Ankara’da müstakil yaşam rehberi: İncek ve Beytepe yükseliyor

Pandemi ve deprem endişesi sonrası Ankara'da konut tercihleri nasıl değişiyor, İncek ve Beytepe hattındaki villa projeleri yatırımcıya neler sunuyor?

EP
Esra Polat Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara’da müstakil yaşam rehberi: İncek ve Beytepe yükseliyor
EP
Esra Polat Editör

Başkent Ankara genelinde özellikle pandemi süreci ve deprem riskine karşı artan farkındalıkla birlikte başlayan konut tercihlerindeki radikal değişim, İncek, Çayyolu ve Beytepe aksında yoğunlaşan villa projelerine olan talebi ciddi oranda artırdı. Vatandaşlar şehrin gürültüsünden uzaklaşmak ve toprağa temas eden bahçeli bir yaşama kavuşmak amacıyla imar planlarında düşük yoğunluklu konut alanı olarak ayrılan ve altyapı çalışmaları hızlanan bu bölgelere yöneliyor.

ANKARALILAR DEPREM KORKUSU NEDENİYLE MÜSTAKİL YAŞAMA GEÇİYOR

Yıllardır yüksek katlı rezidanslarda ve "site içi" apartman dairelerinde yaşamayı statü sembolü olarak gören Ankaralıların bakış açısı, son dönemde yaşanan toplumsal travmalarla kökten sarsıldı. 

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’na tabi apartman hayatının getirdiği ortak alan kısıtlamaları ve karantina dönemlerinde hissedilen "beton sıkışmışlığı", talebin yönünü değiştirdi. Özellikle Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, "yatay mimari" ve "zeminle temas" kavramları, Ankaralı konut alıcıları için bir lüks değil, güvenlik ihtiyacına dönüştü. Bu durum, şehrin batı ve güneybatı aksında yer alan, zemini sağlam kayalık bölgelerdeki müstakil parsellere olan ilgiyi zirveye taşıdı.

ANKARA'DA MÜSTAKİL EVLER HANGİ İLÇELERDE YOĞUNLUKTA

Ankara’nın gelişme aksı olan Eskişehir Yolu ve İncek Bulvarı çevresi, 3194 sayılı İmar Kanunu ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin nazım imar planlarına göre düşük yoğunluklu (emsal oranı düşük) yapılaşma alanı olarak belirlendi. 

Çukurambar veya Söğütözü gibi bölgelerde 30-40 katlı kulelere izin verilirken; İncek, Beytepe Köyü içi ve Alacaatlı bölgelerinde imar hakları genellikle villa veya az katlı yapılaşmaya (h=serbest yerine h=2 veya h=3 kat sınırı gibi) uygun. Bu yasal sınırlama, bölgenin "beton ormanına" dönüşmesini engelleyerek, geniş bahçe paylarına sahip, ferah yerleşim planlarının uygulanmasına olanak tanıyor. Böylece bölge sakinleri, hem şehrin içinde hem de şehirden izole bir "banliyö" hayatı sürme imkanına kavuşuyor.

ANKARA'DA müstakil EVLER pahalı mı?

Villa ve müstakil yaşam arayışında olanlar için Ankara’nın bu üç bölgesi farklı karakterler sunuyor. Beytepe, şehre fiziksel yakınlığı ve prestijli algısı nedeniyle en yüksek metrekare birim fiyatlarına sahip bölge olarak öne çıkıyor. Buradaki projeler genellikle "lüks site" konseptinde ve markalı konut üreticileri tarafından hayata geçiriliyor. İncek ise daha geniş arazilere yayılması ve kooperatifleşmeye uygun yapısı sayesinde, hem ultra lüks malikanelere hem de orta-üst gelir grubuna hitap eden daha mütevazı villa sitelerine ev sahipliği yapıyor. Çayyolu ve Beysukent hattı ise bölgenin "eskisi" olması nedeniyle oturmuş bir yeşil dokuya sahip olsa da, buradaki yapı stokunun yaşlanması, alıcıları Alacaatlı ve Dodurga gibi daha bakir alanlara itiyor.

ANkarada müstakil ev sahibi olmanın en ekonomik yolu ne?

Ankara’da müstakil ev sahibi olmanın en yaygın ve ekonomik yollarından biri, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu kapsamında kurulan yapı kooperatiflerine girmek. Özellikle İncek ve Dodurga taraflarında, arsa payı üzerinden üyelik sistemiyle ilerleyen bu model, markalı konut projelerine kıyasla yüzde 40-50’ye varan maliyet avantajı sunuyor. Ancak bu sistemde, inşaat sürecinin uzaması ve şerefiyelendirme (konum ve manzara farkı bedeli) aşamalarında yaşanan hukuki anlaşmazlıklar gibi riskler bulunuyor. Vatandaşlar, "natamam" (ileri kaba inşaat) olarak teslim edilen villaları kendi zevklerine ve bütçelerine göre tamamlayarak, kişiselleştirilmiş bir yaşam alanına sahip olmayı tercih ediyor.

MÜSTAKİL EVLERDE BAHÇE KULLANIM ALANI NASIL BELİRLENİYOR?

Müstakil yaşamın en kritik hukuki detayı, bahçe kullanım haklarıdır. İkiz villalarda veya çoklu villa sitelerinde, bahçelerin "ortak alan" mı yoksa "eklenti" mi olduğu konusu sıkça tartışma yaratıyor. 

Bilinçli alıcılar ve hukukçular, tapu devri sırasında "Yönetim Planı"nın incelenmesini şart koşuyor. Yönetim planında, her bağımsız bölüme tahsis edilen bahçe sınırlarının net olarak çizilmesi (tahsisli kullanım hakkı), ileride komşular arasında çıkabilecek "sınır ihlali" veya "peyzaj dikimi" kavgalarını hukuki zeminde önlüyor. Ayrıca site aidatlarının, geniş bahçe bakımları ve güvenlik giderleri nedeniyle apartman dairelerine göre oldukça yüksek olması, bu yaşam tarzının maliyet kalemlerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa