Ankara’da küçük esnaf POS komisyonu ve banka masrafı şikayetini nereye yapar?
Ankara’da küçük esnaf POS komisyonu, blokeli tahsilat, yüksek banka masrafı ve haksız kesinti için hangi kuruma, nasıl ve ne zaman şikâyet eder, hangi yol izlenir?
Ankara’da bakkal, kafe, kuaför, butik, küçük market ve mahalle işletmeleri, POS cihazı komisyon oranları, bloke süreleri, yüksek banka masrafı ve tahsilat gecikmeleri nedeniyle ciddi sıkıntı yaşıyor. Esnafın hangi bankaya, hangi kuruma, hangi mevzuata dayanarak, ne kadar sürede başvuru yapacağı, Ankara’daki binlerce mikro işletme için hayati önem taşıyor.
POS KOMİSYONU VE MASRAFLAR ANKARA’DA KÜÇÜK ESNAFI ZORLUYOR
Ankara’da özellikle kredi kartlı ve taksitli satışların arttığı mahalleler, AVM çevreleri ve merkezi caddelerde, küçük esnafın POS cihazına bağımlılığı her geçen gün büyüyor. Bankalarla yapılan sözleşmelerde yazan komisyon oranları ile fiili kesintiler arasındaki fark, hesap işletim ücretleri, bloke gün sayısı ve ekstra masraflar, esnafın kâr marjını aşağı çekiyor.
Ankara’da birçok esnaf, “POS komisyonu yükseldi, haberim bile olmadı”, “Bloke süresini 30 güne çıkarmışlar, nakit akışım bozuldu”, “Hesaptan haberim olmadan masraf kesilmiş” diyerek şikâyet ediyor. Bu noktada devreye, önce banka içi itiraz, sonra idari ve yargısal başvuru yolları giriyor.
BANKAYA YAZILI ŞİKÂYET VE İTİRAZ SÜRECİ BAŞLANGIÇ NOKTASINI OLUŞTURUYOR
Mevzuata göre, Ankara’daki küçük esnafın POS komisyonu, masraf veya haksız tahsilat şikâyetinde ilk adres, sözleşme yaptığı banka oluyor.
Uygulamada izlenen yol şöyle işliyor:
Esnaf, önce şube ile görüşüp sorunu sözlü olarak iletse de, mutlaka yazılı dilekçe vererek itiraz ediyor.
Dilekçede; hangi tarihli kesinti, hangi tutar, hangi hesap veya POS numarası ve neden haksız olduğu, mümkünse sözleşme maddesine dayanarak belirtiliyor.
Banka, genellikle 15–30 gün içinde yazılı veya dijital kanaldan cevap veriyor.
Ankara’daki pek çok küçük esnaf, “şube ile konuştum, sözlü hallederiz” yaklaşımının aylar sonra aleyhlerine döndüğünü, yazılı itiraz yapmadıkları için geriye dönük hak aramanın zorlaştığını dile getiriyor. Bu yüzden, her adımın kayıt altına alınması kritik hale geliyor.
TÜKETİCİ Mİ, TACİR Mİ? ANKARALI ESNAFIN BAŞVURU ADRESİ STATÜYLE DEĞİŞİYOR
Ankara’da küçük esnafın hangi kuruma gideceğini belirleyen en kritik nokta, “tüketici mi, tacir mi sayılıyor?” sorusu oluyor. POS cihazını işletmesi için alan bakkal, kafe, kuaför gibi kişiler, hukuken çoğunlukla tacir kabul ediliyor.
Bu durumda:
- Ticari nitelikli uyuşmazlıklarda (POS komisyonu, işyeri hesabı, işletme kredisi vb.)
- Tüketici Hakem Heyeti değil,
- Banka içi şikâyet sonrası Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Bireysel Müşteri Hakem Heyeti yalnızca bireysel müşteri için olduğundan devreye çoğu zaman girmiyor,
- Son aşamada ticaret mahkemeleri ve arabuluculuk gündeme geliyor.

Buna karşılık, Ankara’da bir esnaf kendi adına bireysel kredi kartı veya bireysel ihtiyaç kredisi üzerinden mağdur olmuşsa, o işlem tüketici niteliğinde sayılabiliyor ve Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemesi devreye girebiliyor. Bu ayrım, başvuru adresi belirlenirken Ankara’daki hukukçuların en çok vurguladığı noktalardan biri.
BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU (BDDK) DENETİM ROLÜ ÜSTLENİYOR
POS komisyonu ve banka masraflarıyla ilgili çatı düzenleyici kurum, BDDK.
Ankara’daki küçük esnaf, bankanın haksız, keyfi veya sözleşme dışı uygulama yaptığını düşünüyorsa:
- BDDK’nın internet sitesi veya e‑Devlet üzerinden şikâyet başvurusu yapabiliyor.
- Başvuruda; banka adı, şube bilgisi, hesap/POS numarası, kesinti tutarı ve tarihleri ayrıntılı şekilde yazılıyor, belgeler ekleniyor.
- BDDK, başvuruyu inceleyip bankadan savunma istiyor; gerekli gördüğünde idari yaptırım uygulayabiliyor.
Ancak önemli nokta şu: BDDK, bireysel uyuşmazlıklarda hakem gibi tazminat hesaplayıp “şu parayı iade et” kararı vermiyor; daha çok bankanın mevzuata uygun davranıp davranmadığını denetliyor. Esnaf parasını geri almak istiyorsa, çoğu durumda banka ile uzlaşma veya yargı yoluna gitmek zorunda kalıyor.
MERKEZ BANKASI DÜZENLEME YAPSA DA BİREYSEL ŞİKÂYETİ DOĞRUDAN ÇÖZMEYEBİLİYOR
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), banka ve kartlı ödemeler sistemine ilişkin bazı azami oranları ve çerçeve kuralları belirleyen kurum konumunda.
POS komisyonu ve taksitli satışlarda uygulanacak azami oranların bir kısmı, Merkez Bankası düzenlemeleriyle belirleniyor.
Ankara’daki esnaf, “Bu komisyon oranı yasal sınırı aşıyor mu?” sorusuna net yanıt için çoğu zaman mali müşavir, bankacı veya avukata danışıyor.
Merkez Bankası, genel oranları ve teknik altyapıyı düzenliyor; ancak, küçük esnafın tek tek “benim kesintimi geri al” başvurusunu doğrudan çözen merci değil. Yine de, düzenlemelere aykırılık varsa, BDDK ve yargı süreçlerinde bu kurallar esas alınıyor.
POS SÖZLEŞMELERİ VE CEZALI HÜKÜMLER ANKARA’DA DİKKATLE İNCELENMELİ
Ankara’da küçük esnafın büyük bölümü, POS cihazını alırken imzaladığı sözleşmeyi ayrıntılı okumuyor. Oysa:
- Komisyon oranı,
- Bloke süresi,
- Ek POS ücreti,
- Hesap işletim masrafı,
- Erken kapama cezası,
- Paket değişikliğinde uygulanacak komisyon,
gibi maddeler, çoğu zaman sözleşmenin arka sayfalarında veya ek protokollerde yer alıyor. Banka, tek taraflı bildirimle oranları değiştirdiğini iddia ettiğinde, Ankara’daki mahkemeler; sözleşme, bilgilendirme metni, SMS/e‑posta kayıtları, hesap ekstresi gibi belgeleri birlikte değerlendiriyor.
Haksız şart niteliğindeki maddeler söz konusu olduğunda, Türk Borçlar Kanunu ve Bankacılık mevzuatı çerçevesinde, esnaf lehine karar verilebiliyor. Ancak bunun için çoğu zaman dava açmak veya arabuluculuk sürecine gitmek gerekiyor.
ANKARA’DA ARABULUCULUK VE MAHKEME SÜRECİ DEVREYE GİRİYOR
Küçük esnaf ile banka arasındaki uyuşmazlık, ticari nitelik taşıdığından, Ankara’da zorunlu ticari arabuluculuk çoğu zaman ilk adım oluyor.
Süreç şu şekilde işliyor:
- Esnaf veya avukatı, Ankara’daki arabuluculuk bürosuna başvuru yapıyor.
- Banka temsilcisi toplantıya çağrılıyor; taraflar komisyon, masraf ve iade taleplerini masaya koyuyor.
- Anlaşma olursa, tutanak ilam niteliğinde oluyor; bankanın ödemesi zorunlu hale geliyor.
- Uzlaşma sağlanamazsa, esnaf Ankara’daki Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açabiliyor.
Dava aşamasında bilirkişi raporları, sözleşme incelemesi ve bankacılık uygulamaları devreye giriyor. Süreç uzun olsa da, uyuşmazlık tutarı yüksekse (özellikle yıllara yayılmış POS masrafı ve komisyon farkları) Ankara’daki bazı esnaflar bu yola başvurmaktan çekinmiyor.

SIK SORULAN SORULAR: ANKARA’DA ESNAF POS VE MASRAF ŞİKÂYETİNİ NASIL YAPMALI?
POS komisyonum habersiz artmış, Ankara’da ilk nereye başvurmalıyım?
- Önce bankana yazılı dilekçe vererek itiraz et. Ekstre, sözleşme ve varsa eski oranlara dair belgeleri ekle. Sonuç alamazsan BDDK’ya şikâyet ve ticari uyuşmazlık olduğundan arabuluculuk–mahkeme yolunu değerlendirebilirsin.
Küçük esnafım, POS kesintisi için Tüketici Hakem Heyeti’ne gidebilir miyim?
- Genel olarak POS, işyeri hesabı ve ticari kart kullanan esnaf tacir sayıldığı için uyuşmazlık tüketici değil ticari kabul edilir. Bu nedenle Ankara’da çoğu dosyada Tüketici Hakem Heyeti değil, arabuluculuk ve ticaret mahkemesi yoluna gidiliyor.
Bankadan haksız masraf kesilmiş, parayı geri alabilir miyim?
- Eğer sözleşmede öngörülmeyen veya mevzuata aykırı bir kesinti varsa, önce bankaya yazılı başvuru yapıp iade talep etmelisin. Olumsuz cevap halinde, tutarın niteliğine göre BDDK’ya şikâyet ve ticari uyuşmazlık çerçevesinde arabuluculuk–dava süreciyle geri alma imkânı bulunabiliyor.