Ankara’da direksiyon başında geçen ömür: Günde kaç saati yolda bırakıyoruz?

Ankara’da işe gidiş–gelişte direksiyon başında ortalama ne kadar zaman harcanıyor, hangi bölgelerin trafiği sürücülere ekstra saatler kaybettiriyor, bu “yol ömrü” nasıl kısalabilir?

ZDA
Zeliha Demirci Aktaş Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara’da direksiyon başında geçen ömür: Günde kaç saati yolda bırakıyoruz?
ZDA
Zeliha Demirci Aktaş Editör

Ankara’da her sabah Konya, Eskişehir ve İstanbul Yolu ile Çevre Yolu’na çıkan yüz binlerce sürücü, direksiyon başında geçen zamanının hayatından çalındığını hissediyor. Kentin büyüyen yerleşim alanları, artan araç sayısı ve sınırlı toplu taşıma entegrasyonu, Ankaralıların günde ortalama 1–2 saatini yolda geçirmesine neden oluyor. Uzmanlar, “Bu sadece trafik değil, görünmez bir ömür kaybı” uyarısı yapıyor.

GÜNLÜK TRAFİK SÜRESİ ÖMÜR HESABINI DEĞİŞTİRİYOR

Ankara’da özel araçla işe gidip gelenlerin önemli bir kısmı, sabah ve akşam trafiğinde her yönde 30 ila 60 dakika arasında zaman harcıyor. Kızılay, Çankaya, Bakanlıklar, Söğütözü, Eskişehir Yolu ve Çankaya-Oran hattına çalışanların büyük bölümü için bu süre, gidiş-dönüş toplamında 1–2 saate ulaşıyor.

Basit bir hesapla; günde 90 dakika yolda geçen bir Ankaralı, haftada 7,5 saatini, ayda yaklaşık 30 saatini, yılda ise 360 saatini direksiyon başında bırakıyor. Bu da yılda 15 tam güne, 10 yıllık aktif çalışma yaşamında ise neredeyse 5–6 aya karşılık gelen bir “yol ömrü” anlamına geliyor. Üstelik bu süre sadece fiziksel zaman kaybı değil; yorgunluk, stres, dikkat dağınıklığı ve aile hayatından çalınan saatler olarak da geri dönüyor.

Uzmanlar, Ankara’da ulaşım planlanırken bu “görünmeyen maliyetin” göz önünde bulundurulmasını, sadece yol genişletmenin değil, yolculuk süresini kısaltacak alternatiflerin öne çıkarılmasını savunuyor.

KONYA, ESKİŞEHİR VE İSTANBUL YOLLARI ZAMANI TÜKETİYOR

Ankara’nın ana arterlerinden Konya Yolu, Eskişehir Yolu ve İstanbul Yolu, sabah 07.30–09.30 ve akşam 17.00–19.30 arasında tam bir zaman tuzağına dönüşebiliyor. Yeni yerleşim alanlarının Gölbaşı, Çayyolu, Yaşamkent, Eryaman ve Sincan aksına doğru yayılması, bu yolları her gün adeta zorunlu göç koridoruna çeviriyor.

Konya Yolu’ndan her gün merkeze inen bir sürücü, normalde 20–25 dakikada alabileceği mesafeyi yoğun saatlerde 45–60 dakikaya çıkarıyor. Eskişehir Yolu üzerinde sabah AŞTİ–Söğütözü–Bilkent üçgeninde yaşanan sıkışma, pek çok Ankaralı için “günün ilk kayıp saati”ni oluşturuyor. İstanbul Yolu ve Çevre Yolu bağlantılarında ise özellikle iş çıkışı saatlerinde, birkaç kilometrelik ilerleme için 30 dakikadan fazla zaman harcamak olağan hale gelmiş durumda.

Yol güvenliği uzmanları, bu hatları düzenli kullanan sürücülerin, hızdan çok süre planlaması yapmasını, “15 dakika geç çıkayım, nasıl olsa yetişirim” mantığının hem stresi hem de kaza riskini artırdığını vurguluyor.

ÇAYYOLU, BATIKENT VE KEÇİÖREN HATLARI GÜNLÜK RUTİNİ UZATIYOR

Çayyolu–Yaşamkent aksında oturup Kızılay, Söğütözü veya Çankaya’ya çalışanların önemli bir kısmı, metro yerine hâlâ özel araç tercih ediyor. Sabah işe gidişte Çayyolu Bulvarı, Konya Yolu bağlantısı ve Eskişehir Yolu kavşaklarında yaşanan sıkışıklık, özellikle okul dönemiyle birlikte süreyi daha da uzatıyor.

Batıkent, Eryaman ve Sincan’dan merkeze gelenler için de tablo benzer. Çevre Yolu ve İstanbul Yolu’nun birleştiği kritik kavşaklar, her sabah ve akşam aynı senaryoyu tekrarlıyor. Keçiören ve Etlik yönünde ise iç sokaklardan ana arterlere çıkışta yaşanan tıkanma, “işin trafiği yola çıkmadan başlıyor” dedirtiyor.

Metronun olduğu güzergâhlarda bile, istasyona ulaşmak için özel araç ya da servis kullanmak zorunda kalan Ankaralılar, trafikte geçen zamanı ikiye katlayabiliyor. Böylece, “arabayla giderim, daha hızlı olur” düşüncesi çoğu zaman kağıt üzerinde kalıyor.

TOPLU TAŞIMA TERCİHİ TRAFİKTE GEÇEN ÖMRÜ AZALTIYOR

Ankara’da metro ve ANKARAY hatları genişlese de, pek çok rota hâlâ tek araçla değil, aktarmalı sistemle çalışıyor. Buna rağmen, düzenli toplu taşıma kullananların “direksiyon başında geçen ömür” hesabı belirgin şekilde düşüyor.

Örneğin; Çayyolu’ndan Kızılay’a özel araçla yoğun saatlerde 45–60 dakika harcayan bir sürücü, metro ile 30–35 dakikada merkezde olabiliyor; üstelik bu süreyi direksiyon değil, kitap, telefon, dinlenme veya düşünme için kullanabiliyor. Batıkent–Kızılay hattında da benzer bir tablo var: Araçla köprü ve kavşaklarda geçirilen bekleme süresi, metroda daha öngörülebilir bir zaman çizelgesine dönüşüyor.

Uzmanlar, Ankara’da özellikle merkez odaklı çalışanlar için haftada birkaç gün bile toplu taşıma kullanımının, yıllık bazda onlarca saati geri kazandırdığını, bu sürenin uyku, aile, sosyalleşme veya kişisel gelişime ayrılmasının yaşam kalitesini artırdığını söylüyor.

DİREKSİYON BAŞINDA GEÇEN SAATLER SAĞLIĞI DA ETKİLİYOR

Ankara trafiğinde uzun süre direksiyon başında kalanlar için kayıp sadece zaman değil. Hareketsizlik, tek pozisyonda uzun süre kalma, stres ve dikkat yükü; hem fiziksel hem mental sağlık üzerinde birikimli etki yaratıyor.

Fiziksel açıdan; bel ve boyun ağrıları, omuz ve bilek sorunları, uzun süreli oturmaya bağlı dolaşım problemleri daha sık görülüyor. Psikolojik olarak ise agresif sürüş davranışları, sabırsızlık, tükenmişlik, günün daha başlamadan “yorucu” hissedilmesi, özellikle yoğun Ankara trafiğine maruz kalanlarda öne çıkıyor.

Uzmanlar, Ankara’da her gün en az 60–90 dakikayı direksiyon başında geçirenlerin, gün içinde kısa yürüyüşler planlamasını, iş yerine mümkünse birkaç sokak ötede park edip kalan mesafeyi yürüyerek tamamlamasını, araçta duruş-boşalma egzersizlerini rutin hale getirmesini öneriyor.

MESAİ SAATLERİ VE OKUL SERVİSİ YOĞUNLUĞU ZAMANI YÖNETMEYİ ZORLAŞTIRIYOR

Ankara’da kamu ve özel sektör mesai saatlerinin büyük ölçüde çakışması, sabah ve akşam trafiğini iki keskin pik saate sıkıştırıyor. Okul servisleri, servis araçları ve bireysel araçlar aynı zaman diliminde yollara dökülünce, 10 dakikalık fark bile sürücünün yolculuk süresine ciddi etki ediyor.

Örneğin; Çankaya veya Söğütözü yönüne 07.15’te çıkan bir sürücü 25–30 dakikada ulaşabiliyorken, 08.00’de çıkan aynı kişi aynı mesafeyi 45–60 dakikada almak zorunda kalabiliyor. Bu da yılda yüzlerce saatlik fark anlamına geliyor.

Şirketler ve kurumlar için esnek mesai, kademeli giriş-çıkış uygulamaları, hem Ankara trafiğinin yükünü hem de çalışanların yolda harcadığı zamanı azaltabilecek adımlar arasında gösteriliyor.

UZMANLAR ANKARALILARA “YOL STRATEJİSİ” OLUŞTURMAYI ÖNERİYOR

Trafik ve şehir planlama uzmanları, Ankara’da yaşayanlara “kişisel yol stratejisi” geliştirme çağrısı yapıyor. Önerilen adımlar şöyle özetleniyor:

  • Haftada en az 1–2 gün toplu taşıma veya paylaşım araçları kullanılması,
  • Navigasyon uygulamalarının sadece mesafe için değil, yoğunluk analizi için de takip edilmesi,
  • Mümkünse mesai saatlerinin yarım–bir saat esnetilerek pik trafiğin biraz dışına çıkılması,
  • Yakın mesafeler için özel araç yerine yürüme veya bisiklet alternatiflerinin denenmesi,
  • Aynı yönde giden iş arkadaşları ve komşularla araç paylaşım organizasyonları yapılması.

“Ankara’da trafik kader değil, alışkanlıkların sonucu” diyen uzmanlar, günlük 15–20 dakikalık kazanımların bile yıllara vurulduğunda ciddi bir ömür tasarrufuna dönüştüğünü hatırlatıyor.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa