Sel sonrası ölümcül risk! Belirtiler aylar sonra ortaya çıkabilir
Marmara’daki selin ardından salgın riski dikkat çekti. Uzmanlar yaşanacak olumsuzluklar konusunda vatandaşları uyardı.
Okunma Süresi: 2 dakika 46 saniye
Marmara’da etkili olan selin ardından gözler, taşkınların beraberinde getirebileceği sağlık risklerine çevrildi. Enfeksiyon hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Levent Doğancı ile Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Belkıs Meltem Özen, Ankara Masası’na konuştu.
Sel sularına karışabilecek kanalizasyon atıklarının enfeksiyon riskini artırabileceğini belirten uzmanlar; Leptospiroz , tifo ve dizanteri gibi hastalıklara karşı uyarırken, su baskınına uğrayan bodrumlar ile kirlenmiş gıdaların da ciddi risk oluşturabileceğine dikkat çekti.
Enfeksiyon hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Levent Doğancı, hastalığın kanalizasyon ve kemirgenlerle ilişkili bulaş riskine dikkat çekti. Doğancı, bakterinin insan vücuduna sağlam deriden de girebildiğini belirterek, “Benim derim sağlamdı” düşüncesinin kişiyi güvende tutmayacağını söyledi.

Hastalığın yüksek ateşle başlayabileceğini aktaran Doğancı, bazı hastalarda sarılık görülebildiğini, tablonun kişiden kişiye değişebildiğini ve ağır seyreden vakaların hayati tehlike oluşturabileceğini ifade etti.
yalnızca temas edeni değil, sofraya gelen gıdayı da tehdit ediyor
Sel sularının kanalizasyonla karışması, yalnızca suya doğrudan temas edenler için değil, bu sularla kirlenmiş gıdaları tüketenler için de tehlike oluşturabiliyor. Doğancı, su baskınına uğrayan gıda depoları ve yemek işletmelerinin titizlikle temizlenmesi ve denetlenmesi gerektiğini vurguladı.

Enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Belkıs Meltem Özen de sel sonrasında tifo, dizanteri ve kolera gibi enfeksiyonların görülme riski bulunduğuna dikkat çekti. Özen, sel suyuyla temas etmiş gıdaların tüketilmemesi, güvenli suyla temizlenmesi ve gıda hijyenine özen gösterilmesi gerektiğini belirtti.

Ölümcül olabilir: Belirtiler aylar sonra ortaya çıkabilir
Prof. Dr. Levent Doğancı, sel sularının beraberinde getirebileceği risklerin yalnızca taşkın anıyla sınırlı olmadığını vurguladı. Kanalizasyon sularıyla kirlenen bölgelerde enfeksiyon riskinin artabileceğini belirten Doğancı, özellikle leptospiroza dikkat çekti. Bakterinin sağlam deriden bile vücuda girebildiğini ifade eden Doğancı, hastalığın yüksek ateş ve bazı vakalarda sarılıkla kendini gösterebildiğini söyledi.
Hastalığın her kişide aynı seyri göstermediğini belirten Doğancı, bazı vakaların ağırlaşabileceğini ve ölümcül sonuçlara yol açabileceğini kaydetti. Selin ardından ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarının zamanlamasına da dikkat çeken Doğancı, bazı etkilerin 15-20 gün içinde, bazılarının ise aylar sonra görülebileceğini ifade etti.

“Suyu kaynatmak her zaman çözüm değil”
Sel sonrasında en çok merak edilen konulardan biri de şebeke suyunun güvenli olup olmadığı. Özen, mikrobiyolojik kirlilik açısından kaynatmanın bazı riskleri azaltabileceğini ancak suyun kimyasal maddeler veya ağır metallerle kirlenmesi durumunda aynı yöntemin yeterli olmayacağını söyledi.
Suyun kaynatılmasıyla bir bölümünün buharlaşacağını ve geride kalan kirleticilerin yoğunluğunun artabileceğini belirten Özen, bu nedenle suyun güvenliği konusunda resmî kurumların açıklamalarının takip edilmesi gerektiğini vurguladı.
Uzmanlara göre özellikle sel sonrasında suyun içme, yemek hazırlama, diş fırçalama ve sebze-meyve yıkama gibi amaçlarla kullanılması konusunda dikkatli olunmalı; suyun güvenli olmadığı yönünde uyarı varsa yalnızca kaynatmaya güvenilmemeli.

Bodrumlarda gizlenen risk: Akciğeri etkileyen mantar enfeksiyonları
Sel sularının çekilmesiyle tehlikenin tamamen sona ermediğine dikkat çeken Doğancı, özellikle su basan zemin kat ve bodrumlarda oluşabilecek koşullara karşı uyardı. Nemli alanlarda gelişebilecek bazı mantarların solunum yollarını etkileyebileceğini belirten Doğancı, akciğer tutulumu yapan mantar enfeksiyonlarının ciddi sonuçlara yol açabileceğini ifade etti.
Doğancı, selin sağlık üzerindeki etkilerinin her zaman hemen ortaya çıkmayabileceğini, bazı sorunların günler veya haftalar sonra, bazılarının ise daha uzun süre geçtikten sonra belirti verebileceğini söyledi.
Bulantı, kusma, ishal ve ateşi hafife almayın
Dr. Öğr. Üyesi Belkıs Meltem Özen, sel sonrasında bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı ve ateş gibi belirtilerin ortaya çıkabileceğini belirtti. Özellikle kanlı ishal gibi ağır belirtilerin dikkate alınması gerektiğini ifade eden Özen, bu tür şikâyetleri olan kişilerin en yakın sağlık kuruluşuna başvurmasını önerdi.
Uzmanların uyarıları, sel sonrasında yalnızca görünen hasara odaklanılmaması gerektiğini ortaya koyuyor. Kirli suyla temas, güvenli olmayan gıdaların tüketilmesi ve su baskınına uğramış alanların yeterince temizlenmemesi, taşkın sonrasında da sağlık riski oluşturabiliyor.