Ankara’da sonbahar ve kış ruh halini nasıl etkiliyor?
Ankara’da sonbahar ve kış aylarında havanın erken kararması başkentlilerin ruh halini nasıl değiştiriyor, şehir psikolojisini kimler nasıl, hangi yöntemlerle koruyabiliyor?
Ankara’da sonbahar ve kış aylarında günler kısalıp akşam daha işten çıkmadan hava kararırken, şehrin temposu ve ruh hali de sessizce değişiyor. Kamu çalışanlarından öğrencilere, esnaftan emeklilere kadar binlerce kişi, soğuk, gri gökyüzü ve kısa günler eşliğinde daha içe kapanık bir döneme giriyor. Psikiyatri uzmanları, belediyelerin ve üniversitelerin danışmanlık birimleri, bu geçişin ruh sağlığı üzerinde somut etkileri olduğunu vurguluyor.
GÜNLER KISALIYOR VE ŞEHRİN RİTMİ DEĞİŞİYOR
Ankara’da eylül sonu–ekim başı itibarıyla gün ışığı belirgin biçimde kısalıyor, mesai veya ders çıkışında şehri çoğu zaman karanlık karşılıyor. Sincan’dan Çankaya’ya, Keçiören’den Çayyolu’na uzanan hatlarda, işe gidiş–geliş saatlerinin neredeyse tamamı karanlıkta geçmeye başlıyor.
Bu durum, özellikle uzun mesai yapan kamu çalışanlarını, sağlık personelini, vardiyalı çalışanları ve öğrencileri etkiliyor. Uzmanlar, “mevsimsel duygudurum değişikliği” (halk arasında kış depresyonu) belirtilerinin Ankara gibi karasal iklime sahip şehirlerde daha görünür olduğunu belirtiyor.
Daha çok yorgunluk, isteksizlik, uyku düzeninde bozulma ve motivasyon düşüşü şeklinde kendini gösteren bu tablo, şehir psikolojisinin kolektif tonunu da griye çekiyor.
SONBAHAR UZUN YÜRÜYÜŞLERİ CANLANDIRIYOR AMA KISA SÜRÜYOR
Ekim başında Ankara’nın kendine özgü sonbahar romantizmi sahneye çıkıyor. Kuğulu Park’ta dökülen yapraklar, Seğmenler ve Botanik Parkı’nda sararan ağaçlar, üniversite kampüslerinde fotoğraf çeken öğrenciler, Kızılay–Tunalı hattında artan kahve molaları şehirde kısa süreli bir canlılık yaratıyor.
Özellikle hafta sonları Eymir ve Mogan çevresinde yürüyüş yapan, fotoğraf çeken, bisiklete binen Ankaralıların sayısı artıyor. Ancak bu “altın mevsim” kısa sürüyor; kasım itibarıyla havaların sertleşmesi, rüzgâr ve yağmurun belirginleşmesiyle açık hava aktiviteleri azalıyor. Şehrin ritmi yavaş yavaş kapalı mekânlara, alışveriş merkezlerine, kafelere ve ev içi uğraşlara kayıyor.

HAVANIN ERKEN KARARMASI YALNIZLIK DUYGUSUNU ARTIRIYOR
Psikologlar, Ankara’da tek başına yaşayanlar, taşradan yeni gelen öğrenciler ve emeklilerin, kış aylarında yalnızlık hissini daha yoğun yaşadığını aktarıyor. İş veya ders çıkışında saat henüz 17.30–18.00 civarıyken havanın tamamen kararması, “günün bittiği” duygusunu hızlandırıyor.
Bu durum, özellikle içe kapanmaya eğilimli kişilerde:
- Evden çıkma isteğinde azalma,
- Sosyalleşme motivasyonunda düşüş,
- Uzun ekran başı ve sosyal medya kullanımında artış,
gibi davranışlara yol açabiliyor.
Uzmanlar, bu döngünün, fark edilmediğinde kaygı ve depresyon belirtilerini beslediğini, düzenli sosyal program yapmanın ve gün içinde kısa da olsa güneş ışığına çıkmanın önem kazandığını vurguluyor.
ÜNİVERSİTELER VE BELEDİYELER PSİKOLOJİK DESTEK SUNUYOR
Ankara’da büyük üniversitelerin çoğunda, psikolojik danışmanlık ve rehberlik merkezleri öğrenciler için ücretsiz hizmet veriyor. Özellikle sonbahar ve kış aylarında başvuru sayılarını artıran bu merkezler, uyum sorunları, yalnızlık, sınav kaygısı ve mevsimsel ruh dalgalanmaları üzerine bireysel görüşmeler ve grup çalışmaları yürütüyor.
Ankara Büyükşehir Belediyesi ve bazı ilçe belediyeleri de, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun sosyal hizmet ve yardım maddeleri çerçevesinde, ücretsiz psikolojik danışmanlık, aile danışmanlığı ve gençlik merkezleri aracılığıyla destek sunuyor.
Gizlilik ilkesi ve hasta hakları yönetmeliği gereği kişisel veriler korunurken, özellikle ekonomik olarak özel terapi imkânına erişemeyenler için bu hizmetler hayati önem taşıyor.

KAMUSAL ALANLAR VE ETKİNLİKLER RAHATLAMA ALANI YARATIYOR
Kışın kasvetli havasına rağmen, Ankara’nın kütüphane, kültür merkezi, sergi salonu ve tiyatroları, ruh halini dengeleyen kaçış noktalarına dönüşüyor. Millet Kütüphanesi’nden ilçe kütüphanelerine, belediye kültür merkezlerinden devlet tiyatrolarına kadar pek çok kamusal mekan, düşük ücretli veya ücretsiz etkinliklerle şehirde “nefes alma” alanı sunuyor.
Özellikle öğrenciler ve genç çalışanlar, akşam erken kararan havayı film gösterimi, tiyatro oyunu, söyleşi, atölye gibi etkinliklerle doldurarak, ekran başına kapanmayı bir ölçüde dengeliyor. Kültür–sanat faaliyetleri, hem kişisel motivasyonu besliyor hem de Ankara’nın “sakin memur şehri” imajını kış aylarında daha yaşanabilir kılıyor.
EKONOMİK BASKI KIŞIN PSİKOLOJİK YÜKÜNÜ AĞIRLAŞTIRIYOR
Son yıllarda Ankara’da artan kira, fatura ve gıda fiyatları, özellikle kış aylarında ısınma ve elektrik giderleri nedeniyle daha fazla hissediliyor. Doğal gaz faturalarının yükselmesi, tek başına yaşayanları ve düşük–orta gelirli aileleri “daha az ısınma, daha çok tasarruf” ikilemine zorluyor.
Bu ekonomik baskı, ruh halini doğrudan etkileyerek kaygı düzeyini yükseltiyor. Sosyal yardım mevzuatı kapsamında belediyelerin sunduğu yakacak ve fatura desteği, sosyal yardım kartları ve gıda paketleri, bu yükü bir miktar hafifletmeye çalışsa da, psikologlar “maddi kaygının kış depresyonuyla birleştiğinde daha ağır bir tablo yarattığına” dikkat çekiyor.

TOPLU TAŞIMA VE TRAFİK GÜNLÜK STRESİ YÜKSELTEBİLİYOR
Ankara’da sonbahar ve kış aylarında özellikle yağmurlu ve sisli günlerde trafik yoğunluğu artıyor, toplu taşımada bekleme süreleri uzuyor. Erken kararan hava ile birleşen kalabalık otobüs ve metro seferleri, başkentlilerin günlük stres seviyesini yükseltebiliyor.
Çayyolu, Sincan, Pursaklar, Mamak ve Gölbaşı hattından merkeze ulaşmaya çalışanlar, sabah–akşam saatlerinde uzun süren yolculuklar nedeniyle yorgunluk birikimi yaşıyor. Uzmanlar, kulaklıkla müzik/podcast dinleme, nefes egzersizleri, kısa meditasyon uygulamaları gibi küçük rutinlerin bile bu stresi bir miktar azalttığını belirtiyor.
KAFE KÜLTÜRÜ VE EV TOPLANMALARI SOSYAL ÇEMBERLERİ GENİŞLETİYOR
Soğuk ve karanlık günler yaklaşırken, Ankara’da kafe kültürü ve ev buluşmaları yeniden öne çıkıyor. Tunalı, Bahçelievler 7. Cadde, Kızılay, GOP ve üniversite çevrelerindeki kafeler, ders çalışan, sohbet eden ve çalışanların “iş çıkışı nefes alma” noktası hâline geliyor.
Evde toplanma, film geceleri, sıcak içecek eşliğinde sohbet buluşmaları, özellikle bekar yaşayanlar ve öğrenciler için sosyal destek ağı işlevi görüyor.
Uzmanlar, sonbahar–kış döneminde haftalık düzenli buluşmaların planlanmasını, izole edilme hissine karşı koruyucu bir kalkan olarak tanımlıyor.