Eski Ankara ulaşımının unutulmaz sahnesi: Çök çök abla!
Z kuşağının bilmediği, Y kuşağının hatırlayamayacak kadar küçük olduğu yıllarda Ankara dolmuşlarındaki “çökün, çömelin” furyası yeniden gündeme geldi.
2000’ler öncesi Ankara’da dolmuşların tıka basa dolu olduğu yıllara ait fotoğraf, minibüslerin trafik polislerini görünce yolculara “çökün” demesini yeniden gündeme taşıdı. O dönemde neden böyle deniliyordu? Dolmuş şoförlerinin “çök, çök, çök” ikazı sonrası neler yaşanıyordu? İşte kent hafızasına kazınan o manzaranın hikâyesi.
ESKİ ANKARA DOLMUŞ KÜLTÜRÜ
Ankara’da 80’ler ve 90’larda toplu ulaşım araçları yetersizdi; hat sayısı az, sefer aralıkları uzundu. Dolmuşlar, işi gücü yetiştirmeye çalışan kentlilerin birincil ulaşım aracıydı. Akşamüstü mesai çıkışlarında oturacak yer kalmaz, ayakta yolcu almak adeta norm hâline gelirdi. Kentin ana arterleri—Sıhhiye, Dikimevi, Ulus—dolmuş kuyruklarıyla anılırdı.
“ÇÖK ÇÖK” TALİMATININ NEDENİ
Trafik polisleri, bir dönem yasalar bir dönem de AB uyumu ve güvenlik standartları çerçevesinde araç başına yasal yolcu sınırını denetliyordu. Sürücüler ise bir yandan ceza yememek, diğer yandan hem gelirini korumak hem de yolcuyu mağdur etmemek için kapasitenin üzerinde yolcu alıyordu. Ekipleri görünce “çömelin”, “çök çök” uyarısı gelir; ayaktakiler dizlerinin üstüne iner, araç yasal sayıda yolcu taşıyormuş gibi görünürdü. Polis noktası geçildikten sonra “tamam kalkabilirsiniz” anonsu duyulurdu.
KENT HAFIZASINDAKİ ANILAR
O günleri yaşayanlar, “balık istifi” yolculukları gülerek anlatır. Şoförün tek bir işaretiyle herkes senkronize şekilde çöker, birkaç saniyelik sessizlikten sonra koltuk aralarından kahkahalar yükselirdi. Bu sahneler Ankara’nın şehir efsanelerine döndü; Dikimevi kavşağı, Sıhhiye köprüsü gibi noktalar “çök” komutunun en çok hatırlandığı yerler oldu.
TOPLUMSAL DEĞİŞİM VE ÖZGÜVEN
2000’lerden sonra toplu taşımada hatlar çeşitlendi, araç sayısı arttı; kentliler bireysel haklar konusunda daha görünür ve talepkâr oldu. Bugün bir minibüs şoförü “çökün” dese, yolcuların itirazının daha yüksek olacağı inkar edilemez. O yıllarda ise kalabalık, suskunluk ve kabullenme hâkimdi; insanlar “işe yetişeyim de nasıl olursa olsun” diyerek sıkışıklığı normalleştiriyordu.
GÜNÜMÜZDE DENETİM ALIŞKANLIKLARI
Büyükşehirlerde toplu ulaşım bugün de yoğun; metrobüs, metro ve otobüslerde ayakta yolcu olağan. Ancak denetim yaklaşımı değişti: Emniyet, ayakta yolcuyu başlı başına ceza nedeni yapmaktan ziyade araç güvenliği, sürüş kuralları ve tehlikeli ihlallere odaklanıyor. Yolcu kapasitesi, kapı güvenliği ve ani fren gibi kritik noktalar öncelik hâline geldi.
NOSTALJİ Mİ, SİSTEM SORUNU MU?
“Çök çök” kadrajı, sadece komik bir an değil; yetersiz hat planlaması, altyapı oluşturmadan yasal zemin hazırlama, ekonomik baskı, özgüvensizlik ve kuralsız pratiklerin birleştiği bir dönem fotoğrafı. Nostalji duygusu güçlü olsa da görüntü, sistem açıklarının vatandaşın sırtına yüklenmesinin de bir göstergesi. Kent büyürken taşıma kapasitesi ve denetimin birlikte güncellenmesi gerektiğini hatırlatıyor.
ŞOFÖR–YOLCU İLİŞKİSİNİN DİLİ
O yılların minibüs diyalogları bugün hâlâ dillerde: “Arkadaşlar bi yardımcı olalım”, “kalkabilirsiniz”, “polis var” gibi çağrılar, şoförle yolcu arasında pratik bir sözleşmeye dönmüştü. Dayanışma duygusu ile mecburiyet, aynı anda yolculuk yapardı; herkes birbirinin ritmine uyar, birkaç saniyelik “çöküş” şehir akışını kurtarırdı.
TÜRK FİLMLERİNE KONU OLMUŞTU
Çök-kalk komutu ve yolcular arasında başlayan “çömelin” dayanışması Yeşilçam’a da ilham oldu. Türkiye’de günlük hayatı, genel yaşamı, ülkenin mevcut durumunu, ekonomisini, halkın sorunlarını hicivsel dille perdeye yansıtan Kemal Sunal filmlerinde de “çök-kalk” çok işlendi. “Atla Gel Şaban” isimli filmin meşhur dolmuş sahnesinde Kemal Sunal’ın diğer yolcularla birlikte dolmuşa binişleri, dolmuş içindeki dedikodu-koku yoğunluklu yolculuk ve trafik polisi ile karşılaşıldığında yaşanan “çök-kalk” işlenmişti.
ANKARA’NIN KADRAJI: BİR FOTOĞRAFIN ANLATTIKLARI
Paylaşılan fotoğraf, bir minibüs içinde eşzamanlı çömelmeyi yakalıyor: Eller tutunmuş, başlar eğilmiş, dışarıda polis noktası. Kare, ışık ve perspektifiyle o anın gerilimini ve ortak refleksini veriyor. Görüntü, kent belleğinde yer eden pratiklerin nasıl normalleştiğini çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.

BUGÜNE DERSLER VE YARINA NOTLAR
Ulaşımda kapasite planlaması, iş saatleri dağılımı ve hat optimizasyonu kritik. Yolcunun güvenliği ve onuru, sürücünün çalışma koşulları ve gelir güvencesiyle birlikte düşünülmeli. Ankara’nın “çök çök” hikâyesi, kent yönetimine ve toplu taşıma kültürüne, eskinin pratik zekâsını ya da günümüz yapay zekasını değil, sistemli çözümleri miras bırakma çağrısı yapıyor.
İşte eski Ankara nostaljisi olan “minibüslerdeki çök-kalk” dönemini yaşayanların yorumları:
ankarabeyfendi · 23s
Işıkları geçene kadar bi çökelim. 😀
unalanguler74 · 22s
Yaşandı, hiç de itiraz etmezdik 😂
eceayturan · 47d
Yaşamadık demiyoruz çok şükür artık arabamız oldu da yırttık ama arada özlemiyor değilim 😛
06.sen.nur1 · 18s
Yaşadım 😂😂
blgnkrn · 21s
Ayy gerçekten. Yıllar önce annemle dolmuşa binmiştik. Ben küçüktüm. İkimiz de ayaktayız. Şoför abi ilerde polis var, lütfen çömelelim dedi. Annem hariç herkes çömeldi. Daha sonra “tamam kalkabilirsiniz” dediğinde herkes kalkıp annem çömelmişti. Klasik Ankara dolmuş maceraları 🤣🤣🤣
asee_asee2000 · 22s
2001 yılıydı. Bir keresinde balık istifi giderken şöför “çökün” demişti. Bir dakika sonra dolmuş durdu ve kapı açıldı. Aşağıda duran trafik polisiydi. Şoför utanacağına nedense biz çökenler utanmış ve gülüşmüştük 😂
huseyindemirok · 23s
Abiler ablalar bi zahmet çökelim, şurayı geçene kadar ya. Canınızı yerim, kimse mağdur olmasın diye aldık; ceza yemeyelim 😂😂😂
zer__yam · 18s
Yasadim ama artık yaşamıyorum ya, denk gelmedi belki de. İşe gideceksek şoföre de yardımcı olmamız lazım.
deryayyy_ · 21s
Ayne, bunu yaşamayan yoktur yani 😂😂😂😂😂👍
cicekbeytur · 21s
Eskiden dolmuşlar da vardı diye hatırlıyom, şimdi var mı bilmem; binmiyorum çünkü 🤣🤣
pusatcanofficial · 8s
Dikimevi göbek der susarım 😄🤦🏻♂️
firat.akbas · 23s
Dikimevinde polis var, çökelim abi.
albayrakrustem · 23s
AMELİYATLIYIM. 1 TANE ŞÖFÖR BEY DİYEYİM, HÂDİ KAVGA EDİYORDUM. “ÇÖK ÇÖK!” ZARBOLAR VAR; ÇÖKEMEM DEDİM, SIKINTIM VAR. MEVZU YAPTI. NEYSE, SAÇMA SAPAN ŞEYLER YAŞADIK. YAŞATANLARA SESSSSS ETMEK GEREK 🫡🫡😉😉
orhan.zehir · 23s
😂😂😂 Genelde Sıhhiye tarafında olurdu.
furkancbn06 · 6s
EGM kontrol 😂😂 yalandan
ankara.halk.ekmek.bayii · 19s
Ankara içi askıda ekmek dağıtımı mevcuttur. Askıda ekmek dağıttırmak isteyenler iletişime geçebilir.
monaisuufuk · 21s
Öğrenciliğimin ilk yılları, ayakta gidiyoruz. Şoför abi dönüp “Arkadaşlar, bi yardımcı olalım” demesiyle herkes çöktü; bir ben kaldım ayakta 😂 Arkadaş uyardı “çök” diye, ben de çöküp istemsiz olarak “o ne lan, İnek Şaban gibi” dememle yanımdaki abla kahkahayı basmıştı 😂😂😂😂