Ankara'da ''Keşmir Kara Günü'' programı
Pakistan’ın Ankara Büyükelçiliği, Keşmir Kara Günü dolayısıyla anma etkinliği düzenledi; programda Keşmir meselesi, insan hakları ve barışçıl çözüm çağrıları öne çıktı.
Okunma Süresi: 2 dakika 54 saniye
Pakistan’ın Ankara Büyükelçiliği, Keşmir Kara Günü kapsamında elçilik konutunda bir anma programı gerçekleştirdi. Etkinliğe Pakistan’ın Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Shaiq Ahmed Bhutto’nun yanı sıra Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yılmaz, Jeopolitik Öngörü Enstitüsü Başkanı Doç. Dr. Güray Alpar, eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ, üst düzey yetkililer ve çok sayıda davetli katıldı. Türkiye ve Pakistan’ın millî marşlarının okunmasıyla başlayan program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam etti. Etkinlikte ayrıca Keşmir konulu bir video gösterildi ve Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari ile Başbakan Şahbaz Şerif’in anma günü dolayısıyla yayımladığı mesajlar katılımcılara aktarıldı.
PAKİSTAN’DAN ULUSLARARASI HUKUK VE BARIŞÇIL ÇÖZÜM VURGUSU
Pakistan’ın Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Shaiq Ahmed Bhutto, konuşmasında Keşmir meselesinin geçmişte Birleşmiş Milletler ve BM Güvenlik Konseyi gündeminde ele alındığını belirtti. Bhutto, bölgenin geleceğine ilişkin bir çerçeve ortaya konulmasına rağmen bu kapsamda beklenen sonuçların elde edilemediğini ifade etti. Keşmir sorununun yalnızca toprak meselesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini dile getiren Bhutto, bölge halkının haklarının, onurunun ve kimliğinin de konunun temel unsurları arasında bulunduğunu söyledi. Bhutto, Hindistan’ın 5 Ağustos 2019’da Cammu Keşmir’in özel statüsünü tek taraflı olarak kaldırmasının mevcut anlaşmazlığa yeni bir boyut kazandırdığını savundu. Pakistan’ın bu adımı ilgili uluslararası çerçeveyle uyumlu görmediğini belirten Bhutto, ülkesinin uluslararası hukuk ve BM Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda barışçıl bir çözümden yana olduğunu kaydetti.
“TÜRKİYE’NİN KATKILARINA DEĞER VERİYORUZ”
Bhutto, Türkiye hükümetinin ve halkının Keşmir meselesine yönelik ilgisinden ve barışçıl çözüm çağrılarından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Türkiye ile Pakistan arasındaki ilişkilerin tarihî bağlar, karşılıklı güven ve dayanışma üzerine kurulu olduğunu belirtti. Türk siyasetçilerin, akademisyenlerin ve sivil toplum temsilcilerinin Keşmir konusunun uluslararası gündemde tutulmasına katkı sunduğunu ifade eden Bhutto, meselenin unutulmaması gerektiğini vurguladı. Pakistan’ın Cammu Keşmir halkını desteklemeyi ve adil, barışçıl bir çözüm çağrısını sürdürmeyi hedeflediğini söyledi.
MUSTAFA YILMAZ’DAN KEŞMİR HALKININ KENDİ GELECEĞİNİ BELİRLEME HAKKI VURGUSU
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yılmaz, konuşmasında Keşmir halkının uzun yıllardır devam eden mücadelesine değindi. Yılmaz, Keşmir ve Filistin meselelerini dünya barışı açısından önemli konular olarak değerlendirdi. İki bölgede yaşanan gelişmeler arasında benzerlikler bulunduğunu savunan Yılmaz, Hindistan’ın İsrail ve Yunanistan ile geliştirdiği iş birliklerine de değinerek bu ilişkilerin bölgesel politikalar üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin yaklaşımının başka ülkelere karşıtlık üzerinden şekillenmediğini belirten Yılmaz, Keşmir halkının kendi geleceğine karar verebilmesi ve kendi kaderini tayin hakkının tanınması gerektiğini söyledi. Yılmaz, Türkiye’nin çatışma yerine diyaloğu, savaş yerine barışı önceleyen bir anlayışı desteklediğini ifade etti.
GÜRAY ALPAR’DAN İNSAN HAKLARI VE ULUSLARARASI NORMLAR MESAJI
Jeopolitik Öngörü Enstitüsü Başkanı Doç. Dr. Güray Alpar, 27 Ekim’in Keşmir halkının kendi kaderini belirleme hakkı ve temel insan hakları bakımından önem taşıdığını dile getirdi. Alpar, bölgede uluslararası normların ve insan hakları ilkelerinin ne ölçüde uygulandığının sorgulanması gerektiğini belirterek dünya kamuoyunun Keşmir halkının yaşadığı sorunlara duyarsız kalmaması çağrısında bulundu. Hindistan ile İsrail arasındaki ilişkilere ve karşılıklı ziyaretlere de değinen Alpar, bölgenin barış ve istikrara ihtiyaç duyduğu bir dönemden geçtiğini söyledi. Türkiye ile Pakistan halkları arasındaki tarihî ve kültürel bağların önemini vurgulayan Alpar, iki ülkenin barış ve istikrar yönündeki çabalarına dikkat çekti.
RECEP AKDAĞ’DAN ADALET VE KALICI ÇÖZÜM ÇAĞRISI
Eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ da konuşmasında Keşmir halkının yaklaşık 80 yıldır barış, adalet ve temel haklara erişim konusunda beklentilerinin bulunduğunu ifade etti. Bölgedeki insanların yaşadığı acılara değinen Akdağ, özellikle çocukların korku ve umutsuzluk içinde büyümemesi gerektiğini söyledi. Pakistan’ın Keşmir halkına verdiği desteğe dikkat çeken Akdağ, Türkiye ile Pakistan arasındaki ilişkilerin sıradan bir diplomatik bağın ötesinde, tarih ve ortak değerlerle şekillenen bir kardeşlik ilişkisi olduğunu belirtti. Keşmir meselesinin bu yakınlığın önemli başlıklarından biri olduğunu ifade eden Akdağ, Pakistan ve Keşmir halkıyla dayanışma içinde olduklarını kaydetti. Akdağ, sorunun Birleşmiş Milletler kararları ve uluslararası hukuk temelinde adil ve kalıcı bir çözüme kavuşturulması gerektiğini dile getirdi.



