Tuvalet molaları takip edildi! Banka çalışanına mobbing tazminatı
Yargıtay tuvalet molaları takip edilen ve iş yerinde yalnızlaştırıldığını belirten banka çalışanına manevi tazminat ödenmesi kararını onadı.
Okunma Süresi: 1 dakika 45 saniye
Bir bankada çalışan kişinin yöneticisi tarafından psikolojik tacize (mobbing) maruz bırakıldığı iddiasıyla açtığı davada dikkat çeken bir karar çıktı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin banka çalışanı lehine verdiği manevi tazminat kararını hukuka uygun bularak onadı.
TUVALET MOLALARI BİLE TAKİP EDİLDİ
2001 yılından itibaren bir bankada görev yapan çalışan, 2014 yılında İzmir'de takım lideri olarak görevlendirildi. İddiaya göre birimde göreve başlayan müdür, çalışana yönelik aşağılayıcı ve tehditkâr davranışlarda bulunmaya başladı.
Çalışan, yöneticisinin tutumunu üst yönetime bildirmesinin ardından baskıların arttığını öne sürdü. Mola sürelerinin takip edildiğini, diğer çalışanlara tanınan idari izinlerden yararlandırılmadığını ve toplantılarda hakarete uğradığını belirtti.
Çalışma yerinin değiştirilerek sürekli gözetim altında tutulduğunu, diğer takım liderleriyle iletişiminin engellendiğini ve iş yerinde yalnızlaştırıldığını savunan çalışan, yaşadığı süreçte depresyon ve hipertansiyon tedavisi gördüğünü ifade etti.
İş sözleşmesinin 13 Mart 2020'de feshedilmesinin ardından çalışan, maddi ve manevi tazminat ile ayrımcılık tazminatı talebiyle dava açtı.
TUVALET MOLALARINA İLİŞKİN E-POSTALAR DELİL OLDU
Davaya bakan İzmir 20. İş Mahkemesi, tanık ifadelerini, e-posta yazışmalarını ve sağlık raporlarını değerlendirdi.
Mahkemenin kararında, çalışanların tuvalete art arda iki kez gitmesinin dahi sorun edildiği ve personele "ishal olunmayacağına" ilişkin e-posta gönderildiği belirtildi.
Ayrıca çalışana mola saatleri nedeniyle uyarı mesajları gönderildiği, molaya çıkan personele yönelik rencide edici ve itham edici ifadelerin kullanıldığı yazışmalar da dosyada yer aldı.
Mahkeme, çalışanın diğer takım liderlerinden daha fazla iş yükü üstlendiğini, çalışma yerinin değiştirilerek gözetim altında tutulduğunu ve yöneticisi tarafından aşağılayıcı davranışlara maruz bırakıldığını tespit etti.
BANKANIN İTİRAZI REDDEDİLDİ
Mahkeme, çalışanın performansının düşük olduğuna ilişkin herhangi bir delil sunulmadığına da dikkat çekti. İşten çıkarma gerekçesi olarak gösterilen küçülme kapsamında başka bir çalışanın iş sözleşmesinin feshedilmemesi de değerlendirildi.
Çalışanın uzun süre rencide edilmesi, dışlanması ve şikâyetlerine rağmen gerekli çözümün üretilmemesi nedeniyle psikolojik tacize maruz kaldığı sonucuna varan mahkeme, manevi tazminat talebini kabul etti. Maddi tazminat ve ayrımcılık tazminatı taleplerini ise reddetti.
Bankanın karara yönelik istinaf başvurusu İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi tarafından reddedildi.
YARGITAY KARARI ONADI
Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyize taşıyan bankanın başvurusu Yargıtay 9. Hukuk Dairesince incelendi.
Dosyadaki delilleri, tarafların iddia ve savunmalarını ve mahkemenin gerekçelerini değerlendiren Yargıtay, verilen kararı usul ve kanuna uygun buldu.
Böylece banka çalışanına manevi tazminat ödenmesine ilişkin karar kesinleşmiş oldu.