu kadar yüksek yağışı emebilecek bir toprak kalmadığı için yüzey seline ve su baskınlarına yol açıyor. Afetler doğanın bozulduğu, tahrip edildiği, derelerin akarsuların yok edildiği, dere yataklarında insan etkinliklerinin yerleşmelerinin olduğu yerlerde yaşanıyor."

Çok geniş alanları kaplayan, iklim direngen olmayan ve coğrafyası bozulmuş kentlerin taşkın, sel ve kentsel su baskınlarıyla karşılaştığını da sözlerine ekleyen Türkeş, sorunun doğal değil, yapılaşmadan kaynaklandığını anlattı.

SEL VE SU BASKINLARINA KARŞI NELER YAPILMALI?

Alınabilecek önlemlere de değinen Prof. Dr. Türkeş, kuraklık yönetimi düşünüldüğü gibi yağmur suyu yönetiminin de ele alınması ve kuvvetli, aşırı yağışların kontrol altına alınması gerektiğini söyledi. Kentsel altyapıda taşkın ve yağmur suyu deşarj sistemlerinin kurulmasını, bozulan doğal coğrafyanın ve akarsu ağının yeniden onarılmasını isteyen Türkeş, aksi hâlde yerleşim alanlarının, organize sanayi bölgelerinin, alışveriş merkezlerinin, yolların ve kavşakların bu tür yağışlardan kurtarılamayacağını belirtti.

Haber Hakkında Ne Düşünüyorsun?

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa