Ankara’da KOSGEB ve Kalkınma Ajansı hibe başvurularında en çok yapılan hatalar
Ankara’da KOSGEB ve kalkınma ajansı hibelerine başvururken hangi kritik hatalar reddedilmenize neden oluyor, nelere özellikle dikkat etmeniz gerekiyor?
Ankara’da KOSGEB ve kalkınma ajansı desteklerine başvuran işletmeler, projeleri teknik olarak iyi olsa bile çoğu zaman mevzuata aykırı, eksik veya hatalı başvuru dosyaları nedeniyle eleniyor. Başvuru formlarının yanlış doldurulması, gerçekçi olmayan bütçe hazırlanması, Ankara bölgesel önceliklerine uyumsuz projeler sunulması ve zamanında belge teslim edilmemesi, başvuruların en sık reddedilme nedenleri arasında öne çıkıyor.
ANKARA’DA DESTEK MEVZUATI BAŞVURUYU ŞEKİLLENDİRİYOR
Ankara’daki girişimciler ve KOBİ’ler, KOSGEB ve kalkınma ajansı desteklerinde doğrudan ulusal mevzuata, dolaylı olarak da bölgesel planlara tabi oluyor. KOSGEB tarafında yönetmelikler, destek programı çağrıları ve güncel uygulama esasları; kalkınma ajansı tarafında ise bölge planı, yıllık çalışma programı ve proje teklif çağrısı rehberleri, başvurunun omurgasını belirliyor. Ancak Ankara’da pek çok başvuru sahibi, bu metinleri üstünkörü inceleyip “nasıl olsa danışman düzenler” anlayışıyla hareket ediyor. Uzmanlar, özellikle destek çağrısında belirtilen “uygun başvuru sahipleri”, “uygun maliyetler” ve “öncelik alanları” bölümlerinin satır satır okunmadan başvuruya başlanmaması gerektiği uyarısında bulunuyor.
Ankara pratiğinde en sık karşılaşılan sorun, işletmenin hukuki statüsü ile başvurulan destek programının örtüşmemesi olarak öne çıkıyor. Örneğin, şahıs işletmesi olan bir girişimcinin yalnızca sermaye şirketlerine açık bir programa başvurması veya Ankara dışı bir faaliyeti Ankara’daki işletme üzerinden sunmaya çalışması, başvurunun daha ön incelemede elenmesine yol açıyor. KOSGEB veri tabanına kayıt, KOBİ Bilgi Beyannamesi güncelliği ve vergi/maliye borcu durumu gibi kontrol listeleri önemsenmediğinde, mevzuat uygunluğu sağlanmadığı için strong bir proje bile değerlendirmeye alınmıyor.
ANKARA’DA BÖLGESEL ÖNCELİKLER GÖZ ARDI EDİLİYOR
Kalkınma ajansı desteklerinde Ankara’nın bölgesel öncelikleri, puanlama açısından belirleyici oluyor. Ajansın yayımladığı bölge planında yeşil dönüşüm, yüksek teknoloji, savunma sanayii ekosistemi, yaratıcı endüstriler, girişimcilik ve istihdam gibi başlıklar açıkça vurgulanıyor. Buna rağmen birçok başvuru sahibi, Türkiye genelinde geçerli olabileceğini düşündüğü genel nitelikli projeleri, Ankara’nın özgün güçlü yanlarına bağlamadan sunuyor. Örneğin, savunma sanayi tedarik zincirine entegre olma potansiyeli olan bir KOBİ, projesini “basit makine yenileme” gibi sıradan bir dille anlatarak önemli bir avantajını kaybediyor.
Ankara’da sık yapılan hatalardan biri de proje fikrinin, ilçe ölçeğindeki ihtiyaç ve potansiyellerle ilişkilendirilmemesi olarak öne çıkıyor.
Sincan, OSTİM, İvedik, Kazan gibi üretim ve sanayi odaklı bölgelerle; Çankaya, Yenimahalle gibi hizmet ve AR-GE merkezli aksların dinamikleri aynı değil. Proje kurgusunda bu farklılıklar göz ardı edildiğinde, “yerel bağ” zayıf göründüğü için değerlendirme komisyonu projeye düşük puan veriyor.
Ajans uzmanları, özellikle Ankara’daki kümelenme yapıları, teknoparklar ve organize sanayi bölgeleri ile kurulacak iş birliklerinin puanlamada ciddi avantaj sağladığını belirtiyor.
BÜTÇE HATALARI BAŞVURULARI ANKARA’DA DA ÇÖPE ATIYOR
KOSGEB ve kalkınma ajansı başvurularında en kritik alanlardan biri proje bütçesi olurken, Ankara’da dahi bu konuda ciddi hatalar yapılıyor. Birçok başvuru sahibi, bölgedeki gerçek maliyetleri dikkate almadan “tahmini” rakamlarla bütçe oluşturuyor. Özellikle makine-teçhizat alımlarında, Ankara piyasasındaki güncel teklifleri toplamadan yazılan kalemler, ya piyasa gerçeğinden kopuk kalıyor ya da destek üst limitlerini aşarak reddediliyor. Bazı işletmeler ise KDV ve benzeri vergileri yanlış planlayarak, hangi kısmın destek kapsamında olduğu, hangisinin işletme yükü olacağı konusunda hata yapıyor.
Ajans ve KOSGEB, bütçe içinde personel giderleri, danışmanlık, makine, hizmet alımı gibi kalemlerin dengeli dağılımını bekliyor. Ankara’da görülen sık hatalardan biri, bütçenin büyük bölümünü tek kaleme (örneğin sadece makine alımına) yığmak ve proje faaliyetlerini destekleyecek eğitim, tanıtım, yazılım gibi kalemleri ihmal etmek şeklinde ortaya çıkıyor. Bütçe ile faaliyet planı örtüşmediğinde, “uygun maliyet” ve “maliyet etkinliği” kriterlerinden düşük puan alınıyor. Bazı başvurularda ise Ankara’da faaliyet gösterecek bir proje için Ankara dışı tedarikçilerin gerekçesiz tercih edilmesi, bölgesel kalkınma perspektifiyle çeliştiği için soru işaretine yol açıyor.
ZAMANLAMA VE BELGE EKSİKLİKLERİ ANKARA’DA RED GEREKÇESİ OLUYOR
Ankara’da birçok işletme, son gün yapılan telaşlı başvuruların bedelini ağır ödüyor. KOSGEB ve kalkınma ajansı çağrılarında sistem yoğunluğu, e-imza problemleri ve belge yükleme hataları sık yaşanırken, son saate bırakılan başvurularda dosyanın eksik kalması veya hiç tamamlanamaması söz konusu oluyor. Uzmanlar, özellikle Ankara’daki yoğun başvuru dönemlerinde teknik aksaklık riskinin arttığını, bu nedenle başvuruların son güne bırakılmaması gerektiğini vurguluyor.
Belgelerdeki tarih, imza ve yetki sorunları da Ankara pratiğinde sık karşılaşılan red gerekçeleri arasında yer alıyor. Şirket imza sirkülerinin güncel olmaması, yetkisiz kişilerin imza atması, oda kayıt belgelerinin eski tarihli olması veya vergi borcu yoktur yazısının süresinin geçmesi gibi detaylar, mevzuat gereği başvuruyu otomatik olarak geçersiz hale getirebiliyor. Ayrıca bazı başvurularda, Ankara merkezli bir şirket olmasına rağmen, proje uygulama adresinin belirsiz veya farklı ilde göründüğü durumlar tespit ediliyor ve bu çelişki başvurunun güvenilirliğini zedeliyor.
PROJE ANLATIMI ANKARA’DA TEKNİK DİL TUZAĞINA DÜŞÜYOR
Ankara’daki firmalar, özellikle savunma, yazılım ve yüksek teknoloji alanlarında güçlü teknik kapasiteye sahip olduğundan, proje metinlerinde fazlasıyla teknik, yer yer anlaşılması güç bir dil kullanma eğilimi taşıyor. Değerlendiriciler teknik bilgiye sahip olsa da mevzuat, projenin açık, anlaşılır ve ölçülebilir göstergelerle anlatılmasını zorunlu kılıyor. Proje metninde “ne yapılacağı”, “nasıl yapılacağı”, “kimlerle yapılacağı” ve “sonuçta ne değişeceği” net bir şekilde ortaya konmadığında, Ankara’daki güçlü teknik iş fikirleri bile puan kaybediyor.
Sık görülen bir diğer hata, proje fikrinin günlük işleyişten bağımsız, teorik bir metin gibi yazılması oluyor. Örneğin, Ankara’da hali hazırda üretim yapan bir KOBİ, projesinde mevcut kapasiteyi, pazarını ve müşteri grubunu somut verilerle ortaya koymadığında, projenin sürdürülebilirliği sorgulanıyor. KOSGEB ve ajans uzmanları, özellikle Ankara için, proje kurgusunda mevcut sanayi ve hizmet altyapısı, üniversite-sanayi iş birliği ve nitelikli iş gücü potansiyeline mutlaka vurgu yapılmasını öneriyor.
DANIŞMANLIK KULLANIMI ANKARA’DA YANLIŞ YÖNETİLİYOR
Ankara, danışmanlık firmaları ve proje ofisleri açısından Türkiye’nin en yoğun illerinden biri. Bu durum birçok işletme için avantaj sağlarken, bazı noktalarda ciddi riskler de doğuruyor. En yaygın hata, işletmenin kendi projesini yeterince sahiplenmemesi ve tüm süreci danışmana bırakması olarak öne çıkıyor. Başvuru formlarını bizzat okumayan, faaliyetleri ve bütçeyi detaylıca kontrol etmeyen işletme sahipleri, görüşme veya yerinde inceleme aşamasında proje hakkında yeterince hakim görünmeyince güven kaybı yaşıyor.
Diğer yandan, Ankara’da faaliyet gösterdiği iddiasıyla ortaya çıkan ancak teknik yeterliliği sınırlı olan bazı danışmanlıklar, hazır şablon projeleri ufak değişikliklerle farklı firmalara uyarlayarak gönderiyor. Aynı ifadelerin, aynı tabloların birden fazla başvuruda görünmesi, ajans ve KOSGEB tarafından kolayca fark ediliyor ve projelerin özgünlüğü tartışmalı hale geliyor. Uzmanlar, danışmanlık alınsa bile özellikle Ankara’ya özgü sektör dinamiklerini ve işletmenin gerçek ihtiyaçlarını yansıtan, özgün içerik hazırlanması gerektiğini vurguluyor.
ANKARA İÇİN ADIM ADIM DOĞRU BAŞVURU STRATEJİSİ GELİŞTİRİLİYOR
Mevzuata uygun, Ankara’nın önceliklerine uyumlu ve teknik olarak sağlam bir başvuru için önce çağrı metninin ve rehberlerin detaylı incelenmesi gerekiyor. Ardından, işletmenin Ankara içindeki konumu, sektörü, işbirliği ağları ve büyüme hedefleri netleşmelidir.
Proje fikri; teknoloji, istihdam, ihracat, yeşil dönüşüm veya verimlilik artışı gibi somut çıktılara bağlanarak yazılmalıdır. Bütçe ise Ankara piyasası baz alınarak gerçekçi teklifler üzerinden kurgulanmalıdır.
Başvurunun son günlere bırakılmaması, tüm belgelerin güncelliğinin kontrol edilmesi ve gerektiğinde Ankara’daki KOSGEB müdürlükleri, kalkınma ajansı veya ilgili odalardan ön görüşme randevusu alınması, başarısızlık riskini ciddi biçimde azaltıyor. Uzmanlar, Ankara’da doğru hazırlanmış, mevzuata uygun ve yerel önceliklerle uyumlu projelerin, rekabet yoğun olsa bile ciddi şans yakaladığını belirtiyor.
SIK SORULAN SORULAR (SSS)
Ankara’da KOSGEB desteğine başvurmak için işletmemin mutlaka Ankara’da kayıtlı olması şart mı?
- Genellikle işletme sicil kaydının ve vergi dairesi kaydının Ankara’da olması bekleniyor; bazı programlarda faaliyet adresi ve proje uygulama yeri de Ankara olmalı. Çağrı metnindeki “uygun başvuru sahipleri” bölümü mutlaka okunmalı.
Ankara’da kalkınma ajansı hibe oranları diğer illerden farklı mı?
- Hibe oranları ve üst limitler, ajansın proje teklif çağrısında belirleniyor. Ankara’nın da içinde olduğu TR bölgesinde öncelikli alanlara göre oran farklılaşabiliyor; özellikle teknoloji, yenilikçilik ve yeşil dönüşüm projelerinde daha avantajlı koşullar görülebiliyor.
En çok hangi hata yüzünden başvurular Ankara’da eleniyor?
- Ön inceleme aşamasında en sık nedenler; eksik belge, mevzuata uygun olmayan başvuru sahibi profili, yanlış veya gerçekçi olmayan bütçe ve çağrı öncelikleriyle uyumsuz proje kurgusu. Teknik açıdan fena olmayan projeler bile bu temel hatalar yüzünden reddedilebiliyor.
Danışman olmadan Ankara’da KOSGEB veya ajans projesi yazabilir miyim?
- Mevzuatı dikkatle okuyup, çağrı rehberini adım adım takip eden, finans ve proje yazımı konusunda temel bilgiye sahip işletme sahipleri kendi projelerini yazabiliyor. Ancak ilk kez başvuracaklar için, Ankara’daki uzman kurumlardan veya tecrübeli danışmanlardan en azından kontrol desteği almak öneriliyor.