Ankara'da Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü bina güvenliği asbest ve kentsel dönüşümde hangi rolü üstleniyor?

Ankara’da riskli bina tespiti, asbest raporu ve kentsel dönüşüm sürecinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü hangi aşamada devreye giriyor, nerede sorumluluk alıyor?

EP
Esra Polat Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara'da Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü bina güvenliği asbest ve kentsel dönüşümde hangi rolü üstleniyor?
EP
Esra Polat Editör

Ankara’da binaların depreme dayanıklılığı, riskli yapı tespiti, asbest kontrolü ve kentsel dönüşüm süreçleri; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın il teşkilatı olan Ankara Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü üzerinden yürütülüyor. 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Kanunu, ilgili yönetmelikler ve asbest mevzuatı çerçevesinde il müdürlüğü, hem denetim hem onay hem de koordinasyon görevi üstleniyor. Belediyeler, lisanslı kuruluşlar ve hak sahipleri bu süreçte İl Müdürlüğü ile doğrudan muhatap oluyor.

RİSKLİ YAPI TESPİTLERİNDE İL MÜDÜRLÜĞÜ ONAY MERCİİ OLUYOR

Ankara’da eski ve deprem riski taşıyan binaların “riskli yapı” ilanı, 6306 sayılı Kanun kapsamında işliyor. Risk tespitini, Bakanlık tarafından lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlar (üniversiteler, mühendislik büroları vb.) yapıyor; ancak bu raporların hukuki geçerlilik kazanması için Ankara Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’nün onayı şart.

Süreç özetle şöyle işliyor:

  • Bina malikleri veya kanuni temsilcileri, lisanslı kuruluşa başvuruyor.
  • Statik inceleme, karot alma ve teknik analizler sonrası riskli yapı raporu hazırlanıyor.
  • Rapor, Ankara Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’ne sunuluyor.
  • İl Müdürlüğü teknik inceleme yapıyor; uygun bulursa yapıyı resmen “riskli” kaydediyor ve tapuya bildiriyor.

Bu aşamadan sonra tapu kütüğüne riskli yapı şerhi işleniyor; maliklere yasal süreler tanınıyor. İl Müdürlüğü burada hem teknik hakem hem idari başlatıcı konumunda; onay olmadan rapor pratikte hüküm doğurmuyor.

YIKIM SÜRECİ VE GÜVENLİ TAHLİYE SÜREÇLERİ DENETLENİYOR

Riskli yapı kararı kesinleştiğinde Ankara’daki bina için yıkım süreci başlıyor. Maliklere öncelikle binayı kendi imkanlarıyla yıkmaları için süre veriliyor; bu süreçte Ankara Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü:

Sürelerin takibini yapıyor,

Yıkım için alınacak idari ve teknik önlemleri denetliyor,

Gerektiğinde belediye ve kaymakamlıklarla koordinasyon sağlıyor.

Malikler yıkımı gerçekleştirmezse, idarece yıkım gündeme gelebiliyor. Burada belediyeler sahada aktif rol oynarken, Ankara Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü sürecin 6306 sayılı Kanun’a uygun işletilip işletilmediğini, hak sahiplerinin tebligat ve süre haklarının korunup korunmadığını gözetiyor. Ayrıca, riskli yapıların boşaltılması sırasında can güvenliğini etkileyecek eksiklikler tespit edilirse ilgili mercileri devreye sokuyor.

ASBEST TESPİTİ VE SÖKÜMÜNDE GÜVENLİK STANDARTLARI ZORUNLU TUTULUYOR

Özellikle Ankara’nın merkez ilçelerinde 1980–2000 arası yapılan pek çok binada asbest riski bulunuyor. Yıkım öncesi, Çevre Şehircilik mevzuatı gereği, eski yapılarda asbest tespiti ve gerekiyorsa asbest sökümü yapılması zorunlu. Bu noktada Ankara Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü:

Asbest tespiti ve sökümü yapmaya yetkili firmaların lisans süreçlerini izliyor,

Çevre yönetimi ve atık bertarafı bakımından denetim yapıyor,

Asbestli malzemelerin rastgele kırılıp dökülmesini, sokak ortasında çıkarılmasını, kontrolsüz depolanmasını engellemek için yaptırım uygulayabiliyor.

Yıkım öncesi asbest raporu alınmadan yapılan uygulamalar hem işçileri hem komşu binaları ciddi sağlık riskiyle karşı karşıya bırakıyor. Ankara İl Müdürlüğü, şikâyet veya denetimlerde asbeste ilişkin mevzuat ihlalini tespit ederse, Çevre Kanunu kapsamında idari para cezası ve faaliyet durdurma gibi yaptırımlar uygulayabiliyor.

KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİNDE KOORDİNASYON GÖREVİ ÜSTLENİLİYOR

Kentsel dönüşüm sadece tek bina bazında değil, Ankara’da ada, mahalle veya bölge ölçeğinde de yürütülüyor. Bu kapsamda:

  • Rezerv yapı alanı ilanı,
  • Riskli alan kararı,
  • Dönüşüm projelerine sağlanacak kredi, kira yardımı ve hibe destekleri

Bakanlık merkezinin onayıyla hayata geçiyor; uygulama ve saha koordinasyonu ise Ankara Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü üzerinden yürüyor.

İl Müdürlüğü;

  • Vatandaş başvurularını topluyor,
  • Hak sahipliği listelerinin oluşturulmasına teknik destek veriyor,
  • Kira yardımı, taşınma desteği ve kredi gibi uygulamalarda dosyaları inceleyip onaylıyor.

Özellikle Ankara’daki yoğun dönüşüm baskısı yaşayan bölgelerde (Altındağ, Mamak, Keçiören, Yenimahalle’nin bazı kesimleri) İl Müdürlüğü, belediyeler, yüklenici firmalar ve hak sahipleri arasında “üçlü masa” görevi üstleniyor.

KİRA YARDIMI VE FİNANSAL DESTEK SÜREÇLERİ YÖNETİLİYOR

6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapısı yıkılan hak sahiplerine, belirli şartlarda kira yardımı veya bazı projelerde faiz destekli kredi sağlanabiliyor. 

Ankara Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü bu aşamada:

  • Başvuru dosyalarını (tapular, yıkım tutanağı, ikamet belgeleri) topluyor,
  • Kişinin hak sahipliği durumunu ve süreleri kontrol ediyor,
  • Uygun bulunanlara kira yardımı ödemesi için süreci başlatıyor.

Ankara pratiğinde, kira yardım sürecinde eksik belge, yanlış beyan, hisse karmaşası gibi nedenlerle ciddi gecikmeler yaşanabiliyor. 

İl Müdürlüğü, başvurunun eksiksiz yapılması için rehberler yayımlasa da, vatandaş çoğu zaman süreci ya belediyeden bekliyor ya da yüklenici firmaya bırakıyor; oysa asıl onay mercii İl Müdürlüğü olduğu için dosyanın oraya düzenli ve doğru ulaşması hayati önem taşıyor.

DENETİM VE ŞİKÂYET HATLARI ÜZERİNDEN SAHAYA MÜDAHALE EDİLİYOR

Ankara’da bina yıkımları sırasında:

  • Asbestli malzemenin açıkta kırılması,
  • Enkazın gelişigüzel sokak aralarına dökülmesi,
  • İnşaat atıklarının dere yataklarına, boş alanlara bırakılması

gibi çevresel sorunlar sık sık gündeme geliyor. Bu durumlarda Ankara Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü, vatandaş şikâyetleri, belediye ihbarları veya kendi planlı denetimleri üzerinden harekete geçiyor.

İl Müdürlüğü, çevre denetim ekipleriyle sahaya çıkarak:

  • Yıkımı yapan firma ve şantiyeyi denetleyebiliyor,
  • Gerekli koruyucu önlemlerin alınmadığını tespit ederse tutanak tutuyor,
  • Çevre Kanunu ve İmar mevzuatı çerçevesinde idari yaptırımlar uyguluyor.

Bu noktada, vatandaşın CİMER, Alo 181, il müdürlüğü şikâyet hatları ve e-posta kanallarını kullanarak ihlalleri bildirmesi Ankara’daki denetim pratiğini doğrudan etkiliyor.

ANKARA’DA ÇEVRE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ HAKKINDA SIK SORULANLAR

Riskli bina tespiti için Ankara Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’ne doğrudan gidip rapor alabilir miyim?

  • Hayır. Risk tespiti, Bakanlıkça yetkilendirilmiş lisanslı kurum ve kuruluşlarca yapılır. Siz lisanslı kuruluşa başvurursunuz; hazırlanan rapor İl Müdürlüğü’nce incelenip onaylanır.

Eski binamız yıkılacak, asbest raporu almak zorunlu mu?

  • Evet, asbest içerebilecek dönem ve tipteki yapılarda yıkım öncesi asbest tespiti ve gerekiyorsa sökümü zorunlu. Denetiminde Ankara Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü etkin rol oynar; aksi halde ciddi cezalar gündeme gelebilir.

Kentsel dönüşümde kira yardımını belediye mi, İl Müdürlüğü mü ödüyor?

  • Başvuru sahada genelde belediye veya yüklenici üzerinden toplansa da, 6306 kapsamındaki resmi kira yardımı süreçlerinin asıl onay ve yürütme mercii Ankara Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’dür.

Yıkım sırasında çevreye toz, moloz ve asbest saçıldığını düşünüyorum; nereye şikâyet etmeliyim?

  • Ankara Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’ne, Alo 181’e, CİMER’e veya doğrudan İl Müdürlüğü’nün ihbar kanallarına başvurabilirsiniz. Denetim ekipleri sahaya çıkıp inceleme yapabilir.

Kentsel dönüşüm projemizde müteahhit sözleşmesine İl Müdürlüğü karışır mı?

  • Sözleşmenin içeriğine doğrudan karışmaz; ancak riskli yapı süreçleri, hak sahipliği, projeye dair ruhsat ve dönüşüm destekleri çerçevesinde mevzuata aykırı durum tespit ederse gerekli uyarı ve yaptırımları uygulayabilir.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa