Ankara’da kavşak sorunu: Sürücülerin kâbusu haline nasıl geldi?
Ankara’da her gün on binlerce sürücünün geçtiği bazı kavşaklar, trafik yoğunluğu, yanlış sinyalizasyon ve karmaşık şerit düzenleriyle adeta sabır testi yaşatıyor. Ankara trafiğinde kazaların, korna seslerinin ve gerginliğin sıklaştığı bu kavşaklar, “neden hâlâ çözülmüyor” sorusunu da beraberinde getiriyor.
Ankara’da son yıllarda artan araç sayısı, yetersiz kavşak tasarımları ve düzensiz şerit kullanımıyla birleşerek bazı noktaları sürücülerin kâbusuna dönüştürüyor. Günün özellikle sabah ve akşam saatlerinde bu kavşaklarda yoğunluk zirveye çıkıyor. Sürücüler Ankara içinde aynı mesafeyi kimi zaman 10 dakikada, kimi zaman 40 dakikada alıyor. Kaza oranlarının yüksekliği ve sık yaşanan tartışmalar, bu kavşakların yapısal ve davranışsal sorunlarının acilen ele alınmasını zorunlu kılıyor.
ANKARA TRAFİĞİ KRİTİK KAVŞAKLARDA TIKANIYOR
Ankara’da şehir içi ulaşımın omurgasını oluşturan ana arterler, çoğu noktada birkaç ilçeyi kesen kavşaklarla bağlanıyor. Ancak bu kavşakların bir kısmı, artan nüfus ve araç yoğunluğunu taşımakta zorlanıyor. Yetersiz dönüş cepleri, kısa hızlanma şeritleri ve karmaşık dönel kavşaklar, Ankara trafiğinde “darboğaz” etkisi yaratıyor.
Bu noktalarda yaşanan en küçük bir aksama, kilometrelerce kuyruğa dönüşebiliyor. Özellikle işe gidiş ve işten dönüş saatlerinde, bir anda kilitlenen kavşaklar sürücüleri alternatif yollara yöneltiyor. Fakat Ankara’da yan yolların da sınırlı kapasitede olması, sorunu sadece farklı noktalara taşıyor. Günün sonunda kaybeden yine sürücüler ve zaman oluyor.
SİNYALİZASYON SORUNLARI SÜRÜCÜLERİ ÇİLEDEN ÇIKARIYOR
Ankara’daki sorunlu kavşakların ortak özelliklerinden biri de sinyalizasyon ayarlarının trafik akışına uyum sağlayamaması. Bazı kavşaklarda ana akım yönüne yeterince yeşil süre verilirken, yan kollar neredeyse her dönüşte kırmızıya yakalanıyor. Bu durum, sürücülerin sabrını zorlayarak kavşak içinde riskli manevralara zemin hazırlıyor.
Diğer yandan, bazı noktalarda ise yayalar için tanınan süre ile araç akışı arasında denge kurulamıyor. Sık sık kırmızı ışığa rağmen geçen araçlar, Ankara’da bu kavşaklarda yaya güvenliğini ciddi biçimde tehlikeye atıyor. Uyumsuz sinyalizasyon, hem trafik yoğunluğunu artırıyor hem de sürücü psikolojisini olumsuz etkileyerek agresif davranışlara zemin hazırlıyor.

ŞERİT KARMAŞASI KAZALARI VE GERGİNLİĞİ ARTIRIYOR
Ankara’daki problemli kavşakların hemen hepsinde ortak bir tablo var: Son anda şerit değiştiren, ani dönüşe hazırlanan, sinyal kullanmadan manevra yapan araçlar.
Yetersiz veya kafa karıştırıcı yol çizgileri, sürücülerin doğru şeridi zamanında seçmesini zorlaştırıyor. Bu da kavşak içinde tehlikeli “şerit savaşlarına” dönüşüyor.
Bazı kavşaklarda düz giden şeridin bir anda sola dönüş şeridine dönmesi, Ankara’da özellikle yabancı sürücüler için büyük sürpriz yaratıyor.
Son anda şerit değiştiren araçlar, arkadan gelenleri ani fren yapmaya zorluyor. Bu da zincirleme kazalara davetiye çıkarıyor. Korna sesleri, camdan yapılan uyarılar ve gerilim dolu anlar, bu kavşakların günlük rutini haline geliyor.
BEŞ KAVŞAK ANKARA’DA SÜREKLİ GÜNDEMDE KALIYOR
Ankara’da sürücülerin sosyal medyada en çok yakındığı kavşaklar, genellikle aynı özellikleri taşıyor: Yetersiz kapasite, sık kazalar, karışık yönlendirmeler. Bu kavşaklar, Ankara’da hem özel araç kullanıcılarının hem de toplu taşıma sürücülerinin gündeminde yer almaya devam ediyor.
Günün belirli saatlerinde bu kavşaklarda oluşan yoğunluk, sadece o bölgedeki trafiği değil, çevre arterleri de etkiliyor. Özellikle toplu taşıma güzergâhlarının geçtiği kavşaklarda yaşanan tıkanmalar, Ankara’da binlerce kişinin işe ve okula geç kalmasına neden oluyor. Bu kavşaklar, adeta şehrin “zaman tuzağı” noktalarına dönüşmüş durumda.
SÜRÜCÜ DAVRANIŞLARI SORUNLARI DERİNLEŞTİRİYOR
Ankara’da kavşakları sorunlu hale getiren yalnızca fiziksel tasarım ve altyapı eksikliği değil. Sürücülerin sabırsızlığı, trafik kurallarına uyma konusundaki isteksizliği ve “ben geçeyim de ne olursa olsun” anlayışı, bu noktaları daha da tehlikeli yapıyor.
Kırmızıya dönen ışığa son saniyede hızlanarak girmek, kavşak ortasında kalabalık oluşturuyor. Ankara’da özellikle yoğun saatlerde, kavşak içine girmemesi gereken araçların boşluk bulduğunu sanarak ilerlemesi, hem blokaj yaratıyor hem de kavşak içi kazalara neden oluyor. Kavşak girişlerinde sinyal kullanmadan şerit değiştirmek ise hem kaza riskini artırıyor hem de sürücüler arasında gerilimi tırmandırıyor.
ALTYAPI PLANLAMASI ANKARA’DA GERİDEN GELİYOR
Ankara son yıllarda hızlı bir nüfus ve araç artışı yaşarken, birçok kavşak hâlâ eski trafik yoğunluğu verilerine göre tasarlanmış durumda. Dönüş ceplerinin yetersiz kalması, toplu taşıma duraklarının kavşağa çok yakın konumlanması ve yan yolların kısa tutulması, bu noktaları kilitliyor.
Bazı kavşaklarda, ileride yapılması planlanan köprülü kavşak veya tünel projeleri nedeniyle geçici çözümlerle idare ediliyor. Ancak bu geçici düzenlemeler yıllarca kalıcı hale geldiğinde, Ankara’da sürücüler için kalıcı sorun demek oluyor. Planlama ile sahadaki gerçek arasında oluşan fark, kavşakların kronik problem haline gelmesine yol açıyor.

YAYA GÜVENLİĞİ ANKARA’DA KAVŞAKLARDA RİSKE GİRİYOR
Ankara’daki sorunlu kavşaklarda, sadece araçlar değil yayalar da ciddi risk altında. Kaldırım sürekliliğinin bozulduğu, güvenli yaya geçitlerinin yeterince belirgin olmadığı noktalarda, karşıdan karşıya geçmek özellikle yaşlı ve çocuklar için büyük tehlike yaratıyor.
Bazı kavşaklarda, yayaların kullanması gereken üstgeçitler veya altgeçitler uzak ya da merdivenli olduğu için tercih edilmiyor. Bu durumda vatandaşlar, Ankara trafiğinin yoğun olduğu anlarda bile en kısa yerden karşıya geçmeyi deniyor. Sürücüler ise kavşak çıkışlarında hızlanmaya başladığı için, yaya fark etme süresi kısalıyor ve kaza ihtimali artıyor.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ANKARA’DA MASADA DURUYOR
Ankara’da sorunlu kavşaklar uzun süredir tartışma konusu olsa da, çözüm için atılabilecek adımlar net şekilde biliniyor. Öncelikle, en yoğun kavşaklarda akıllı sinyalizasyon sistemlerinin yaygınlaştırılması gerekiyor. Anlık yoğunluğa göre yeşil süre ayarlayan sistemler, tıkanmayı azaltabiliyor.
İkinci olarak, kavşak yaklaşımında sürücüyü yönlendiren tabelaların ve yol çizgilerinin daha anlaşılır hale gelmesi şart. Ankara’da özellikle yabancı sürücüleri de düşünerek, net ve erken uyarılarla doğru şerit seçimi kolaylaştırılmalı. Ayrıca, kavşak içindeki şerit düzenlerinin sadeleşmesi, ani manevra ihtiyacını azaltarak hem stresi hem kaza riskini düşürecektir.
SÜRÜCÜ BİLİNCİ ANKARA’DA FARK YARATABİLİR
Tüm yapısal ve teknik eksiklere rağmen, Ankara’daki sorunlu kavşaklarda tabloyu değiştirebilecek en hızlı unsur sürücü davranışları olabilir. Takip mesafesine dikkat etmek, son dakika şerit değiştirmekten kaçınmak, “kavşak içinde kalma” riskini göze almamak, günlük trafik akışını bile gözle görülür biçimde iyileştirebilir.
Sakin kalmayı başaran, sinyal kullanan ve kurallara uyan sürücüler çoğaldıkça, Ankara’daki kavşaklar da daha “tahammül edilebilir” hale gelecektir. Korna, bağırış ve ani frenlerin yerini, öngörülebilir ve düzenli bir akış aldığında, bu kavşakların “kâbus” etiketi yavaş yavaş silinebilir.