Ankara’da e-imza taklidi davası: 322 sanık yargılanıyor
Ankara 23. Asliye Ceza'da, kamu yöneticilerinin e-imzalarını taklit ederek sahte belge düzenlendiği iddiasıyla 29’u tutuklu 322 sanığın yargılaması sürdü.
Ankara’da bazı kamu kurumlarındaki yöneticilere ait elektronik imzaların taklit edilerek sahte belge düzenlendiği iddiasıyla açılan davada, 29’u tutuklu 322 sanığın yargılanmasına devam edildi. Duruşma, Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, daha önce hazırlanan ek iddianamenin dosyayla birleştirildiğini kaydetti. Birleştirilen dosya kapsamında sanıklara savunma hakkı verildi. Dava 10 Nisan’a ertelendi.
DURUŞMAYA KİMLER KATILDI, BİRLEŞTİRME KARARI NE ANLAMA GELİYOR?
Duruşmaya, “Hoca” lakaplı olduğu belirtilen örgüt elebaşı Ziya Kadiroğlu, Gökay Celal Gülen, Zeynep Karacan ile bazı tutuksuz sanıklar ve avukatlar katıldı. Mahkeme hakimi, aynı suçlamalar kapsamında 123 kişi hakkında düzenlenen iddianamenin mevcut dosyayla birleştirildiğini ifade etti. Böylece farklı soruşturma aşamalarında hazırlanan iddianameler tek dosyada toplandı. Hakim, birleştirme sonrası savunmaların alınacağını kaydetti ve sanıklara söz verdi. Duruşma salonunda beyanlar, tutanaklara geçirildi.
ABDULLAH BAHÇECİ: “YASADIŞI FAALİYETTE BULUNMADIM”
Tutuksuz sanık Abdullah Bahçeci, dosyada adı geçen kişileri tanımadığını söyledi. Bahçeci, “Mevzu bahis belgeye 3 yıl eğitim alarak sahip oldum. Yasadışı bir faaliyette bulunmadım” diyerek beraatini talep etti. Mahkeme, Bahçeci’nin beyanını kayda aldı. Sanık, suçlamaların kendisiyle ilişkilendirilmesine itiraz ettiğini dile getirdi. Savunmada, belgenin edinim sürecinin “eğitimle” gerçekleştiğini vurguladı. Duruşmada, birleştirme sonrası çok sayıda sanığın sırayla dinleneceği belirtildi.

ENVER YILMAZ: “TELEFONUMDA DİPLOMA GÖSTERDİ, SİLMESİNİ İSTEDİM”
Tutuklu sanık Enver Yılmaz, Ziya Kadiroğlu’nun Ankara’ya geldiğinde kendisinde kaldığını ifade etti. Yılmaz, Kadiroğlu’nun son ziyaretlerinde esprili bir dille “diploma ayarlayalım” dediğini aktardı. Yılmaz, bir ay sonra Kadiroğlu’nun telefonunu istediğini, sistem üzerinden “diploma gösterdiğini” söyleyerek tepki verdiğini anlattı. “Derhal silmeni istiyorum dedim, o da sildiğini söyledi” diyen Yılmaz, daha sonra kontrol ettiğinde belgenin sistemden kaldırıldığını kaydetti. Yılmaz, bu tür bir işlem yapılabileceğine inanmadığını da ifade etti.
ALİ ÇİÇEKLİ: “EVİMİ HOME OFİS OLARAK VERDİM, KİMLİK BİLGİLERİMLE İŞLEM YAPILDI”
Tutuksuz sanık Ali Çiçekli, evini home ofis olarak Kadiroğlu’na verdiğini söyledi. Çiçekli, suçlamaları kabul etmediğini belirterek kimlik bilgileri kullanılarak işlem yapılmış olabileceğini savundu. 18 Ekim 2024’ten beri cezaevinde olduğunu dile getiren Çiçekli, önceki ifadelerini tekrar ettiğini kaydetti. Ayrıca evi kiraya verirken yazılı kontrat yapmadığını, tarafların arkadaş olması nedeniyle buna ihtiyaç duymadığını söyledi. Mahkeme, bu beyanı da dosyaya geçirdi.
VELAT ÇELİKTEN: “DENKLİK DENİLDİ, BAĞIŞ İSTENDİ, PARA GÖNDERDİM”
Tutuksuz sanık Velat Çelikten, dosyada anlatılanları cezaevinde öğrendiğini söyledi ve başka bir suçtan hükümlü olduğunu belirtti. Çelikten, dosya kapsamında yalnızca Abdurrahman Dursun’u tanıdığını ifade etti. Açık öğretimde üç dersi kaldığını, “denklik yapıldığı söylendiğini” ve bağış istenmesi üzerine para gönderdiğini dile getirdi. Çelikten, parayı Abdurrahman Dursun’a yolladığını kaydetti. Bu sürecin ardından karşılaştığı tablonun “dosyadaki durum” olduğunu ifade etti.
ABDURRAHMAN DURSUN: “BU ÖRGÜTÜN İÇİNDE DEĞİLİM, TAHLİYE İSTİYORUM”
Tutuklu sanık Zeynep Karacan, üzerine atılı suçlamaları kabul etmedi. Tutuklu sanık Abdurrahman Dursun ise 7 Ekim’den bu yana ifadesinin değişmediğini söyledi. Dursun, “Buradaki hiçbir şahsı normal hayatta görmedim, tanımıyorum. Ben böyle bir örgüt içerisinde bulunmadım” dedi. Sosyal medyada paylaşım yapamadığını, bir şey paylaşacaksa kızına söylediğini dile getirdi. Kimseden para almadığını savunan Dursun, mağdur olduğunu söyleyerek tahliye talebinde bulundu. Tutuklu sanıklar Adem Gülsümbül ve Gökay Celal Gülen de mahkemeden tahliyelerini istedi.
SAVCININ TALEBİ VE ARA KARAR: TUTUKLULUKLAR SÜRECEK
Beyanların ardından cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Mahkeme, ara kararında tutuklu sanıkların mevcut hallerinin sürmesine hükmetti. Duruşma 10 Nisan tarihine ertelendi. Mahkeme, birleştirilen dosya nedeniyle yargılamada sanık sayısının arttığını, bu yüzden savunmaların alınmasının zamana yayılacağını kayda geçirdi. Dosyada ileri aşamalarda delil tartışması ve tanık/uzman değerlendirmelerinin gündeme gelmesi bekleniyor.
İDDİANAMELERDE HANGİ SUÇLAMALAR VAR, SANIK SAYISI NASIL 322’YE ÇIKTI?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan önceki iddianamede, 134 sanık hakkında “ÖSYM Kanunu’na muhalefet”, “resmi belgede sahtecilik”, “bilişim sistemine girme” ve “verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme” suçlarından 6 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası istendiği belirtildi. Başsavcılığın, aynı suçlardan 65 kişi hakkında düzenlediği başka bir iddianameyi de Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderdiği kaydedildi. Ayrıca 3. dalga operasyon kapsamında hazırlanan ve aralarında “Hoca” kod adlı Ziya Kadiroğlu’nun da bulunduğu 123 sanıklı iddianamenin bu dosyayla birleştirildiği ifade edildi. Bu birleşmeler sonrası sanık sayısı 322’ye yükseldi.