BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay: İçerik üreticisinin hakkı korunmalı

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, TGK 30. Başkanlar Kurulu Toplantısı’nda dijital platformların medya üzerindeki etkisine dikkat çekti.

BY
Barış Yılmaz Muhabir
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay: İçerik üreticisinin hakkı korunmalı
BY
Barış Yılmaz Muhabir

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, Kocaeli’de düzenlenen Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu 30. Başkanlar Kurulu Toplantısı’nda medya sektörünün dijital dönüşüm, ekonomik sürdürülebilirlik ve meslek etiği başlıklarında önemli bir sınav verdiğini söyledi. Ankara’da da yakından takip edilen toplantıda Çay, içerik üreticisinin emeğini koruyan adil bir sistemin kurulmasının zorunlu hale geldiğini vurguladı.

TGK 30. BAŞKANLAR KURULU TOPLANTISINDA KRİTİK MESAJLAR VERİLDİ

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun Kocaeli’de gerçekleştirilen 30. Başkanlar Kurulu Toplantısı’na katılarak basın sektörünün geleceğine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Çay, konuşmasının başında Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim olaylara değinerek yaşamını yitiren eğitim çalışanları ve öğrenciler için rahmet, yaralılar için acil şifa, aileler için ise sabır dileğinde bulundu.

Basın temsilcileriyle aynı zeminde buluşmaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden Çay, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun farklı basın dernekleri ve cemiyetlerini ortak çatı altında toplamasının, mesleğin kurumsal hafızasının korunması bakımından önemli bir görev üstlendiğini söyledi. Bu yapının, mesleki dayanışma ve sektörel ortak aklın güçlenmesine katkı sunduğunu belirtti.

BASIN İLAN KURUMU SAHADA KARŞILIĞI OLAN POLİTİKALAR VURGUSU YAPTI

Basın İlan Kurumu’nun 65 yıllık köklü geçmişiyle basının yanında yer almaya devam ettiğini kaydeden Çay, sektörün güçlenmesi ve geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemesi için çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü anlattı. Kurumun temel yaklaşımının sahada karşılığı bulunan, hissedilen ve somut sonuçlar üreten politikalar olduğunu dile getirdi.

Bu anlayış doğrultusunda dinleyen, sahaya inen ve çözümü paydaşlarla birlikte oluşturan bir yönetim modeli geliştirdiklerini belirten Çay, basın temsilcileri, kamu kurumları ve akademik çevrelerle yürütülen temasların artık karar alma süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini ifade etti. Bu yaklaşımın, sorunların masa başında değil, doğrudan sektörün içinden gelen geri bildirimlerle ele alınmasını sağladığını söyledi.

TOPLUMUN DOĞRU HABER ALMA HAKKI HER ZAMANKİNDEN DAHA ÖNEMLİ

Basın sektörünün çok katmanlı bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Çay, bu değişimin ekonomik sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve meslek etiği başlıklarında belirgin biçimde hissedildiğini aktardı. Sektörde yaşanan dönüşümün yalnızca teknik değil, aynı zamanda yapısal ve etik bir yeniden konumlanma anlamına geldiğine dikkat çekti.

Genel Müdür Çay, 2025 yılı itibarıyla görev alanları içindeki 2 binin üzerindeki süreli yayına sağlanan kamu desteğinin 6 milyar TL’yi aştığını bildirdi. Resmî ilan ve reklam gelirlerinin yanı sıra, sektörün kurumsal ve ekonomik yapısını güçlendirecek yeni gelir modellerinin oluşturulmasının önem taşıdığını söyleyen Çay, medya alanında içerik üretimi, editoryal süreçler, algoritma bağımlılığı ile yapay zekâ ve insan arasındaki rol dağılımı dahil olmak üzere geniş bir yeniden yapılanma dönemi yaşandığını kaydetti.

Uluslararası ölçekte yaşanan bu dönüşüme gelir yapıları, ölçülebilirlik ve kullanıcı etkileşimi gibi birçok katmanda uyum sağlanmasının temel görevler arasında bulunduğunu belirten Çay, günümüzde gazeteciliğin yalnızca hızdan ibaret olmadığını vurguladı. Çay, gazeteciliğin aynı zamanda doğruluk, güvenilirlik ve etik sorumluluk anlamına geldiğini, küresel ölçekte dezenformasyonla mücadelenin arttığı bir dönemde toplumun doğru haber alma hakkını korumanın çok daha büyük bir sorumluluk haline geldiğini ifade etti.

GAZZE VURGUSU VE DEZENFORMASYON DEĞERLENDİRMESİ

Küresel dezenformasyon tehditlerini değerlendirirken 7 Ekim sonrasında başlayan İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına da değinen Çay, yaşananların uluslararası normlar olarak sunulan pek çok ilkenin içinin ne kadar boş olduğunu dünya kamuoyuna açık biçimde gösterdiğini söyledi. Bu örneğin, uluslararası iletişim düzeni ve haber dolaşımı açısından da dikkatle okunması gerektiğini belirtti.

Çay’ın bu değerlendirmesi, küresel medya düzeninde güç dengesinin nasıl şekillendiğine ve hangi söylemlerin meşrulaştırıldığına dair eleştirileri de beraberinde taşıdı. Basın dünyasının, böylesi dönemlerde hakikat temelli yayıncılığa daha sıkı sarılması gerektiğine işaret edildi.

NİTELİKLİ İNSAN KAYNAĞI VE DİJİTAL YETKİNLİKLER ÖNE ÇIKTI

Konuşmasının devamında Basın İlan Kurumu’nun basına sunduğu destekleri aktaran Çay, kurumun mesleki gelişim alanında düzenlediği eğitim programlarının gazeteciliğin yeni dönemine hazırlık açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Özellikle yapay zekâ ve dijital yetkinliklere odaklanan eğitimlerin, sektörün değişen ihtiyaçlarına cevap vermek için planlandığını kaydetti.

Üniversitelerle kurulan iş birliklerini de stratejik bir adım olarak değerlendiren Çay, akademik bilgi ile saha tecrübesini buluşturmanın, nitelikli insan kaynağı yetiştirmenin ve genç iletişimcilere daha fazla staj imkânı sunmanın öncelikli hedefler arasında yer aldığını söyledi. Bunun yanında basın çalışanlarının sosyal ve mesleki haklarını güçlendirmeye yönelik adımların da hayata geçirildiğini aktaran Çay, sağlanan ayrıcalıkların basın emekçilerinin yanında olma iradesinin somut göstergesi olduğunu belirtti. Bu yaklaşımın dönemsel değil, kalıcı bir anlayış olarak sürdürüldüğünü vurguladı.

KÜRESEL TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİNİN TAHAKKÜMÜNE KARŞI ADİL SİSTEM ÇAĞRISI

Günümüzde medya düzenini en fazla etkileyen unsurlardan birinin küresel teknoloji platformlarının artan ağırlığı olduğunu söyleyen Çay, bu alanı yakından izlediklerini ifade etti. Global şirketlerin dijital reklam gelirleri üzerindeki hâkimiyetinin yerel ve ulusal basın açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu belirten Çay, bu baskının sektörün ekonomik dengesini zayıflattığını anlattı.

Yapay zekâ tabanlı yeni uygulamaların okur alışkanlıkları üzerindeki muhtemel etkilerini de analiz ettiklerini bildiren Çay, tüm bu gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde içerik üreticisinin hakkını koruyan, emeği görünür kılan ve adil gelir paylaşımını sağlayan bir sistemin inşasının büyük önem taşıdığını söyledi. Telif haklarına ilişkin yürütülen çalışmaların da bu açıdan kritik bir sürece işaret ettiğini kaydetti.

GÜÇLÜ BASIN, GÜÇLÜ TOPLUM VE SAĞLIKLI KAMUOYU DEMEKTİR

Basının demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu ifade eden Genel Müdür Çay, güçlü bir basının aynı zamanda güçlü bir toplum ve sağlıklı bir kamuoyu anlamına geldiğini söyledi. Bununla birlikte demokrasinin dışarıdan Türkiye’ye getirilecek bir kavram gibi sunulmasına karşı olduklarını belirten Çay, uluslararası kriz örnekleri üzerinden değerlendirmelerde bulundu.

Ukrayna-Rusya savaşı, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz ve İsrail’in Gazze’deki saldırıları karşısında uluslararası toplumun doğru bir sınav veremediğini savunan Çay, buna karşın Türkiye’nin her zaman barıştan yana tavır aldığını ifade etti. Bu nedenle bazı çevrelerin Türkiye’ye sürekli demokrasi dersi vermeye kalkmasını hadsizlik olarak değerlendirdiğini söyleyen Çay, ülkenin bu konuda yeterli liderlik potansiyeline sahip bulunduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tecrübesi ve liderliğinin de bu çerçevede çok kıymetli olduğunu sözlerine ekledi.

TÜRK BASINI BU DÖNÜŞÜM SÜRECİNDEN GÜÇLENEREK ÇIKACAK

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’a, basın sektörünü doğrudan ilgilendiren konu başlıklarında verdiği destekler nedeniyle teşekkür eden Çay, sektörün yanında duran, sorunları ertelemeyen ve çözümü birlikte üreten bir anlayışla çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran

Ortak akıl, güçlü iş birliği ve kararlı vizyonla Türk basınının bu dönüşüm sürecinden daha da güçlenerek çıkacağına inandıklarını belirten Çay, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun 30. Başkanlar Kurulu Toplantısı’nın başarılı geçmesini dileyerek konuşmasını tamamladı.

NURİ KOLAYLI’DAN RESMÎ İLAN VE EĞİTİM DESTEĞİ VURGUSU

Toplantıda söz alan Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı da yerel basın açısından resmî ilan ve reklam gelirlerinin adeta can damarı niteliğinde olduğunu söyledi. Kolaylı, Basın İlan Kurumu tarafından yerel basının yaşadığı ekonomik zorluklara karşı geliştirilen destek mekanizmaları ile finansman kolaylıklarının sektör adına önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı

Dijitalleşme çağının gerekliliklerini gözeten bu yaklaşımın eğitim faaliyetleri, mevzuat bilgilendirmeleri ve bilimsel gelişmelere verilen önemle desteklendiğini dile getiren Kolaylı, düzenlenen eğitim programlarının sahada karşılık bulduğunu kaydetti. Özellikle İzmir’den başlatılan eğitim çalışmalarının meslektaşlar açısından verimli ve anlamlı bir buluşma zemini oluşturduğunu belirtti.

TOPLANTIYA KİMLER KATILDI?

Kocaeli’de düzenlenen toplantıya Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’na üye gazeteci derneklerinin başkanlarının yanı sıra Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Müftüoğlu ve Mehmet Ergün de katıldı. Ayrıca Genel Kurul üyeleri Tahir Gülebak, Erdoğan Erişen ve Seda Hürmüz Köktener, Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Delibaş, Özel Kalem Müdürü Sabri İşbilen, Kurumsal İletişim Müdürü Uğur Çelik ile Sakarya Bölge Müdürü İbrahim Çorbacı toplantıda yer aldı.

Toplantı, hem basın sektörünün güncel sorunlarının değerlendirilmesi hem de dönüşüm sürecine ilişkin ortak bakışın güçlendirilmesi açısından önemli bir buluşma olarak kayda geçti.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa