Osmanlı'nın temeli Ankara Beypazarı’nda mı atıldı? Gündüz Alp türbesi!
Ankara Beypazarı’ndaki Gündüz Alp Türbesi, Osmanlı’nın kuruluş yolu tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Prof. Dr. Mehmet Öz, bazı kaynaklar ve sikkeler üzerinden Ankara’nın kuruluş sürecinde “durak” olduğunu söyledi; türbenin 2002’de yenilendiği belirtildi.
Ankara’nın Beypazarı ilçesine bağlı Hırkatepe Mahallesi’ndeki Gündüz Alp Türbesi, Osmanlı Devleti’nin kuruluş sürecine dair tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, Osman Gazi’nin dedesinin kim olduğu sorusu üzerinden Ankara çevresinin tarihî rolüne dikkat çekti. Öz, bazı kaynaklarda Ertuğrul Gazi’nin babasının Gündüz Alp olarak kaydedildiğini belirtti.

“DEDE KİMDİ?”: SÜLEYMAN ŞAH MI, GÜNDÜZ ALP Mİ
Prof. Dr. Mehmet Öz, Osman Gazi’nin dedesinin kim olduğu konusunun tarihçiler arasında tartışma başlığı olduğunu söyledi. Klasik Osmanlı geleneğinde Ertuğrul Gazi’nin babasının Süleyman Şah olarak kabul edildiğini hatırlatan Öz, bazı eserlerde ise Ertuğrul Gazi’nin babası olarak Gündüz Alp adının geçtiğini ifade etti. Öz’e göre kaynaklarda görülen bu farklılık, erken dönem anlatılarının zaman içinde birbirine karışmasıyla da ilişkilendiriliyor.

MEHMET ÖZ: “KARAMANLI NİŞANCI’DA GÜNDÜZ ALP NET YAZILI”
Tartışmanın kaynak tarafına işaret eden Prof. Dr. Öz, Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa’nın tarihinde “Gündüz Alp, Ertuğrul’un babası olarak yazılmıştır” dedi. Öz, Enverî’nin Düsturname’si ve Yazıcızade Ali gibi isimlerin metinlerinde de Gündüz Alp/Gökalp çizgisinin görülebildiğini dile getirdi. Bu tabloya bakıldığında, bir kısım metinlerde Süleyman Şah, bir kısım metinlerde Gündüz Alp bilgisinin yer aldığını kaydetti.

İKİ “SÜLEYMAN ŞAH” HATIRASI VE TARİHSEL KARIŞIKLIK
Öz, Süleyman Şah adının tarihî bağlamda farklı şahsiyetlerle anılabildiğini ve bu nedenle anlatıların karıştığını belirtti. Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın Anadolu fatihi olduğunu, 1075’te İznik merkezli Türkiye Selçuklu Devleti’ni kurduğunu söyleyen Öz, Osmanlı kroniklerinde Ertuğrul Gazi’nin babası olarak geçen “Süleyman Şah” anlatısıyla Selçuklu dönemindeki Süleyman Şah hatırasının zamanla iç içe geçtiğinin tarihçilerce konuşulduğunu ifade etti. Öz, bu karışmanın, Osmanlıların erken dönem yol anlatılarını da etkilediğini dile getirdi.

“OSMANLILARIN YOLU ANKARA’DAN GEÇİYOR”: KARACADAĞ VURGUSU
Prof. Dr. Mehmet Öz, Süleyman Şah rivayetini kabul edenlerle Gündüz Alp adını öne çıkaranların ortak bir noktada birleştiğini söyledi. Öz, “Süleyman Şah rivayetini kabul eden tarihçiler de Gündüz Alp’i söyleyenlerin hepsi de Osmanlıların yolunun Ankara’dan geçtiğini söyler” dedi. Öz, anlatılarda Ahlat, Urfa civarı, Halep hattı, Sürmeli Çukuru ve yeniden Ankara çevresine geliş gibi durakların yer aldığını; Ankara’da Karacadağ etrafında bir süre oturulduğunun aktarıldığını vurguladı. Bu çerçevede Ankara’nın, Osmanlıların Anadolu’daki hareketliliğinde bir “duraklama ve konaklama” alanı olarak önem kazandığını ifade etti.

OSMAN GAZİ SİKKELERİ VE “OSMAN BİN ERTUĞRUL BİN GÜNDÜZ ALP” İFADESİ
Öz, Osman Gazi dönemine ait olduğu belirtilen sikkeler üzerinden de değerlendirme yaptı. Yıllar önce Hacettepe Üniversitesi’nde yapılan bir toplantıda “ilk sikkenin Osman Gazi’ye ait sikke” olarak tanıtıldığını aktaran Öz, sonrasında bu konuda gerçeklik tartışması yaşandığını kaydetti. Öz, daha sonra iki sikkenin daha ortaya çıktığını ve 1300 tarihli olduğu belirtilen bir sikkenin üzerinde “Osman bin Ertuğrul bin Gündüz Alp” ifadesinin yer aldığını söyledi. Öz, bazı sikkelerde yalnızca baba adının yazıldığını, bu örnekte ise dede adının da bulunduğunu vurguladı.

“KIZIL SARAY NERESİ?”: BEYPAZARI COĞRAFYASI VE ARŞİV İZLERİ
Prof. Dr. Öz, Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa’nın metninde “Gündüz Alp öldü, Kızıl Saray’da gömüldü” bilgisinin geçtiğini söyledi. Öz, Kızıl Saray’ın Beypazarı’nda bir köy olarak anıldığını ve Gündüz Alp’in mezarının bulunduğu ifade edilen Hırkatepe’ye bitişik konumda yer aldığını dile getirdi. Ayrıca Osmanlı dönemine ait tahrir defterlerinde “Kızıl Saray (Sekli)” ve “Hırka Köyü” adlarının görüldüğünü belirterek, yer adları ile metin bilgisinin aynı hat üzerinde buluştuğunu kaydetti.

“BU ANLATILAR BİRLEŞİNCE…”: ÖZ’ÜN ÇIKARIMI VE TARİHSEL ÇERÇEVE
Öz, sikkeler, yer adları ve kronikler birlikte okunduğunda farklı bir sonuca gidilebildiğini söyledi. Süleyman Şah hikâyesinin “kurmaca olabileceği” değerlendirmesinin tarih yazımı içinde tartışıldığını belirten Öz, bu ihtimal üzerinden bakıldığında “Gündüz Alp’in Ertuğrul’un babası olduğu neticesi çıkar” ifadelerini kullandı. Öz, bu yorumun tartışmayı bitirmediğini; fakat Ankara çevresinin kuruluş yol anlatılarındaki yerini güçlendirdiğini de sözlerine ekledi.

HIRKATEPE’DE TANITIM ÇABASI: DERNEK VE ETKİNLİKLER
Hırkatepe’de Gazi Gündüz Alp’i tanıtmak amacıyla 2016’da dernek kurduklarını söyleyen Gündüzalp Ünal, 2016-2024 arasında bölgede etkinlikler yapıldığını ifade etti. Ünal, Beypazarı, Hırkatepe ve Gazi Gündüz Alp’in hem Türkiye’de hem yurt dışında tanıtılması için çalıştıklarını belirtti. “Hemşehrilerimizin çoğu Hırkatepe’de bir Osmanlı dedesinin kabrinin olduğunu bilmiyor” diyen Ünal, Beypazarı’na gelen ziyaretçilerin türbeyi görmeden dönmemesi için tanıtımın artması gerektiğini dile getirdi.

“TÜRBE 2002’DE YENİLENDİ”: VALİLİK DESTEĞİ VE BAHÇELİ DETAYI
Her yıl mayıs ayı sonunda Gazi Gündüz Alp Şenlikleri yapıldığını anlatan Ahmet Gündüzalp, türbenin Hırkatepe’de bulunduğunu söyledi. Ahmet Gündüzalp, bazı kaynaklarda Ertuğrul Gazi’nin babasının Gündüz Alp mi Süleyman Şah mı olduğunun yazıldığını, bu nedenle konunun bölgede yakından takip edildiğini ifade etti. Türbenin 2002 yılında Ankara Valiliğinden alınan destekle yenilendiğini söyleyen Ahmet Gündüzalp, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de sürece katkı sağladığını; açılışın 2002’de yapıldığını belirtti.

ZİYARETÇİLERİN İLGİSİ: “HER AY GELENLER VAR”
Türbeye düzenli ziyaretçi geldiğini ifade eden İbrahim Sergi, Gündüz Alp’in Osman Gazi’nin dedesi olduğu bilgisinin bölgede yaygın biçimde anlatıldığını söyledi. Sergi, “Herkes Süleyman Şah olarak biliyor ama Süleyman Şah değil” diyerek konuya dair yerel kanaati dile getirdi. Türbenin geçmişinin eskiye dayandığını belirten Sergi, anma etkinliklerinin her yıl yapıldığını, Osmanlı tarihine ilgi duyanların türbeyi ziyaret ettiğini ifade etti.
