Ankara’da sakin yürüyüş için en huzurlu parklar
Ankara’da kalabalık ve mangal dumanından uzak, gerçekten sakin yürüyüş parkı arayanlar için hangi park daha uygun, hangi saatlerde gitmek mantıklı?
Ankara’da şehir gürültüsünden uzaklaşıp yürüyüş yapmak isteyenler için 30 Ağustos Zafer Parkı, Portakal Çiçeği Parkı, Çansera Kent Bahçesi ve Eymir Gölü öne çıkıyor. Mangal ve piknik kısıtlamaları, vadi yapısı, geniş doğal alanlar ve zamanlama önerileriyle bu parklar, özellikle sakinlik arayan Ankaralılara farklı alternatifler sunuyor.
ANKARA’DA PARK KÜLTÜRÜ SAKİNLİĞE DOĞRU EVRİLİYOR
Ankara uzun yıllardır parklarıyla bilinen bir şehir olsa da, son dönemde özellikle “sessiz yürüyüş” odaklı alanlara talep arttı. Seğmenler, Kuğulu, Gençlik Parkı gibi sembolik yerler gün içinde yoğun kalabalıkların uğrak noktası haline gelirken, daha düzenli ve kurallı alanlar öne çıkmaya başladı. Hem belediye uygulamaları hem de kentlinin beklentisi, mangal dumanı ve gürültüden uzak, yürüyüş öncelikli parkları öne çıkarıyor.
Bu çerçevede Çankaya ve Yenimahalle aksında yer alan bazı parklar, piknik ve ateş yakma yasakları, güvenlik uygulamaları ve planlı peyzaj düzeniyle “şehir içi kaçış noktası” işlevi görüyor. Uzmanlar, özellikle merkezde yaşayanlar için otomobile bile binmeden ulaşılabilecek bu parkların, hem fiziksel aktivite hem de zihinsel dinlenme açısından önemli olduğunu vurguluyor.
30 AĞUSTOS ZAFER PARKI YÜRÜYÜŞÇÜLER İÇİN ÖNE ÇIKIYOR
Ankara’nın en sakin yürüyüş rotalarından biri, AŞTİ’nin hemen karşısında konumlanan 30 Ağustos Zafer Parkı olarak öne çıkıyor. Hem ulaşım kolaylığı hem de sıkı kuralları nedeniyle bu park, klasik “piknik alanı” profilinden tamamen ayrılıyor.
Parkta örtü serip piknik yapmak, mangal veya ateş yakmak kurallara göre yasak. Bu uygulama, özellikle kalabalık ve gürültülü grupların parka yerleşmesini büyük ölçüde engelliyor. Alanı ağırlıklı olarak yürüyüş yapanlar, koşucular, bisiklete binenler ve çevrede yaşayan site sakinleri kullanıyor.
Modern peyzaj anlayışıyla düzenlenmiş parkta geniş yürüyüş bantları, ayrı bisiklet parkuru ve gölge sağlayan ağaç dokusu bulunuyor. Şehrin merkezinde yer almasına rağmen, iç bölgelere doğru ilerledikçe ana yol gürültüsünün azaldığı, ses perdesi oluşturan ağaç ve bitki yoğunluğunun arttığı belirtiliyor. Akşam saatlerinde park aydınlatması ve insan sirkülasyonu sayesinde güvenlik hissinin yüksek olduğu, özellikle kadın kullanıcılar tarafından tercih edildiği ifade ediliyor.

PORTAKAL ÇİÇEĞİ PARKI ŞEHRİN GİZLİ VADİSİ OLARAK ÖNE ÇIKIYOR
Çankaya’da Seğmenler Parkı kalabalığından yorulanlar için en cazip alternatiflerden biri, Atakule ile Ansera AVM arasındaki vadide yer alan Portakal Çiçeği Parkı. Vadi formundaki bu park, hem topoğrafyası hem de bitki örtüsü sayesinde doğal bir ses bariyeri oluşturuyor.
Şehir trafiğinin uğultusu vadi üstünde kalırken, alt kısımlarda yürüyenler daha sakin bir atmosferle karşılaşıyor. İçindeki dere yatağı, su sesi ve zaman zaman görülen ördekler, parkın “şehir ortasında küçük bir doğa koridoru” gibi algılanmasını sağlıyor.
Portakal Çiçeği Parkı’nı yoğun piknik kalabalığından çok, köpeklerini gezdiren mahalle sakinleri ve düzenli spor yapanlar kullanıyor. Hafta sonları bile Seğmenler veya Botanik Park’a kıyasla daha az insan barındırdığı, özellikle sabah ve akşamüstü saatlerinde yürüyüş için oldukça elverişli olduğu belirtiliyor. Romantik yürüyüş yapmak isteyen çiftler için de, kalabalık baskısı olmadan vakit geçirilebilecek nadir merkezî alanlardan biri konumunda.

ÇANSERA KENT BAHÇESİ DOĞA İLE BAŞ BAŞA YÜRÜYÜŞ İMKÂNI SUNUYOR
ODTÜ ormanına komşu konumdaki Çansera Kent Bahçesi, Ankara içinde “doğaya açılan kapı” olarak tanımlanıyor. Diğer kent parklarına kıyasla çok daha geniş bir alana yayılan bu bahçe, kalabalıkların gelse bile alana dağılması sayesinde daha dingin bir atmosfer sunuyor.
Yürüyüşçüler bu parkta, uzun ve kesintisiz yürüyüş parkurlarında hem inişli çıkışlı hem de düz zeminlerde tempo yapma imkânı buluyor. Alanın yüksekçe noktalarından şehir manzarası izlenirken, gürültü kirliliğinin sınırlı seviyede kalması özellikle dikkat çekiyor. Bu yönüyle Çansera, daha çok bilinçli yürüyüşçülerin, düzenli spor yapanların ve uzun mesafe yürümek isteyenlerin tercih ettiği bir yer haline gelmiş durumda.
Peyzaj düzenlemesi, bakımlı çim alanlar, oturma noktaları ve ağaç dokusuyla birlikte park, kalabalık aile pikniklerinden ziyade, bireysel veya küçük gruplu spor aktivitelerine uygun bir karakter taşıyor. Uzmanlar, özellikle hafta içi akşamları ve hafta sonu sabah erken saatlerin, Çansera’da en sakin zaman dilimleri olduğunu vurguluyor.

EYMİR GÖLÜ ZAMANLAMAYA GÖRE SAKİNLEŞİYOR
Ankara denince akla gelen yürüyüş ve bisiklet rotalarının başında Eymir Gölü yer alıyor. Ancak Eymir, sakinlik açısından diğer parklardan farklı bir profile sahip. Göl çevresi doğası gereği oldukça huzurlu olsa da, yoğun ilgi nedeniyle özellikle hafta sonları ciddi bir kalabalıkla karşılaşılabiliyor.
Bu nedenle Eymir’in “sakin rotalar” listesine girebilmesi, büyük ölçüde zamanlama stratejisine bağlı. Hafta içi günlerinde sabah ve akşam saatlerinde göl çevresi, bisikletçiler ve düzenli yürüyüş yapanlarla sınırlı kalırken, araç ve yaya yoğunluğu düşük seviyede seyrediyor. Hafta sonu için ideal saat dilimi ise sabah 08.00 öncesi olarak gösteriliyor. Bu saatten sonra, araç girişleri ve göl çevresindeki tesislerin hareketlenmesiyle kalabalık artıyor.
Yürüyüş odaklı gidenler için önerilen, göl etrafını tempolu bir yürüyüşle tamamlamak ve özellikle öğle saatlerinden önce bölgeden ayrılmak. Aksi halde aranan sessizlik yerini, tur otobüsleri, kalabalık gruplar ve araç trafiğinin yarattığı gürültüye bırakabiliyor.

ANKARALILARA ZAMANLAMA VE KURAL UYARISI YAPILIYOR
Uzmanlar, Ankara’da gerçekten sakin bir yürüyüş deneyimi için iki temel noktaya dikkat çekiyor: Parkın kullanım kuralları ve gidilen saat dilimi. Mangal ve piknik yasağı olan alanlar, günün hemen her döneminde daha düzenli ve sessiz kalırken, yasağın esnek veya uygulanmadığı parklar özellikle hafta sonu hızla kalabalıklaşıyor.
Bu nedenle Ankaralılara, 30 Ağustos Zafer Parkı, Portakal Çiçeği Parkı ve Çansera Kent Bahçesi gibi yürüyüş odaklı parklara yönelmeleri, Eymir Gölü için ise hafta içi ya da hafta sonu erken saatleri tercih etmeleri öneriliyor. Böylece hem kent içi ulaşımı zorlamadan hem de gürültüye maruz kalmadan düzenli yürüyüş alışkanlığı sürdürülebiliyor.
KISA KARŞILAŞTIRMA TABLOSU DİKKAT ÇEKİYOR
Ankara’daki başlıca yürüyüş odaklı parklar, sakinlik ve kullanım profiline göre şu şekilde öne çıkıyor:
30 Ağustos Zafer Parkı: Çok yüksek sakinlik, mangal ve piknik yasağı, yürüyüşe odaklı kullanıcı profili.
Portakal Çiçeği Parkı: Vadi yapısı sayesinde yüksek sakinlik, mahalle sakinleri ve köpek gezdirenler için ideal.
Çansera Kent Bahçesi: Geniş alan, ferah yürüyüş rotaları, şehir manzarası ve uzun mesafe yürüyüş imkânı.
Eymir Gölü: Hafta içi veya sabah erken saatte göl kenarı huzuru, doğa ve bisiklet tutkunları için cazip.
Böylece Ankara’da yaşayanlar, ruh hâline ve beklentilerine göre kendilerine en uygun yürüyüş parkını seçebiliyor.