Risale ve Risalet arasındaki fark nedir?
İslami literatürde sık sık karşımıza çıkan ''risale'' ve ''risalet'' kavramları, yazılı metinler ile peygamberlik görevi arasındaki farkı işaret eder. İşte doğru anlamları...
RİSALE VE RİSALET KAVRAMLARI NEDEN KARIŞIYOR?
"Risale" ve "risalet" sözcükleri hem köken hem de ses benzerlikleri nedeniyle sıkça karıştırılıyor. Ancak anlamları birbirinden oldukça farklıdır. Aralarındaki temel ayrımı bilmek, özellikle İslami ve kültürel metinleri doğru anlamak açısından önem taşır.
RİSALE NE DEMEKTİR?
"Risale" kelimesi, Arapça kökenlidir ve "küçük mektup", "kitapçık", "yazılı mesaj" anlamına gelir.
İslami edebiyatta ise risale; belirli bir konuda yazılmış kısa, öz ama derin ilmi veya tasavvufi eserleri tanımlar.

Örneğin Bediüzzaman Said Nursi’nin Risale-i Nur Külliyatı, bu terimin en bilinen örneklerindendir. Buradaki "risale", iman hakikatlerini ve dini meseleleri açıklayan yazılı metinleri ifade eder.
RİSALET NE DEMEKTİR?
"Risalet" kelimesi ise yine Arapça kökenlidir ve "elçilik", "peygamberlik görevi" anlamına gelir.
Kur'an-ı Kerim'de ve İslam literatüründe, risalet terimi, Allah tarafından seçilmiş peygamberlerin, vahyi insanlara ulaştırma görevini ifade eder.
Yani risalet, yazılı bir eser değil, doğrudan ilahi bir görevdir.

KISACA FARKLARI
Risale: Yazılı küçük eser, dini veya ilmi kitapçık.
Risalet: Allah’ın elçisi olma, peygamberlik görevi.
Bu yüzden, risale okumak ilmi bir faaliyettir; risalet ise yalnızca Allah'ın peygamberlerine verdiği kutsal bir vazifedir.

Görünüşte benzer olmalarına rağmen risale ile risalet tamamen farklı kavramlardır. Birini öğrenmek, diğerinin kutsal görevini üstlenmek anlamına gelmez. Bu kavramları doğru bilmek, İslam kültürüne ve edebiyatına daha sağlıklı bir bakış kazandırır.