Azerbaycan'dan diplomatik rest: ''Erdoğan da maça gitmişti!''
Azerbaycanlı Milletvekili Hikmet Babaoğlu, İlham Aliyev'in Ankara'daki TDT Zirvesi'ne katılmamasına yönelik eleştirilere diplomatik mütekabiliyet dedi.
Okunma Süresi: 1 dakika 19 saniye
Ankara Masası'na ulaşan özel açıklamalara göre; Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Ankara'daki Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Zirvesi'ne katılmama kararı, Bakü cephesinde diplomatik bir "mütekabiliyet" (karşılıklılık) adımı olarak görülüyor. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Genel Başkanlığını yaptığı iktidardaki Yeni Azerbaycan Partisi Milletvekili Hikmet Babaoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçmişteki zirve katılımlarını hatırlatarak Türk basınına net mesajlar verdi.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Ankara'da düzenlenecek TDT Zirvesi yerine 30 Ekim'de Bakü'de düzenlenecek ilk FIFA U-15 Dünya Şampiyonası ve Festivali kapanış törenine katılacak olması, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerde yeni bir tartışma yarattı. Zirvede Azerbaycan'ı Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil ederken, Azerbaycan Milli MeclisiMilletvekili Hikmet Babaoğlu "Ankara Masası"na verdiği özel röportajda kararın arka planını açıkladı.

ŞUŞA ZİRVESİ VE "FUTBOL PROTOKOLÜ" GÖNDERMESİ
Devlet başkanlarının zirvelere katılmasının mutlak bir diplomatik zorunluluk olmadığını belirten Babaoğlu, diplomatik etik kurallarında eşit düzeydeki etkinliklere "mütekabiliyet" (karşılık verme) ilkesiyle yaklaşıldığını vurguladı. Babaoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçmiş programlarını örnek göstererek şu çarpıcı hatırlatmalarda bulundu:
"Kardeş ülkenin Cumhurbaşkanı 2024 yılında Şuşa'da düzenlenen Türk Devletleri Örgütü'nün gayri resmi toplantısına katılmamış, yerine Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz katılmıştır. O dönemde kardeş ülkenin cumhurbaşkanı Avrupa'da düzenlenen bir futbol turnuvasında bulunmuştur."
"TÜRK BASINININ KINAMA HAKKI YOK"
Babaoğlu, Türkiye'nin geçmişte BM Genel Kurulu'na TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'u, liderlerin katıldığı COP zirvesine ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı gönderdiğini hatırlatarak, devletlerin kendi önceliklerini belirleme hakkına sahip olduğunu savundu.

Azerbaycan'ın diplomasi ve protokol kurallarından sapmadığını, tam tersine bağımsız bir devlet olarak kendi önceliklerini uyguladığını belirten Babaoğlu, açıklamalarını şu sözlerle noktaladı: "Bu durumda, hem resmi protokolün gerekliliği hem de gayri resmi protokol adabı açısından, Türk basınının veya yetkililerinin Azerbaycan'ı kınama hakkı yoktur. Bu uygun bir adımdır."