Ankara’da evden çalışan kamu personeli fazla mesai ve fatura hakkını alabiliyor mu?
Ankara’da evden çalışan kamu personeli, Uzaktan Çalışma Yönetmeliği’ne rağmen fazla mesai, internet ve elektrik giderlerinin karşılanmadığını söylüyor; yönetmelik varken neden gizli mesai ve fatura mağduriyeti devam ediyor?
Ankara’da bakanlıklar, bağlı kurumlar ve belediyelerde evden veya hibrit çalışan on binlerce personel, Uzaktan Çalışma Yönetmeliği’nin varlığına karşın fazla mesai ve üretim maliyeti kalemlerinin sözleşmelere açıkça yazılmadığını, internet ve elektrik giderlerinin çoğunlukla çalışanların cebinden çıktığını dile getiriyor. Yönetmelik, iş süresi ve giderlerin sözleşmeyle belirlenmesini zorunlu kılsa da, kamu tarafında bu maddeler ya hiç uygulanmıyor ya da muğlak bırakılıyor.
YÖNETMELİK ANKARA’DA EVDEN ÇALIŞMAYA YASAL ÇERÇEVE ÇİZİYOR AMA UYGULAMA GERİDE KALIYOR
4857 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesine dayanılarak çıkarılan Uzaktan Çalışma Yönetmeliği, evden veya işyeri dışından çalışanlar için usul ve esasları belirliyor.
Yönetmeliğin 1. maddesi, amacın uzaktan çalışmanın yapılamayacağı işleri, verilerin korunmasına ilişkin kuralları ve uzaktan çalışmanın usulünü düzenlemek olduğunu söylüyor.
2. madde, bu düzenlemenin uzaktan çalışan işçileri ve işverenlerini kapsadığını belirtirken, Ankara’da önemli bir pratik soruna işaret ediyor: Yönetmelik işçi kavramı üzerinden kurgulanmış durumda. Yani 4857’ye tabi çalışanlar (taşeron işçiler, belediye şirket işçileri, bazı kamu şirketi personeli) bu çerçeveye daha net girerken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamındaki klasik memurlar için aynı netlik yok.
Yine de Ankara’da, özellikle belediye şirketleri, kamu iştirakleri ve özel hukuk hükümlerine tabi kamu kurumlarında bu yönetmelik, evden çalışma düzeninin ana referansı olarak kullanılıyor. Ancak çalışanlara göre kâğıt üzerindeki haklar ile fiili durum arasındaki mesafe giderek açılıyor.

SÖZLEŞME YAZILI OLMALI AMA ANKARA’DA PEK ÇOK PERSONELDE YOK
Yönetmeliğin 5. maddesi, uzaktan çalışmaya ilişkin iş sözleşmelerinin yazılı yapılmasını şart koşuyor. Sözleşmede işin tanımı, süresi, yeri, ücret, işverenin sağlayacağı araçlar, iletişim şekli ve çalışma şartlarının yer alması gerektiği açıkça belirtiliyor.
Ankara’daki pratik ise buna bütünüyle uymuyor. Özellikle bir anda “zorlayıcı neden” gerekçesiyle (madde 14/6) eve gönderilen personelin önemli bir kısmı, detaylı bir uzaktan çalışma sözleşmesi imzalamadığını, sadece “kurum içi genelge” veya “e-posta talimatı” ile sürecin yürütüldüğünü anlatıyor.
Bu durum, ileride ortaya çıkan fazla mesai, gider, ekipman, iş kazası veya veri ihlali gibi ihtilaflarda çalışan aleyhine ciddi belirsizlikler yaratıyor.
Uzmanlara göre, Ankara’daki kurumların büyük kısmı, sözleşme ve protokol düzenleme zorunluluğunu mevzuata uygun derinlikte yerine getirmiyor.
ANKARA’DA ÇALIŞMA MEKÂNI MALİYETİ ÇALIŞANLA PAYLAŞILMIYOR
Yönetmeliğin 6. maddesi, uzaktan çalışmanın yapılacağı mekânın düzenlenmesine ve bu düzenlemeden doğan maliyetlerin nasıl paylaşılacağına ilişkin önemli bir hüküm içeriyor:
“Bu düzenlemelerden kaynaklanan maliyetlerin karşılanma usulü, uzaktan çalışan ile işveren tarafından birlikte belirlenir.”
Ankara’da ise evden çalışan kamu personelinin çoğu, böyle bir “birlikte belirleme” sürecine dahil edilmediğini ifade ediyor. Kira, ısınma, aydınlatma, ergonomik sandalye/masa gibi konularda çalışanla müzakere edilmiş, yazılı bir maliyet paylaşım modeli çoğu kurumda bulunmuyor.
Böylece ev, fiilen ikinci bir işyeri haline gelirken, elektrik ve internet faturaları tam anlamıyla çalışan üzerinde kalıyor. Bazı belediye şirketlerinde sınırlı internet desteği görülse de, bu uygulama Ankara genelinde istisna niteliğinde.

ÜRETİM MALİYETLERİ VE FATURALAR SÖZLEŞMEYE YAZILMIYOR
Yönetmeliğin 8. maddesi, **“İşin yerine getirilmesinden kaynaklanan mal veya hizmet üretimiyle doğrudan ilgili zorunlu giderlerin tespiti ve karşılanması”**nın sözleşmede belirtilmesini şart koşuyor.
Ankara’daki çalışanlar ise, çoğunlukla şöyle bir tabloyla karşılaşıyor:
- Sözleşmede üretim maliyetiyle ilgili net bir madde yok.
- Elektrik ve internet gideri “kişisel harcama” gibi görülüyor.
- Uzaktan çalışma süreci geçici sayıldığı için kalıcı bir gider kalemi tanımlanmıyor.
Bu boşluk, memur ve işçi ayrımını daha da derinleştiriyor. İş Kanunu’na tabi bazı personel kısmi gider desteği alırken, memurlar çoğunlukla tamamen dışarıda kalıyor.
Ankara’daki sendikalar, bu maddenin fiilen yok sayıldığını vurgulayarak “Yönetmelik var ama uygulanmıyor” çıkışını yapıyor.
ÇALIŞMA SÜRESİ YAZILI OLMALI AMA GÖRÜNMEYEN MESAİ YAYGINLAŞIYOR
9. madde, uzaktan çalışmanın yapılacağı zaman aralığı ve süresinin iş sözleşmesinde yazılı olarak belirtilmesini zorunlu kılıyor. Fazla çalışmanın da işverenin yazılı talebi ve işçinin kabulü ile mevzuata uygun yapılacağını söylüyor.
Ankara’da ise birçok çalışan, evden çalışırken şu pratiklerle karşı karşıya:
- Mesai saatleri sözleşmede yazılı olsa bile, WhatsApp ve e-posta yoluyla mesai dışı “acil” talepler geliyor.
- Fazla çalışma için yazılı onay alınmadan, sürekli “kurum kültürü” ve “görev bilinci” vurgusu yapılıyor.
- Gece geç saatlere kadar süren raporlama, hafta sonuna taşan proje işleri için ayrıca ücret ödenmiyor.
Bu durum, yönetmelikteki “fazla çalışma işverenin yazılı talebi ve işçinin kabulü ile yapılır” hükmüyle açık çelişki oluşturuyor. Ankara’da fiilen, yazılı fazla mesai talebi yerine sözlü veya mesajla yönlendirmeler daha yaygın.

VERİ GÜVENLİĞİ VE İŞ SAĞLIĞI ANKARA’DA GÖZ ARDI EDİLİYOR
10. ve 11. maddeler, iletişim zamanı ve yönteminin belirlenmesini ve verilerin korunmasına ilişkin kuralların çalışanla paylaşılmasını zorunlu tutuyor. Özellikle Ankara gibi kamu verilerinin yoğun olduğu bir şehirde, evden erişilen sistemlerin güvenliği kritik önem taşıyor.
Ankara’daki bazı kurumlar VPN, şifreli erişim ve veri güvenliği eğitimleri konusunda adım atsa da, birçok personel “kişisel bilgisayar” üzerinden çalışma, aile bireyleriyle aynı cihazı paylaşma gibi riskli pratiklerle iş görüyor. Yönetmeliğin öngördüğü kurumsal güvenlik politikası her kurumda aynı ciddiyetle uygulanmıyor.
12. madde ise işverenin, uzaktan çalışan için iş sağlığı ve güvenliği konusunda bilgilendirme ve ekipman tedbiri alma yükümlülüğünü hatırlatıyor. Buna karşın, Ankara’da evden çalışanların büyük kısmı ergonomi, ekran süresi, göz ve sırt sağlığı gibi konularda ne eğitim alıyor ne de uygun ekipman desteği görüyor.
ANKARA’DA SENDİKALAR YÖNETMELİĞİN KAMUYA UYARLANMASINI İSTİYOR
Ankara’daki sendikalar ve meslek örgütleri, Uzaktan Çalışma Yönetmeliği’nin özel sektöre ve işçilere yazıldığını, ancak Ankara merkezli kamu kurumlarında fiilen uygulandığını vurgulayarak, şu adımların atılmasını talep ediyor:
- Yönetmeliğin ruhuna uygun biçimde, kamu personeli için özel bir ek düzenleme çıkarılması.
- Evden çalışan tüm işçi ve memurlar için yazılı uzaktan çalışma protokollerinin zorunlu hale getirilmesi.
- Üretim maliyetleri (elektrik, internet vb.) için asgari standart “uzaktan çalışma katkı payı” belirlenmesi.
- Fazla mesai onayı ve süre takibinin dijital sistemlerle kayıt altına alınması.
Ankara’nın bürokrasi yoğunluğu nedeniyle, buradan çıkacak bir modelin Türkiye genelinde emsal teşkil edeceği ifade ediliyor.

UZAKTAN ÇALIŞMADA İŞVERENİN SORUMLULUKLARI NELERDİR?
Uzaktan Çalışma Yönetmeliği, Ankara’daki işverenler (kamu iştirakleri, belediye şirketleri, kamu kurumları) için net yükümlülükler tanımlıyor:
- Yazılı sözleşme yapma zorunluluğu (Madde 5): İşin tanımı, süresi, yeri, ücret, ekipman, iletişim şekli ve çalışma şartları sözleşmede yer almalı.
- Çalışma mekânının düzenlenmesine katkı (Madde 6): Evdeki çalışma alanına ilişkin gerekli düzenlemelerin maliyetinin nasıl paylaşılacağı çalışanın da katılımıyla belirlenmeli.
- İş araçlarını sağlama (Madde 7): Bilgisayar, ekipman ve diğer araçları, aksi kararlaştırılmadıkça işveren sağlamalı; teslim listesi yazılı tutulmalı.
- Zorunlu üretim giderlerini karşılama (Madde 8): İşin yapılması için zorunlu giderlerin tespiti ve karşılanma şekli sözleşmede açıkça yazılmalı.
- Çalışma süresini ve fazla mesai rejimini belirleme (Madde 9): Uzaktan çalışmanın zaman aralığı yazılı olmalı; fazla mesai, yazılı talep ve işçinin kabulüyle, mevzuata uygun yapılmalı.
- İletişim sınırlarını belirleme (Madde 10): İşveren, iletişimin yöntemi ve zaman aralığını çalışanla birlikte belirlemek zorunda.
- Veri güvenliğini sağlama (Madde 11): İşveren, verilerin korunması için işletme kurallarını bildirmek ve gerekli teknik/idari önlemleri almakla yükümlü.
- İş sağlığı ve güvenliği önlemleri (Madde 12): Uzaktan çalışanın yaptığı işin niteliğine göre eğitim, bilgilendirme, sağlık gözetimi ve ekipman güvenliği sağlanmalı.
Ankara’da bu yükümlülüklerin pek çoğu kısmen veya eksik yerine getirildiği için; gizli mesai, fatura yükü, ergonomi ve veri güvenliği sorunları büyüyerek devam ediyor.