Ankara'da nadir eserler ilk defa sergilendi
Türk Tarih Kurumu’nun 95. yılına özel açılan sergide, 1516 tarihli nadir eser ilk kez sergilenirken yüzlerce kıymetli kitap ziyaretçilerle buluştu.
Türk Tarih Kurumu’nun kuruluşunun 95’inci yılı dolayısıyla hazırlanan “Tarih-i Osmani Encümeni Kütüphanesinden Türk Tarih Kurumu Kütüphanesine” adlı sergi, Ankara’daki yerleşkede ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Tarih meraklılarını geçmişin izleriyle buluşturan sergi, zengin koleksiyonu ve ilk kez görücüye çıkan eserleriyle dikkat çekiyor.
Ankara Sıhhiye’de bulunan kurum binasında açılan sergi, 15 Mayıs tarihine kadar ziyarete açık olacak. Serginin en dikkat çekici parçalarından biri, Kudüs’ün tarihi ve yapısını ele alan 1516 tarihli Latince eser oldu. Yaklaşık 510 yıllık geçmişe sahip bu kitap, kurumun en eski basılı eseri olma özelliğini taşıyor ve ilk kez kamuoyuna sunuluyor.

KÜTÜPHANE KOLEKSİYONU HER GEÇEN YIL BÜYÜYOR
Türk Tarih Kurumu Başkanı Yüksel Özgen, serginin kütüphanenin tarihsel gelişimini yansıttığını belirterek, koleksiyonun büyük ölçüde bağışlar ve satın almalarla zenginleştiğini ifade etti. Kurum bünyesinde yaklaşık 270 bin eserin bulunduğunu aktaran Özgen, en önemli koleksiyonlardan birinin Tarih-i Osmani Encümeni’nden devralınan yaklaşık 3 bin ciltlik eser grubu olduğunu söyledi.

İLK KEZ SERGİLENEN KOLEKSİYONLAR İLGİ GÖRÜYOR
Özgen, sergide yer alan eserlerin büyük bölümünün ilk kez sergilendiğine dikkat çekerek, daha önce yalnızca kataloglar üzerinden erişilebilen bu kıymetli çalışmaların artık doğrudan incelenebildiğini dile getirdi. Sergide, Şemsettin Günaltay ve Reşit Galip gibi önemli isimlerin koleksiyonlarının yanı sıra İstanbul Rum Edebiyat Cemiyeti Kütüphanesi’ne ait eserler de yer alıyor.

NADİR EL YAZMALARI ÖNE ÇIKIYOR
Kütüphanede yaklaşık 2 bine yakın el yazması ve nadir eserin bulunduğunu belirten Özgen, özellikle Tarih-i Osmani Encümeni’nden gelen eserlerin koleksiyonun en değerli parçaları arasında olduğunu vurguladı. Bostan Çelebi tarafından kaleme alınan “Süleymanname” başta olmak üzere “Tarih-i Cihangüşa-yı Nadiri” ve “Takvimü’t-Tevarih” gibi önemli eserler de bu sergiyle birlikte ilk kez ziyaretçilerin karşısına çıktı.
