Ankara Kadın Müzik Topluluğu türkü hikâyesini sahnede oynuyor
Ankara Kadın Müzik ve Sanat Topluluğu, Anadolu türkülerini önce tiyatral olarak canlandırıyor, ardından koro halinde seslendiriyor.
Ankara’da kurulan “Ankara Kadın Müzik ve Sanat Topluluğu”, Anadolu türkülerini alışılmışın dışında bir sahne diliyle izleyiciyle buluşturuyor. Topluluk, sahnede önce türkülerin ortaya çıkış hikâyesini tiyatro yöntemiyle canlandırıyor, ardından aynı türküyü koro düzeninde seslendiriyor. Proje, hem müzik hem de tiyatro unsurlarını tek akışta birleştirerek izleyiciye bütünlüklü bir anlatı sunuyor. Çalışma, farklı meslek gruplarından kadınların bir araya gelmesiyle şekilleniyor ve repertuvarda Anadolu’nun çeşitli yörelerinden eserler yer alıyor.


KADINLARDAN OLUŞAN KORO
Koro Şefi Oğuz Boran tarafından 8 yıl önce kurulan topluluk, uzun süre koro çalışmalarıyla sahnede yer aldı. Kısa süre önce tiyatro çalışmalarını da projeye dahil eden ekip; akademisyen, banka memuru, ev kadını, öğretmen gibi farklı mesleklerden, sadece kadınlardan oluşuyor. Topluluk üyeleri, her gösteride bir türkünün hikâyesini sahnede oynuyor; ardından aynı türküyü çok sesli koro düzeninde yorumluyor. Bu yöntemle, türkülerin yalnızca melodisi değil, yakıldığı dönemin duygusu ve yaşanmışlıkları da izleyiciye aktarılıyor.


ON TÜRKÜNÜN HİKÂYESİ
Topluluğun tiyatral gösterilerinde yönetmenlik yapan Yücel Topuz, sahnedeki emeğin büyük bölümünün kadınlara ait olduğunu söyledi. Topuz, “Her meslek grubundan, her yaş grubundan ve sadece kadınlardan oluşan bir topluluğuz. Koro 8 yıldır devam ediyordu, kısa süre önce tiyatral çalışmalara başladık. Şu an türkülerin hikâyesini anlatıp sonrasında da türküleri seslendiriyoruz” dedi. Projede şu anda 10 türkünün hikâyesinin canlandırıldığını kaydeden Topuz, bu yaklaşımın izleyicide farkındalık oluşturduğunu vurguladı.


TÜRKÜNÜN DUYGUSU SAHNEYE TAŞINIYOR
Topuz, türkülerin çoğu zaman sadece seslendirildiğini, hikâyelerinin ise geniş kitlelerce bilinmediğini dile getirdi. “Dinlediğiniz türkünün hikâyesi bu, bu şekilde yakıldı, o kişi bunları hissetti demek için bu projeye başladık” sözleriyle amaçlarını anlattı. Hikâyenin sahnede oynanıp ardından aynı eserin koro eşliğinde seslendirilmesinin seyircide farklı bir atmosfer oluşturduğunu belirten Topuz, bu birleşimin gösteriyi daha güçlü kıldığını ifade etti. Topluluk, sahnede anlatı ve müziği arka arkaya getirerek türkülere “bağlam” kazandırıyor.


TURNE VE SOSYAL SORUMLULUK HEDEFİ
Farklı illerde turne yapmayı planladıklarını dile getiren Topuz, gittikleri şehirlere göre türkü seçimini değiştireceklerini söyledi. Topuz, “Gittiğimiz illere göre türküleri değiştirerek, yörelerin hikâyesini oynatarak farkındalık oluşturacağız. Yaptığımız işi Türkiye’ye tanıtmak istiyoruz; çünkü daha önce yapılmayan bir konsept yapıyoruz” dedi. Projenin ilerleyen dönemde sosyal sorumluluk çalışmalarına da taşınacağını kaydeden Topuz, dezavantajlı gruplara yönelik gösterimler planladıklarını ifade etti.


SAHNEDE DAYANIŞMA VE SİNERJİ
Topluluk üyelerinden, Hacettepe Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Kübra Sarıkaya (45), müziğe olan ilgisi nedeniyle gruba katıldığını söyledi. Sarıkaya, kadın topluluğu olmasının ayrıca heyecan verici olduğunu dile getirerek, “Müthiş ve enerjisi çok yüksek bir grup. Kadınlar bir araya gelince çok güzel bir sinerji oluştu” dedi. Sarıkaya, eğitmenlerin kendilerine türküleri doğru ve hissederek söylemeyi öğrettiğini belirtti; sahnede birbirlerine destek olduklarını kaydetti. “Kimlikler yok, sadece biz varız; müziğin ritmine kendimizi kaptırıyoruz” sözleriyle sahnedeki birlik duygusunu anlattı.