Ankara’da kurum içi kreş zorunlu olmalı mı?

Ankara’da belediye ve kamu kurumlarında çalışan binlerce ebeveyn, kurum içi kreş ve gündüz bakımevi bulamadığı için çocuk bakımında büyük sıkıntı yaşadığını anlatıyor; Ankara’da kamu çalışanları için işyerinde kreş zorunlu hale getirilmeli mi, mevcut mevzuat bu ihtiyaca nasıl cevap veriyor?

EP
Esra Polat Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara’da kurum içi kreş zorunlu olmalı mı?
EP
Esra Polat Editör

Ankara’da bakanlıklar, belediyeler ve bağlı kuruluşlarda görev yapan özellikle kadın çalışanlar, artan kreş ücretleri ve kurum içi gündüz bakımevi eksikliği nedeniyle iş–aile dengesi kurmakta zorlanıyor. Mevzuatta belirli sayının üzerinde kadın personel çalıştıran işyerleri için kreş yükümlülüğü bulunsa da, Ankara’daki birçok kamu binasında ya kreş hiç yok ya da kapasite oldukça sınırlı kalıyor. Sendikalar ve uzmanlar, Ankara’da kurum içi kreşlerin hem çalışan verimliliği hem de çocukların sağlıklı gelişimi için yaygınlaştırılması gerektiğini savunuyor.

ANKARA’DA KAMU ÇALIŞANLARININ ÇOCUK BAKIMI SORUNA DÖNÜŞÜYOR

Ankara, Türkiye’nin siyasi ve bürokratik merkezi olarak on binlerce kamu personeline ev sahipliği yapıyor. Bakanlık merkez teşkilatları, genel müdürlükler, düzenleyici kurumlar, belediyeler ve kamu şirketlerinde çalışan ebeveynler, 0–6 yaş arası çocukları için ulaşılabilir ve güvenilir kreş bulmakta ciddi zorluk yaşıyor.

Özellikle Çankaya, Yenimahalle, Keçiören ve Mamak gibi ilçelerde kamu binalarının yoğunluğu, kreş talebini artırırken; özel kreş fiyatlarının yükselmesi, tek maaşla geçinen ve kirada oturan kamu çalışanlarını zor durumda bırakıyor. 

Kurum içinde kreş bulunan birkaç istisnai kurum dışında, çoğu çalışan sabah-akşam trafik ve servis derdiyle, çocuklarını işyerine uzak özel kreşlere bırakmak zorunda kalıyor.

MEVZUAT KREŞ YÜKÜMLÜLÜĞÜ GETİRİYOR AMA UYGULAMA SINIRLI KALIYOR

Türk çalışma mevzuatında, özellikle İş Kanunu ve ilgili yönetmeliklerde, belirli sayıda kadın çalışanı olan işyerleri için kreş ve emzirme odası yükümlülüğü öngörülüyor. 

Özetle:

Kadın çalışan sayısı belirli bir eşiğin üzerindeyse, işveren kreş açmak veya bu hizmeti başka yollarla sağlamakla yükümlü.

Bu düzenleme, ağırlıklı olarak işçi statüsündeki çalışanlara göre şekillense de, kamuda da temel ilke olarak çocuklu çalışanların korunması hedefleniyor.

Ancak Ankara’da pek çok kamu kurumu, kadın çalışan sayısını farklı binalara bölerek ya da kreş hizmetini “dışarıdan karşılanabilecek sosyal imkân” olarak yorumlayarak bu yükümlülükten fiilen uzak duruyor. Bazı kurumlar anlaşmalı özel kreşlerle indirimli kontenjan sağlasa da, bu kontenjan hem sınırlı hem de çoğu çalışan için ekonomik olarak hâlâ yüksek kalıyor.

ANKARA’DA KURUMLAR ARASI UYGULAMA FARKI MAĞDURİYET YARATIYOR

Ankara’daki kamu kurumları arasında kreş ve gündüz bakımevi konusunda ciddi eşitsizlikler göze çarpıyor:

Bazı bakanlıklar ve belediyeler kendi bünyesinde modern kreş ve gündüz bakımevi işletiyor, çalışanların çocukları için makul ücretler sunuyor.

Bazı kurumlar yalnızca sınırlı sayıda kontenjan ayırıyor, listede öncelik çoğu zaman belirli birimlere gidiyor, diğer çalışanlar uzun bekleme listelerine alınıyor.

Pek çok binada ise hiç kreş bulunmuyor; çalışanlar, ilçedeki özel kreş pazarına mecbur kalıyor.

Bu durum, Ankara’da aynı devlet sistemi içinde çalışan ebeveynler arasında “kurumuna göre şanslı ya da şanssız olma” algısını güçlendiriyor. 

Aynı maaş skalasında çalışan personel arasında, kreş imkânı olan ile olmayan arasında aylık birkaç bin lirayı bulan farklar ortaya çıkıyor.

KADIN İSTİHDAMI ANKARA’DA KREŞ EKSİKLİĞİNDEN OLUMSUZ ETKİLENİYOR

Ankara’da özellikle genç kadın memurlar ve işçiler, çocuk sahibi olduktan sonra işten ayrılma, ücretsiz izin alma veya kariyerini yavaşlatma kararını, büyük ölçüde kreş imkânına bakarak veriyor.

Kurum içi kreş bulunmayan ve özel kreşe bütçe ayıramayan bazı çalışanlar, çocuğu aile büyüklerine bırakmak için başka şehre taşınmayı düşünüyor.

Bazı ebeveynler, çocuk bakım yükünü çoğunlukla annenin omuzlarına bırakarak, kadının kariyerini ikinci plana itiyor.

Kreş sayısının artmasının, Ankara’da hem kadın istihdamının korunmasına hem de iş–aile uyumunun güçlenmesine katkı sağlayacağı sıkça dile getiriliyor.

ÖZEL KREŞ ÜCRETLERİ ANKARA’DA KAMU ÇALIŞANI İÇİN ULAŞILMAZ HALE GELİYOR

Ankara’nın merkezi ilçelerinde özel kreş ve gündüz bakım fiyatları, son yıllarda önemli ölçüde yükseldi. 

Orta gelirli bir kamu çalışanı için:

Kiraya, faturalara ve temel giderlere ek olarak aylık yüksek kreş ücreti ödemek, bütçeyi ciddi şekilde zorluyor.

İki çocuklu ailelerde bu yük katlanarak artıyor, çoğu zaman ebeveynlerden birinin çalışmayı bırakması ekonomik açıdan daha “mantıklı” görünmeye başlıyor.

Bu noktada Ankara’daki sendikalar, kurum içi veya kurum destekli kreşlerin yalnızca sosyal değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluk haline geldiğini savunuyor.

ANKARA’DA KURUM İÇİ KREŞLER DESTEKLENİRSE HEM ÇOCUKLAR HEM KURUMLAR KAZANIYOR

Uzmanlara göre, Ankara’da kamu ve belediye binalarında kurum içi kreş ve gündüz bakımevlerinin yaygınlaşması, çok boyutlu bir kazanım yaratabilir:

Çocuklar için: Güvenli, denetimli, pedagojik açıdan güçlü, ebeveyne yakın bir ortam sağlar; uzun yolda servis stresi azaltılır.

Ebeveynler için: İşe odaklanma artar, devamsızlık ve geç kalma oranları düşer; çocukla aynı kampüste olmanın verdiği psikolojik güven olumlu yansır.

Kurumlar için: Personel devir hızı azalır, motivasyon yükselir, kuruma bağlılık güçlenir; hizmet kalitesi dolaylı olarak artar.

Bu nedenle Ankara’da bazı kurumlar, mevcut kreş alanlarını büyütmeyi veya yeni kampüs planlarında kreşi baştan dâhil etmeyi tartışmaya başlamış durumda.

SENDİKALAR ANKARA’DA KURUM İÇİ KREŞİN GENİŞLETİLMESİNİ TALEP EDİYOR

Ankara merkezli sendikalar ve meslek örgütleri, kamu çalışanlarının kurum içi kreş hakkının net ve yaygın hale getirilmesini istiyor. 

Öne çıkan talepler:

  • Ankara’daki büyük kamu binalarında kurum içi kreş açılmasının teşvik edilmesi ve bu alanlar için yatırım planlarında özel kalem ayrılması.
  • Kreş hizmetinin yalnızca kadınlara değil, tüm ebeveynlere yönelik bir hak olarak tanımlanması.
  • Çocuk bakım giderlerine yönelik kreş yardımı veya kurum destekli indirimli kontenjanların artırılması.

Bu talepler, hükümeti doğrudan suçlamadan, daha çok kurumsal planlama ve sosyal politika eksenli bir yaklaşım üzerinden dile getiriliyor.

ANKARA İÇİN POLİTİKA ÖNERİLERİ GÜNDEME GELİYOR

Uzmanlar, Ankara özelinde hem mevzuata hem de sahadaki ihtiyaçlara uygun birkaç adım öneriyor:

  • Mevcut kreş yükümlülükleri, kamu kurumlarında da daha şeffaf ve etkin uygulanmalı.
  • Yeni yapılacak kamu kampüslerinde, kreş ve gündüz bakımevi zorunlu sosyal donatı olarak projeye dâhil edilmeli.
  • Kurumlar arası farkı azaltmak için, Ankara genelinde ortak bir standart belirlenmeli; kreş kapasitesi ve ücretleri belirli ilkelere bağlanmalı.

Bu adımların, hem çalışanların hayat kalitesini yükselteceği hem de Ankara’yı çocuk dostu bir kamu çalışma kenti haline getireceği ifade ediliyor.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa