Ankara’da kuş gözlemi nerede yapılır? Yeni başlayanlar için en uygun rota

Ankara’da kuş gözlemciliği nerede yapılır, hangi gölde hangi türler görülür, yeni başlayanlar için en uygun rota hangisi, hangi mevsimde nereye gidilir?

EP
Esra Polat Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara’da kuş gözlemi nerede yapılır? Yeni başlayanlar için en uygun rota
EP
Esra Polat Editör

Ankara, gri kamu binaları ve yoğun trafiğiyle bilinse de, kuş göç yolları üzerindeki konumuyla Türkiye’nin en sürprizli kuş gözlem durakları arasında yer alıyor. Mogan ve Eymir’den Nallıhan Kuş Cenneti’ne, Soğuksu Milli Parkı’ndan ODTÜ ormanına kadar hem amatörler hem uzmanlar için farklı zorluk ve tür zenginliği sunan pek çok rota başkent sınırları içinde bulunuyor. Sulak alanlar özellikle göç ve kış dönemlerinde yüzlerce türü ağırlarken, ormanlık ve dağlık bölgeler yırtıcı kuşların sahnesine dönüşüyor.

ANKARA’DA KUŞ GÖZLEMCİLİĞİ TALEBİ ARTIYOR

Ankara’da doğa yürüyüşü ve fotoğrafçılıkla birlikte kuş gözlemciliğine ilgi son yıllarda belirgin şekilde yükseliyor. Özellikle hafta sonları Mogan ve Eymir çevresinde, elinde dürbün ve fotoğraf makinesiyle gezen grupların sayısı artıyor. Uzman ornitologlar, Ankara’nın yalnızca “memur kenti” olarak anılmasının doğa potansiyelini gölgelediğini, oysa başkentin hem sulak alan hem orman ve bozkır ekosistemiyle kuş çeşitliliği açısından güçlü bir laboratuvar sunduğunu vurguluyor.

Ankara sınırları içinde yer alan sulak alanlarda su kuşlarının, kuzeydeki orman ve dağlık bölgelerde ise kartal, akbaba gibi yırtıcıların düzenli olarak gözlendiği belirtiliyor. Kentteki üniversite toplulukları ve doğa dernekleri, hem deneyimli kuş gözlemcileri hem de yeni başlayanlar için rehberli turlar planlayarak bu ilgiyi canlı tutuyor. Resmî mevzuat gereği korunan alan statüsündeki bölgelerde ise gürültü, atık bırakma, izinsiz drone uçurma gibi faaliyetler sıkı şekilde denetleniyor.

MOGAN GÖLÜ KUŞ GÖZLEMCİLERİN İLK DURAĞI OLUYOR

Gölbaşı’ndaki Mogan Gölü, Ankara’da kuş gözlemciliğine başlamak için en erişilebilir nokta olarak öne çıkıyor. Kent merkezine yaklaşık 20 dakikalık mesafede bulunan göl, özellikle kış aylarında kuzeyden gelen ördek türlerini ve su kuşlarını ağırlıyor. Sevgi Çiçeği tarafındaki sazlıklar ve ahşap yürüyüş yolları, kuşlara fazla yaklaşmadan gözlem yapma imkânı sunuyor.

Uzmanlara göre Mogan’da Dikkuyruk (nesli tehlikeye yakın), Pasbaş Patka, Sakarmeke, Bahri ve farklı balıkçıl türleri belli dönemlerde düzenli olarak görülebiliyor. Sabahın erken saatlerinde gölün güney ucundaki sakin sazlık bölgeleri, hem gözlem hem fotoğraf için en verimli alanlar arasında gösteriliyor. Göl çevresindeki rekreasyon alanlarının varlığı, ailece kuş gözlemi yapmak isteyenler için de Mogan’ı cazip kılıyor.

Mogan Gölü

EYMİR GÖLÜ SU VE ORMAN KUŞLARINI BULUŞTURUYOR

ODTÜ arazisi içindeki Eymir Gölü ise Mogan’a göre daha ağaçlık bir çevreye sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Bu yapı, hem su kuşlarını hem de orman türlerini aynı rotada görme imkânı sağlıyor. Eymir, özellikle kentin içinden çıkmadan doğayla baş başa kalmak isteyen Ankaralıların tercih ettiği bir rota hâline gelmiş durumda.

Göl çevresinde karabataklar, Yeşilbaş ördekler ve gölün donmadığı kış dönemlerinde kuzeyden gelen ördek sürüleri gözlenebiliyor. Kıyı şeridini çevreleyen ağaçlıklarda ise İshak Kuşu, farklı ağaçkakan türleri ve mevsimine göre çeşitli ötücüler kaydediliyor. Doğa toplulukları, hafta içi sabah erken saatlerini, hem kalabalıktan uzak kalmak hem de kuşların en aktif olduğu zaman dilimine denk gelmek için öneriyor.

Eymir Gölü

NALLIHAN KUŞ CENNETİ TÜRKİYE ÖLÇEĞİNDE ÖNE ÇIKIYOR

Sarıyar Barajı havzasında yer alan Nallıhan Kuş Cenneti (Davutoğlan), yalnız Ankara için değil, Türkiye genelinde de bilinen özel bir sulak alan konumunda. Ankara merkezine yaklaşık 130 kilometre uzaklıktaki bölge, özellikle renkli ve katmanlı tepeleriyle fotoğrafçıların ilgisini çekiyor.

Burada Kara Leylek düzenli olarak ürüyor ve bu özelliğiyle Nallıhan, türün önemli üreme alanlarından biri sayılıyor. Balıkçıllar, çeşitli yırtıcı kuşlar ve mevsime göre binlerce su kuşu, göç dönemlerinde alana uğruyor. Manzara fotoğrafçıları için de arka plandaki kızıl ve yeşil tonlardaki tepeler, kuş gözlemiyle birlikte benzersiz kadrajlar sunuyor. Uzmanlar, Nallıhan’a yapılacak ziyaretlerin özellikle ilkbahar ve sonbahardaki göç zamanlarına planlanmasının daha verimli olacağını belirtiyor.

Nallıhan Kuş Cenneti

SOĞUKSU MİLLİ PARKI YIRTICI KUŞLARA EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR

Kızılcahamam’daki Soğuksu Milli Parkı, Ankara’nın kuzeyinde çam ormanlarının başladığı bölgede yer alıyor ve yırtıcı kuşlar açısından Türkiye’nin kritik alanlarından biri kabul ediliyor. Ankara’ya yaklaşık bir saat uzaklıktaki milli park, piknik alanı kimliğinin ötesinde önemli bir yaban hayatı sahnesi barındırıyor.

Parkın en dikkat çeken türü, devasa boyutlarıyla bilinen Kara Akbaba (Aegypius monachus). Soğuksu, bu türün Türkiye’deki en önemli üreme alanları arasında gösteriliyor. Bunun yanı sıra Kızıl Şahin, Küçük Kartal ve orman içlerinde Kara Ağaçkakan da alanda gözlenebilen önemli türler arasında yer alıyor. “Fosil Ağaç” mevkii ve çevresindeki yüksek tepeler, süzülen yırtıcıları izlemek için tercih edilen noktalar arasında sayılıyor.

Milli park statüsü nedeniyle bölgede ateş yakma, yüksek sesle müzik, vahşi yaşama zarar verebilecek faaliyetler ve belirli alanlarda araçla giriş, ilgili mevzuat kapsamında kısıtlanıyor. Yetkililer, yaban hayatını rahatsız edecek davranışlar karşısında idari yaptırımlar uygulanabildiğini hatırlatıyor.

Kızılcahamam Soğuksu Milli Parkı

ODTÜ ORMANI GÖÇMEN TÜRLERE MOLAK NOKTASI SAĞLIYOR

Şehirden tamamen çıkmadan kuş gözlemi yapmak isteyenler için ODTÜ Ormanı ve kampüs çevresi öne çıkıyor. Bozkır dokusunun içinde bir “yeşil ada” gibi duran bu alan, özellikle göç dönemlerinde dinlenme ve beslenme ihtiyacı duyan birçok kuş türü için mola noktası işlevi görüyor.

Bölgede Alakarga, Saksağan gibi yaygın türlerin yanı sıra Orman Kulaklı Baykuşu ve ilkbahar-sonbahar göçlerinde onlarca farklı ötücü kaydedilebiliyor. Üniversite içindeki doğa ve kuş gözlem toplulukları, yıl boyunca düzenli turlarla hem kampüs içi bilinci artırıyor hem de kentin göç yollarındaki önemine dikkat çekiyor.

ODTÜ Ormanı

ÇÖL GÖLÜ DÖNEMSEL OLARAK FLAMİNGOLARI AĞIRLIYOR

Ankara çevresindeki rotalardan biri de zaman zaman flamingoları ağırlayan Çöl Gölü. Kent merkezine yaklaşık bir saat mesafedeki bu alan, özellikle ilkbahar döneminde su seviyesi ve iklim koşulları uygun olduğunda pembe flamingo sürülerine ev sahipliği yapabiliyor.

Sulak alanların, Ramsar Sözleşmesi ve ulusal mevzuat kapsamında hassas ekosistemler olduğu vurgulanırken, uzmanlar Çöl Gölü ve benzeri bölgelerde araçla kıyıya kadar yaklaşmama, sazlık alanlara girmeme ve kuşlara doğru koşmama gibi basit önlemlerle dahi büyük fark yaratılabileceğine işaret ediyor.

Çöl Gölü

BAŞKENTTE KUŞ GÖZLEMİ İÇİN HANGİ MEVSİM SEÇİLİYOR?

Ankara’da kuş gözleminin en yoğun ve verimli olduğu dönemler, genellikle ilkbahar ve sonbahardaki göç zamanları olarak ifade ediliyor. Mogan Gölü, kış ve ilkbahar aylarında su kuşları için öne çıkarken; Nallıhan’da ilkbahar ve sonbahar, Soğuksu Milli Parkı’nda ise ilkbahar ve yaz dönemleri daha hareketli geçiyor.

Eymir Gölü yıl boyunca kuş gözlemi için kullanılabilir bir rota sunarken, Çöl Gölü özellikle ilkbaharda flamingo gözlemi ihtimaliyle dikkat çekiyor. Bu çeşitlilik, Ankara’da farklı mevsimlerde farklı habitatları deneyimlemek isteyen kuş gözlemcileri için geniş bir takvim oluşturuyor.

YENİ BAŞLAYANLAR İÇİN ANKARA’DA KUŞ GÖZLEM REHBERİ 

Kuş gözlemciliğine yeni adım atanlar için Mogan Gölü, kolay ulaşım ve tür çeşitliliği nedeniyle ilk adres olarak gösteriliyor. Uzmanlar, başlangıç için 8x42 veya 10x42 bir dürbün, Türkiye kuşlarını tanıtan bir alan rehberi kitap ya da mobil uygulama ve mümkünse not tutmak için küçük bir defter öneriyor.

Özellikle Nallıhan ve Soğuksu gibi uzun mesafe rotalar için, sabahın ilk ışıklarında alanda olacak şekilde yola çıkmak, kuşların en aktif olduğu saatleri yakalamak açısından önem taşıyor. Ankara’daki doğa dernekleri ve üniversite toplulukları, yeni başlayanların tek başına alana girmek yerine rehberli grup etkinliklerine katılmasının hem güvenlik hem de tür tanıma açısından daha yararlı olacağının altını çiziyor.

Resmî uyarılar, kuş gözlemi sırasında yüksek sesle konuşmama, yuvalara yaklaşmama, besleme yaparak doğal davranışları bozmama ve korunan alanlarda belirlenen yürüyüş yollarından ayrılmama yönünde yoğunlaşıyor. Yetkililer, Ankara’daki sulak alan ve ormanlık bölgelerin yalnız kuşlar için değil, kentte yaşayan milyonlarca insan için de kritik ekosistem hizmetleri sunduğunu hatırlatıyor.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa