Ankara TED Üniversitesi ile KGK iş birliği protokolü imzaladı
Ankara’da TED Üniversitesi ile Kamu Gözetimi Kurumu (KGK), TSRS raporlarının ilk yıl sonuçlarını değerlendirdi. Konferansta protokol imzalandı.
Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) kapsamında hazırlanan raporların ilk yıl sonuçları, Ankara’da TED Üniversitesi ile Kamu Gözetimi Kurumu (KGK) iş birliğiyle düzenlenen TSRS Değerlendirme Konferansı’nda ele alındı. Programa kamu temsilcileri, akademisyenler ve özel sektör profesyonelleri katıldı. Konferansta hem uygulama deneyimleri paylaşıldı hem de sürdürülebilirlik raporlamasını güçlendirecek yeni adımlar görüşüldü.
TED ÜNİVERSİTESİ İLE KGK PROTOKOLÜ NELERİ KAPSIYOR?
Etkinlik kapsamında KGK ile TED Üniversitesi arasında araştırma ve eğitime yönelik iş birliği protokolü imzalandı. Protokol; sürdürülebilirlik raporlamasına dönük ortak araştırma, veri üretimi ve kapasite geliştirme çalışmalarının önünü açtı. Taraflar, TSRS uygulamalarının izlenmesini ve şirketlerin ihtiyaç duyduğu veri ile analizlerin geliştirilmesini hedefliyor. Ayrıca eğitim ve farkındalık programlarının hazırlanmasına destek verilmesi planlanıyor. Bu çerçevede iyi uygulama örnekleri derlenecek, farklı sektörlerde karşılaşılan zorluklar belgelenecek ve elde edilen bulgular paylaşıma açılacak.

2024 TSRS RAPORLARI: KGK’YA 400’ÜN ÜZERİNDE BİLDİRİM YAPILDI
Konferansta paylaşılan verilere göre, 2024 yılına ilişkin KGK’ya 400’ün üzerinde TSRS raporu iletildi. İnternet üzerinden erişilebilen 307 raporun incelenmesi sonucunda, raporlama yapan şirketlerin önemli bölümünün büyük ölçekli ve kurumsal yapıya sahip firmalardan oluştuğu gözlendi. Değerlendirmelerde, rapor hazırlayan şirketlerde özellikle iklimle ilgili risk ve fırsatların tanımlanması, önemlilik analizi ve senaryo çalışmalarının öne çıktığı aktarıldı. Çok birimli yapılarda veri toplama süreçlerinin planlanması da dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı.
TSRS RAPORLARINDA KAPSAM VE GÖSTERGE FARKLILIKLARI NE ANLAMA GELİYOR?
Oturumlarda TSRS raporlarının; kapsam, uzunluk ve kullanılan göstergeler açısından belirgin biçimde farklılaştığı ifade edildi. Farklı raporlama çerçevelerinin TSRS ile birlikte kullanıldığı örnekler de katılımcılarla paylaşıldı. Bu çeşitliliğin, raporlama pratiklerinin gelişim sürecinin doğal bir parçası olduğu vurgulandı. Konferans katılımcıları, ilk yılın şirketler açısından “uyum ve öğrenme” dönemi olarak geçtiğini, standartların uygulamada olgunlaşması için kurum içi süreçlerin daha net tarif edilmesi gerektiğini değerlendirdi.
TSRS’NİN KURUMSAL SÜREÇLERE ETKİSİ: VERİ TOPLAMA VE İÇ KOORDİNASYON
Sunumlarda TSRS’nin şirketlerde veri toplama, sorumluluk paylaşımı ve iç koordinasyon süreçlerinde yeni düzenlemeler gerektirdiği bilgisi paylaşıldı. Raporlamanın, birçok kurumda karar alma mekanizmalarına giderek daha fazla entegre edildiği belirtildi. İlk yılın, sonraki dönemler için önemli bir öğrenme zemini sağladığı kaydedildi. Aynı zamanda sürdürülebilirlik raporlamasında veri kalitesi, kurumsal sahiplenme ve departmanlar arası iş birliği gibi alanların belirleyici olacağına dikkat çekildi.
SKDM GÜNDEMİ: İHRACATÇI SEKTÖRLER KARBON VERİSİNİ TSRS İLE BİRLİKTE PLANLIYOR
Programın gündem başlıklarından biri de Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) oldu. Özellikle ihracata dönük sektörlerde faaliyet gösteren firmaların, karbon verisi yönetimini TSRS raporlamasıyla birlikte planladığı örnekler paylaşıldı. Bu yaklaşımın; emisyon verisi takibi, tedarik zinciri şeffaflığı ve raporlama altyapısının güçlenmesi gibi alanlarda şirketlere pratik avantajlar sağladığı ifade edildi. Konferansta yapılan değerlendirmelerin, sürdürülebilirlik raporlaması uygulamalarının gelişimine katkı sunması bekleniyor.