Ankara’da konut piyasası: Orta Doğu savaşı inşaatı nasıl etkiler?

ATO Meclis Üyesi Hamza Can, Orta Doğu’daki çatışmaların Türkiye’de maliyet, talep ve yatırım yönünü etkilediğini söyledi.

BY
Barış Yılmaz Muhabir
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara’da konut piyasası: Orta Doğu savaşı inşaatı nasıl etkiler?
BY
Barış Yılmaz Muhabir

ATO Meclis Üyesi ve MİMDER Başkanı Hamza Can, Orta Doğu’da tırmanan gerilimin Türkiye’de inşaat sektörüne etkilerini değerlendirdi. Can, ABD ve İsrail ile İran hattındaki çatışmaların bölgeyi olduğu kadar küresel ekonomiyi de baskıladığını belirterek, savaşın “yıkım ve ölüm” anlamına geldiğini vurguladı. Can, belirsizlik ortamında maliyetlerin ve yatırım tercihlerinin değiştiğini, bunun da konut ve arsa piyasasına doğrudan yansıdığını ifade etti.

MALİYETLERDE ARTIŞ RİSKİ

Hamza Can, geniş çaplı bir savaş ihtimalinin ya da istikrarsızlığın sürmesinin Türkiye’de inşaat maliyetlerini yukarı çektiğini dile getirdi. Can’a göre etki; kısa vadede maliyet artışı, orta vadede talep davranışında değişim, uzun vadede ise yatırımın yön değiştirmesi şeklinde ortaya çıkıyor. Düzensiz göç dalgalarının sosyal ve ekonomik yük oluşturabileceğini kaydeden Can, planlı ve düzenli nüfus akımlarının ise ekonomiye katkı sağlayabildiğini söyledi. Can, bu ayrımın kamu yönetimi ve şehir planlama açısından kritik olduğunu da sözlerine ekledi.

ENERJİ VE HAMMADDE BASKISI

Savaş ortamında enerji, hammadde ve lojistik başlıklarında fiyatların yükseldiğini anlatan Can, petrol ve doğal gazın küresel fiyatlamada hızlı tepki verdiğini söyledi. Enerji kaynaklarını çeşitlendirmeyen ülkelerin daha ağır bir baskı yaşadığını belirten Can, Türkiye’nin son yıllarda yenilenebilir enerji yatırımlarını artırdığını, ayrıca petrol ve doğal gaz tedarikinde farklı pazarlara yöneldiğini kaydetti. Buna rağmen çimento, demir-çelik ve nakliye maliyetlerindeki artışın sektörün tamamını etkilediğini ifade eden Can, inşaat üretim maliyetlerinde beklentilerin üstüne çıkma riskinin büyüdüğünü vurguladı.

KONUT FİYATLARINA ETKİSİ

Can, maliyet kalemlerindeki yükselişin yeni konut üretiminde birim maliyeti artırdığını, bunun da satış fiyatlarını yukarı taşıdığını söyledi. Özellikle yeni proje geliştiren müteahhitler için bu dönemin “stratejik” bir aşama olduğunu dile getiren Can, finansman, tedarik ve işçilik planlamasının daha dikkatli yapılması gerektiğinin altını çizdi. Can, maliyet baskısı sürerken tüketicinin fiyat hareketlerini daha yakından takip ettiğini, bu nedenle piyasada karar sürecinin hızlanabildiğini ifade etti.

TÜRKİYE’YE TALEP KAYMASI

Bölgesel kriz dönemlerinde Türkiye’nin çoğu zaman görece güvenli ve istikrarlı bir ülke olarak görüldüğünü belirten Can, bu algının yabancı yatırımcıların konut talebini artırabildiğini söyledi. Can, bölgeden gelen sermayenin Türkiye’ye kayabileceğini, bazı ülkelerden göçün artabileceğini ve bunun büyük şehirlerde talep ile fiyatları etkileyebileceğini kaydetti. Geçmişte Körfez Savaşları döneminde benzer bir tablonun yaşandığını hatırlatan Can, İstanbul, Ankara ve Antalya’nın talebin hızlandığı şehirler arasında öne çıktığını dile getirdi.

İÇ GÜVENLİK HASSASİYETİ

Hamza Can, talep artışının tek başına yeterli bir gösterge olmadığını, iç güvenliği olumsuz etkileyebilecek risklere karşı kamu kurumlarının dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Can, piyasanın sağlıklı işlemesi için sosyal uyum, kayıt dışılıkla mücadele ve şehirlerin altyapı kapasitesinin korunmasının önemine işaret etti. “Güven” unsurunun hem yerli alıcı hem de yabancı yatırımcı için belirleyici olduğunu belirten Can, ekonomik istikrar kadar toplumsal istikrarın da piyasayı yönlendirdiğini ifade etti.

ANKARA’DA KONUT İLGİSİ

Belirsizlik dönemlerinde birikimlerin altın, döviz ve gayrimenkul gibi alanlara yöneldiğini söyleyen Can, bu nedenle arsa ve konut yatırımının canlı kaldığını dile getirdi. Can, Ankara’da konuta olan talebin ve yeni projelere ilginin sürdüğünü ifade ederek, özellikle gelişen bölgelerde fiyatların daha hızlı yükselebileceğini kaydetti. Maliyet artışına rağmen iyi lokasyondaki markalı projelerin daha “sürdürülebilir” bir yatırım görünümü verdiğini belirten Can, lokasyon ve proje kalitesinin bu dönemde daha da belirleyici hale geldiğini söyledi.

SAVAŞ SONRASI YENİDEN İNŞA

Can, çatışmaların ardından bölgede yeniden inşa sürecinin başlayacağını, Türkiye’den demir ve çimento başta olmak üzere inşaat malzemeleri ihracatının artabileceğini belirtti. Bu ihracatın iç piyasada maliyetleri yükseltmeye devam edebileceğini kaydeden Can, Türk müteahhitlik firmalarının savaşın yıktığı ülkelerde büyük ölçekli altyapı ve konut projeleri üstlenebileceğini ifade etti. Böyle bir tabloda işçi, usta ve mimar-mühendis ihtiyacının artacağını söyleyen Can, 6 Şubat depremleri sonrasında görülen işçilik maliyeti artışına benzer bir baskının yeniden oluşabileceğini dile getirdi.

ALIM KARARI VE STRATEJİ

Hamza Can, bu başlıkların özellikle yeni proje geliştiren firmalar için kritik bir yol haritası anlamına geldiğini kaydetti. Konut almak isteyenler açısından da fiyatların ve maliyetlerin seyrinin karar süresini etkilediğini söyleyen Can, hızlı kararın bazı alıcılar için avantaj yaratabildiğini ifade etti. Can, piyasayı izleyenlerin maliyet, arz-talep dengesi ve finansman koşullarını birlikte değerlendirmesinin önemli olduğunu vurguladı.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa