Hürmüz krizi büyüyor: Savaş gıda tedarikini de vurdu

İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı’nda yaşanan güvenlik krizinin sadece enerji değil, gıda tedarikini de tehdit ettiği belirtiliyor. Uzmanlara göre Körfez ülkelerinde milyonlarca kişi ciddi bir gıda arz riskiyle karşı karşıya.

HCK
Hanife Ceren Kılıç Muhabir
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Hürmüz krizi büyüyor: Savaş gıda tedarikini de vurdu
HCK
Hanife Ceren Kılıç Muhabir

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik 28 Şubat’ta başlattığı saldırıların ardından stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin aksaması, küresel tedarik zincirlerini derinden etkiliyor. Enerji taşımacılığının kalbi olarak bilinen boğazda yaşanan aksaklıkların, bu kez gıda krizini tetikleyebileceği ifade ediliyor.

Körfez ülkeleri için kritik tehdit

Gıdasının büyük bölümünü ithal eden Körfez ülkeleri için Hürmüz Boğazı hayati bir geçiş noktası. Bölge ülkelerinin yüzde 80 ila yüzde 98 oranında dışa bağımlı olduğu belirtilirken, yaşanan kriz yaklaşık 100 milyon insanın gıda tedarikini doğrudan etkileyebilecek potansiyele sahip.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi ülkelerde gıda sevkiyatlarının büyük ölçüde bu rota üzerinden sağlandığı biliniyor. Ancak son dönemde ticari gemilere yönelik saldırılar, bu akışı ciddi şekilde sekteye uğrattı.

Gemi saldırıları tedarik zincirini kilitledi

Hürmüz Boğazı çevresinde artan saldırılar nedeniyle birçok nakliye şirketi rotalarını değiştirmeye başladı. Taze gıda taşıyan konteynerlerin bir kısmı, Dubai yerine Hindistan ve Sri Lanka gibi daha güvenli limanlara yönlendiriliyor.

Bölgede iki düzineden fazla geminin saldırıya uğraması, gıda sevkiyatlarının gecikmesine ve bazı ürünlerin uzun süre bekletilmesine neden oluyor. Bu durum özellikle meyve, sebze ve süt ürünleri gibi hızlı tüketilmesi gereken gıdalar için ciddi risk oluşturuyor.

Dünya Gıda Programı (WFP), yaşanan gelişmelerin küresel tedarik zincirinde Ukrayna savaşından bu yana en büyük bozulmaya yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Maliyetler arttı, fiyatlar yükseliyor

Artan güvenlik riskleri ve sigorta primleri, taşımacılık maliyetlerini ciddi ölçüde yükseltti. Nakliye şirketlerinin uyguladığı ek “savaş maliyetleri” konteyner başına 4 bin dolara kadar çıkarken, alternatif taşımacılık yöntemleri maliyetleri daha da artırıyor.

Karayolu taşımacılığında maliyetlerin 9 bin dolara kadar yükseldiği belirtilirken, bu durum gıda fiyatlarına da doğrudan yansıyor. Bölgedeki perakendecilerin özellikle süt ürünleri ve taze gıdalarda yüzde 20’ye varan zamlar yaptığı ifade ediliyor.

Alternatif rotalar devreye alınıyor

Havayolu taşımacılığı da bölgedeki saldırılar nedeniyle aksayınca, şirketler yeni lojistik çözümler arayışına girdi. Bazı büyük zincirlerin, gıda sevkiyatlarını İngiltere’den kara yoluyla Fransa ve Türkiye üzerinden Körfez’e ulaştırmayı planladığı belirtiliyor.

Yaklaşık 12 gün süren bu alternatif rota, havayoluna göre yüzde 40 daha düşük maliyetli olması nedeniyle geçici çözüm olarak öne çıkıyor.

Askeri eskort çözümü tartışılıyor

ABD yönetiminin, Amerikan Donanması aracılığıyla ticari gemilere eskort sağlama planı gündemde olsa da uzmanlar bu yöntemin uygulanabilirliği konusunda temkinli.

Analizlere göre olası bir askeri eskort uygulamasında önceliğin gıda taşıyan gemilerden ziyade petrol tankerlerine verilebileceği değerlendiriliyor.

Küresel risk büyüyor

Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’ndaki krizin uzaması halinde sadece bölgesel değil, küresel ölçekte bir gıda ve enerji krizinin derinleşebileceği uyarısında bulunuyor.

Bölgede devam eden çatışmaların, milyonlarca insanın temel ihtiyaçlara erişimini zorlaştırabileceği ve küresel fiyatları yukarı çekebileceği ifade ediliyor.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa