Erdoğan ''beceriksiz'' dedi, Mansur Yavaş ''yağmur yok” cevabını verdi

Ankara Büyükşehir Belediyesi, “su verilemiyor” eleştirilerine yanıt verdi; 2025’in kurak geçtiğini savundu. ASKİ’nin yetkisi ve alınan tedbirler anlatıldı.

BY
Barış Yılmaz Muhabir
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Erdoğan ''beceriksiz'' dedi, Mansur Yavaş ''yağmur yok” cevabını verdi
BY
Barış Yılmaz Muhabir

Ankara’da “haftalardır su bile verilemiyor” suçlamaları üzerine Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) kamuoyuna duyuru yayımladı. ABB, Ankara’ya su verildiğini savundu. Belediyeden yapılan açıklamada, mevcut tablonun “son 50 yılın en ağır kuraklık koşulları” altında ortaya çıktığı ileri sürüldü. ABB, suyun “adil, dengeli ve sürdürülebilir” yönetilmesinin zorunlu hale geldiğini iddia etti. Kurum ayrıca, su kesintisi endişesi üzerinden siyaset üretildiğini ve suyun polemik konusu yapıldığını öne sürdü.

ABB: “2025 SON 50 YILIN EN KURAK YILI”

ABB, Ankara’da 2025’in hidrolojik veriler açısından son 50 yılın en kurak yılı olduğunu savundu. Barajlara gelen toplam su miktarının tarihsel olarak en düşük seviyelere gerilediğini iddia etti. Artan nüfusa rağmen kişi başına düşen günlük su miktarının Gerede hariç 55 litreye kadar düştüğünü ileri sürdü. Açıklamada, 1990’lı ve 2000’li yıllarda 100–125 litre seviyesinde olan barajlara gelen su miktarının 2025’te neredeyse yarı yarıya azaldığı da öne sürüldü. ABB, bu tablonun “beceriksizlik” değil, ülke genelindeki kuraklığın sonucu olduğunu savundu.

BARAJ VERİLERİ: “661 MİLYON M3’TEN 182 MİLYON M3’E DÜŞTÜ”

ABB, Kesikköprü hariç barajlara gelen su miktarının (Gerede dâhil) 2023’te 661 milyon m³, 2024’te 404 milyon m³ iken 2025’te 182 milyon m³’e düştüğünü iddia etti. Aşırı sıcakların buharlaşmayı artırdığı, bunun da kullanılabilir su miktarını yaklaşık yüzde 10 azalttığı ileri sürüldü. Belediye, Ankara’nın yaklaşık 200 günlük suyunun “kuraklık yokmuş gibi” hızla tüketilmesine seyirci kalınmasının beklendiğini öne sürdü.

GEREDE HATTI İÇİN “4 AY SIFIR SU” İDDİASI

ABB, Gerede Tüneli açılırken kamuoyuna “2050 yılına kadar Ankara’nın su sorunu olmayacağı” yönünde açıklamalar yapıldığını hatırlattı ve bu söylemin duyurulduğunu ileri sürdü. Buna karşın 2025’te 21 Mayıs–11 Ekim arasında 4 ay boyunca Gerede’den Ankara’ya “sıfır metreküp” su alınabildiğini iddia etti. Gerede’den gelen suyun 2023’te 235 milyon m³, 2024’te 119 milyon m³, 2025’te 72 milyon m³ olduğunu öne sürdü. “Dün itibarıyla” Gerede’den gelen suyun 150 bin m³ seviyesinde kaldığını da iddia etti.

DSİ SİTELERİNE DAİR İDDİA: “İÇERİKLER KALDIRILDI, SONRA GERİ GELDİ”

ABB, “2050’ye kadar su sorunu yok” başlıklı bazı haber ve görsellerin DSİ’nin internet sitelerinden sessizce kaldırıldığının görüldüğünü iddia etti. Belediye, kamuoyunun bunu fark edip gündeme taşımasının ardından aynı içeriklerin yeniden görünür hale getirildiğini de ileri sürdü. Bu başlıkla birlikte ABB, su planlaması ve uzun vadeli kaynak güvenliği tartışmasının yeniden gündeme geldiğini öne sürdü.

“GÜNLÜK 1,4 MİLYON M3” VE “170 MİLYON M3 AÇIK” İDDİASI

ABB, artan nüfus, göç ve sıcak geçen mevsimler nedeniyle Ankara’ya verilen ortalama su miktarının günlük 1,4 milyon m³’e yükseldiğini iddia etti. Bunun iki yıl içinde sisteme 1 milyar m³’ün üzerinde su verilmesi anlamına geldiğini ileri sürdü. Barajlara gelen su ile verilen su birlikte değerlendirildiğinde Ankara’nın net en az 170 milyon m³ su açığı olduğu da öne sürüldü. Belediye, suyun polemik aracı haline getirilmesinin doğru ve etik olmadığını savundu.

ASKİ VE DSİ YETKİ TARTIŞMASI: “YENİ KAYNAK DSİ’NİN SORUMLULUĞU”

ABB, ASKİ’nin tek başına yeni su kaynağı bulup Ankara’ya getirme yetkisi olmadığını iddia etti. Yeni su kaynaklarının bulunması, tahsis edilmesi ve Ankara’ya kazandırılmasının yasal olarak DSİ’nin sorumluluğunda olduğunu ileri sürdü. DSİ’ye bu konuda defalarca yazı yazıldığı halde Ankara’ya yeni kaynak tahsisi ve zamanında adım atılması konusunda yeterli hızın gösterilmediğini de öne sürdü. Buna rağmen ABB ve ASKİ’nin “beklemeden” harekete geçtiğini savundu.

ABB’NİN SIRALADIĞI ÖNLEMLER: KESİKKÖPRÜ, KUYULAR, KAYIP-KAÇAK

ABB, Kesikköprü hattının en yüksek kapasitede çalışır hale getirildiğini iddia etti. Atıl kuyuların devreye alındığını, kayıp-kaçakla mücadelenin hızlandırıldığını ileri sürdü. Park ve bahçe sulamalarının kısıtlandığı, kademeli tarife ile israfın caydırılmaya çalışıldığı, gece saatlerinde debi ve basınç yönetimine geçildiği de öne sürüldü. Hobi bahçelerine su verilmesinin tamamen durdurulduğu; içme suyunun bahçe sulama ve araç yıkama gibi amaçlarla kullanılmaması için bilgilendirme yapıldığı da iddia edildi.

YÜZER POMPA SİSTEMLERİ VE İHALE SÜRECİNE İLİŞKİN İDDİALAR

ABB, Akyar, Eğrekkaya, Kavşakkaya ve Çamlıdere barajlarında yüzer pompa sistemleri kurulduğunu iddia etti. Çalışmaların Ağustos’ta başlatıldığını; Eylül ve Ekim’de iki kez ihale yapıldığını ancak katılım olmadığını ileri sürdü. Kasım başında sonuçlanan üçüncü ihale ile çalışmaların hızlandığını ve “bugün itibarıyla” tamamlanma aşamasına geldiğini öne sürdü. İhaleler öngörülen takvimde sonuçlansaydı sistemin Kasım’da devreye girebileceğini de iddia etti.

ABB: “İVEDİK’TE DRAMATİK DÜŞÜŞ YOK, SU VERİMİ KORUNDU”

ABB, alınan önlemler sayesinde 2024 ve 2025 yıllarında Ankara’ya verilen toplam su miktarının neredeyse aynı seviyede tutulabildiğini savundu. İvedik Arıtma Tesisi’ne geçen yıl gelen su ile bu yıl gelen su arasında iddia edildiği gibi “dramatik bir düşüş” bulunmadığını da iddia etti. Belediye, tüm imkânlar seferber edilmişken kuraklıkla mücadelenin “lafla gölgelenmemesi” gerektiğini ileri sürdü.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa