ASO Başkanı Ardıç: Savaş üretim bantlarını da sarsıyor
ASO Başkanı Seyit Ardıç, mart ayı meclis toplantısında jeopolitik gerilimlerin sanayi, enerji, enflasyon, yatırım iklimi üzerindeki etkilerine dikkat çekti
Ankara’da gerçekleştirilen ASO mart ayı meclis toplantısında konuşan Başkan Seyit Ardıç, küresel çatışmaların ekonomi üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Ardıç, enerji fiyatlarından lojistik maliyetlerine, savunma sanayiinden üretim kapasitesine kadar birçok başlıkta sanayi dünyasını ilgilendiren riskleri ve beklentileri anlattı.
ASO MART AYI MECLİS TOPLANTISINDA KÜRESEL GÜNDEM DEĞERLENDİRİLDİ
Ankara Sanayi Odası’nın mart ayı meclis toplantısı, Başkan Seyit Ardıç’ın katılımıyla yapıldı. Toplantının açılışında konuşan Ardıç, hem dünya ekonomisindeki son gelişmeleri hem de Türkiye ekonomisinin mevcut görünümünü ele aldı. Konuşmasının başında Katar’daki eğitim faaliyeti sırasında meydana gelen helikopter kazası ile Ağrı’daki trafik kazasında şehit olan askerleri anan Ardıç, ailelerine ve Türk milletine başsağlığı diledi.
JEOPOLİTİK GERİLİMLERİN EKONOMİYİ BELİRLEDİĞİ VURGULANDI
Seyit Ardıç, son dönemde dünya ekonomisinin gündeminde üretim, ticaret ve büyümeden çok jeopolitik gerilimlerin öne çıktığını söyledi. Küresel ekonomide belirsizliğin yalnızca piyasa verileriyle değil, çatışmalar ve diplomasi dışı kararlarla da şekillendiğini ifade eden Ardıç, yatırım, ihracat, finansman ve sanayi üretimi değerlendirilirken savaşların ekonomik sonuçlarının da dikkate alınması gerektiğini belirtti.

SAVAŞIN SANAYİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Ardıç, Rusya-Ukrayna savaşının ekonomik ve siyasi etkileri sürerken, Orta Doğu’da büyüyen yeni gerilimlerin de küresel risk algısını derinleştirdiğini kaydetti. Özellikle ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan ve Körfez ülkelerine yayılan gelişmelerin daha geniş sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Bu tabloya bağlı olarak savaşın artık yalnızca sınır bölgelerini değil, sanayi üretimini de doğrudan etkileyen bir dalgaya dönüştüğünü söyledi.
ENERJİ FİYATLARI, LOJİSTİK VE SİGORTA MALİYETLERİ ARTIYOR
Küresel çatışmaların enerji maliyetlerini yukarı çektiğini belirten Ardıç, bu durumun enflasyon baskısını yeniden artırabileceğine işaret etti. Enerji fiyatlarındaki yükselişin merkez bankalarının para politikalarını daha karmaşık hale getirdiğini, sanayi açısından ise daha pahalı enerji, daha pahalı lojistik ve daha yüksek sigorta giderleri anlamına geldiğini söyledi. Bu gelişmelerin yatırım kararlarını daha temkinli hale getirdiğini ve dış ticaret iklimini zorlaştırdığını vurguladı.
SAVUNMA SANAYİİ VE EKONOMİK BAĞIMSIZLIK MESAJI VERİLDİ
Türkiye açısından yaşanan gelişmelerin hem risk hem de zorunluluk taşıdığını dile getiren Ardıç, enerji fiyatlarındaki artışın cari denge ve enflasyon üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti. Güçlü savunma sanayiinin yalnızca güvenlik açısından değil, ekonomik bağımsızlık bakımından da temel önemde olduğunu belirten Ardıç, savunma kapasitesinin teknoloji, üretim gücü, veri altyapısı ve stratejik akılla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
GÜÇLÜ SAVUNMANIN FABRİKADA BAŞLADIĞI BELİRTİLDİ
Ardıç, çağın şartlarında yurdu korumanın sadece silahlı kuvvetlere sahip olmakla sınırlı olmadığını, bu gücü besleyen teknolojik ve üretim altyapısının da kritik olduğunu ifade etti. Savunmanın fabrikalarda, Ar-Ge merkezlerinde, laboratuvarlarda, yazılım altyapısında, uydu sistemlerinde ve siber alanda inşa edildiğini belirten Ardıç, bağımsız bir savunma ekosisteminin stratejik zorunluluk haline geldiğini kaydetti. Yerli uçak, İHA, SİHA, radar, hava savunma sistemi ve kritik bileşen üretiminin bu ekosistemin merkezinde yer aldığını dile getirdi.
ENFLASYONLA MÜCADELEDE ÜRETİM VE ARZ KAPASİTESİ ÖNE ÇIKTI
Konuşmasında Türkiye ekonomisinin yapısal başlıklarına da değinen Ardıç, tarımın zayıfladığı, sanayinin ise istenen hızda büyümediği görüşünü paylaştı. Arz kapasitesi yeterince güçlenmeden makroekonomik dengelenmenin kalıcı olamayacağını savunan Ardıç, yalnızca talebi baskılayarak fiyat istikrarı sağlanamayacağını ifade etti. Enflasyonla mücadelede para politikasının tek başına yeterli olmadığını, üretim, verimlilik, tarım ve sanayide kapasite artışının belirleyici olduğunu söyledi.
SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMADA KADINLARIN ROLÜ VURGULANDI
Seyit Ardıç, konuşmasının son bölümünde kadınların üretimde, yönetimde ve girişimcilikte daha güçlü şekilde yer almasının önemine dikkat çekti. Ankara Sanayi Odası bünyesinde personelin yarısının kadınlardan oluştuğunu belirten Ardıç, 7 müdürden 5’inin kadın olmasının bu yaklaşımın somut göstergesi olduğunu ifade etti. Kadınların daha fazla sorumluluk aldığı yönetim yapılarında inovasyonun ve kurumsal performansın arttığını belirterek, bu durumun başarıya doğrudan katkı sunduğunu söyledi.