Ankara’dan plastik yönetmeliği uyarısı: 100 bin istihdam riski
OSİAD Başkanı Esat Hisarcıklılar, 1 Eylül'de yürürlüğe girecek ''tek kullanımlık plastik'' düzenlemesinin sektörde istihdam kaybı yaratacağını söyledi.
Okunma Süresi: 3 dakika
Ankara’da sanayi temsilcilerinden tek kullanımlık plastik düzenlemesine ilişkin dikkat çeken bir açıklama geldi. OSİAD Yönetim Kurulu Başkanı ve Ankara Sanayi Odası 11. Plastik ve Plastik Ürünleri Sanayi Komitesi Meclis Üyesi Esat Hisarcıklılar, Avrupa Birliği kaynaklı yönetmeliğin Türkiye’de mevcut haliyle uygulanması durumunda üretim, ihracat ve istihdam üzerinde ağır sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Hisarcıklılar, çözümün yasaktan çok bilinçli dönüşüm ve atık yönetimi olduğunu savundu.
TEK KULLANIMLIK PLASTİK YÖNETMELİĞİ NEDİR?
Avrupa Komisyonu tarafından 2019 yılında kabul edilen Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi, deniz çöpleri ile mikroplastiklerin çevreye etkisini azaltmayı amaçlıyor. Düzenleme; plastik çatal, bıçak, tabak, pipet ve kulak çubuğu gibi alternatifleri bulunduğu belirtilen bazı tek kullanımlık ürünlerin pazara sunumuna sınırlamalar getiriyor.
Türkiye’de 1 Eylül 2026 itibarıyla yürürlüğe girmesi öngörülen uygulama, sektörde geniş bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Plastik üreticileri, Avrupa Birliği’nin geçiş sürecine dayalı yaklaşımına karşın Türkiye’de daha sert ve kapsamlı bir yasak modelinin gündeme gelmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade ediyor.
ESAT HİSARCIKLILAR’DAN PLASTİK SEKTÖRÜ UYARISI
OSİAD Başkanı Esat Hisarcıklılar, yönetmeliğin mevcut çerçevesiyle uygulanmasının plastik sektörünü büyük bir riskle karşı karşıya bırakacağını söyledi. Hisarcıklılar, hâlihazırda 200 binden fazla kişiye istihdam sağlayan, yıllık 15 milyar dolar ihracat kapasitesine sahip sektörün yeni yatırımlarının atıl hale gelebileceğini belirtti.

Sektör temsilcilerinin değerlendirmesine göre, doğrudan ve dolaylı olarak 235 bin kişiye istihdam sağlayan, yaklaşık 50 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan alanda ciddi bir daralma yaşanabilir. Bu durumun yalnızca üreticileri değil, tedarik zinciri, lojistik ve yan sanayi gibi bağlantılı alanları da etkileyebileceği vurgulandı.
PLASTİK YASAĞI İSTİHDAM VE İHRACATI NASIL ETKİLER?
Hisarcıklılar, düzenleme nedeniyle sektörde yüz binlerce kişiyi ilgilendiren bir istihdam baskısı oluşabileceğini dile getirdi. Açıklamada, özellikle yeni yatırım yapan işletmelerin kapasite kullanımında sert düşüş yaşayabileceği, bazı tesislerin ise kapanma riskiyle karşılaşabileceği ifade edildi.
İhracat tarafında da benzer bir kaygı öne çıktı. Türkiye’nin plastik sektöründe önemli üretici ülkeler arasında yer aldığına dikkat çeken sanayi temsilcileri, düzenlemenin mevcut haliyle yürürlüğe girmesi durumunda Türkiye’nin Çin ve Hindistan gibi rakipleri karşısında rekabet gücü kaybedebileceğini savundu.
PLASTİĞE ALTERNATİF ÜRÜNLER DAHA MI MALİYETLİ?
Sanayicilere göre plastik yerine önerilen cam, ağaç, çinko, demir ve bambu gibi alternatif malzemeler üretim süreçlerinde daha fazla enerji ve su tüketimine yol açabiliyor. Ayrıca bu ürünlerin ağırlığı ve lojistik maliyetleri nedeniyle karbon emisyonunu artırabileceği görüşü dile getirildi.
Plastik sektörünün temsilcileri, plastiğin doğru toplama, ayrıştırma ve geri dönüşüm sistemiyle yönetildiğinde tek başına çevre sorununun kaynağı olarak görülmemesi gerektiğini belirtiyor. Bu çerçevede sorunun temelinde malzemenin kendisinden çok atık yönetimindeki eksikliklerin bulunduğu savunuluyor.
SEKTÖRÜN TALEBİ: KADEMELİ GEÇİŞ VE HEDEFLİ DÜZENLEME
Sanayi temsilcileri, yönetmeliğin ani ve toptancı bir yasaklama mantığıyla değil, kısa, orta ve uzun vadeli geçiş planlarıyla uygulanmasını istiyor. Bu yaklaşımın hem çevresel hedefleri koruyacağı hem de üretim altyapısının uyum sürecine girmesine imkân tanıyacağı ifade ediliyor.

Ayrıca tüm plastik ürün gruplarının aynı kapsamda değerlendirilmesi yerine, gerçekten çevresel açıdan kritik olan ürünlere odaklanılması gerektiği belirtiliyor. Bu sayede hem gereksiz üretim kayıplarının önüne geçilmesi hem de çevre politikalarının daha etkili hale getirilmesi hedefleniyor.
ÇÖZÜM YASAK DEĞİL, ATIK YÖNETİMİ VE TOPLUMSAL BİLİNÇ
Hisarcıklılar’ın açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri de tüketici eğitimi oldu. Sektör temsilcileri, çevre sorunlarının yalnızca yasaklarla çözülemeyeceğini, atık ayrıştırma kültürü ve sorumlu tüketim bilincinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı.
Bu kapsamda depozito iade sisteminin güçlendirilmesi, geri dönüşüm teşviklerinin artırılması ve atıkların kaynağında ayrıştırılmasının yaygınlaştırılması önerildi. Plastik, cam ve organik atıkların ayrı toplanmasına dönük bilincin küçük yaşlardan itibaren eğitim sistemi içinde verilmesi gerektiği ifade edildi.
ANKARA SANAYİSİNDEN DÖNÜŞÜM ÇAĞRISI
Ankara merkezli sanayi temsilcileri, çevre koruma hedeflerine karşı olmadıklarını ancak sanayinin sürdürülebilir şekilde dönüştürülmesi gerektiğini savunuyor. Bu nedenle kamu, sektör ve ilgili paydaşların ortak bir geçiş modeli üzerinde çalışmasının önemine işaret ediliyor.
Açıklamaya göre kalıcı çözüm; okulda, evde ve medyada tüketiciyi bilinçlendiren, sanayiyi ise zamana yayılmış bir uyum programıyla destekleyen bir sistem kurulmasından geçiyor. Böylece hem çevrenin hem de ekonomik üretim gücünün korunabileceği değerlendiriliyor.