Ankara Marka Buluşmaları’nda rota teknoloji ve yapay zeka
ATO’nun Ankara’da düzenlediği 5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nda, markalaşma, yapay zeka ve teknoloji odaklı kalkınma başlıkları dikkat çekti.
Ankara Ticaret Odası tarafından ATO Congresium’da düzenlenen 5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları, iş dünyası, akademi, sanat ve dijital girişimcilik çevrelerini aynı platformda buluşturdu. İki gün süreceği açıklanan programda, Ankara’nın teknoloji temelli markalaşma hedefi ve yapay zekanın ekonomik dönüşümdeki rolü ele alındı.
ATO MARKA BULUŞMALARI ANKARA’DA BAŞLADI
Başkentte gerçekleştirilen organizasyon, farklı sektörlerden katılımcıları bir araya getirerek markalaşma süreçlerinin yeni dönemde teknolojiyle nasıl şekillendiğini tartışmaya açtı. Etkinlikte özellikle dijital dönüşüm, inovasyon, girişimcilik, yapay zeka ve rekabet gücü başlıkları dikkat çekti.
Programın açılışında konuşan ATO Başkanı Gürsel Baran, ticarette yeni dönemin yalnızca klasik üretim ve satış anlayışıyla açıklanamayacağını belirtti. Baran, veriyi işleyen, müşteri davranışlarını analiz eden ve süreçlerini verimli yöneten yapılarının küresel rekabette daha güçlü konuma geldiğini ifade etti.
GÜRSEL BARAN’DAN YAPAY ZEKA VE KATMA DEĞER MESAJI
Gürsel Baran, yapay zekanın sadece teknik bir araç olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, bunun aynı zamanda bir kalkınma modeli niteliği taşıdığını söyledi. Teknolojinin tek başına yeterli olmadığını belirten Baran, asıl önemli noktanın bu kapasiteyi doğru alanda konumlandırmak ve ekonomik değere dönüştürmek olduğunu dile getirdi.
Baran’ın açıklamalarında, veri analitiği, müşteri deneyimi, süreç optimizasyonu ve yüksek katma değerli üretim gibi kavramlar öne çıktı. Bu çerçevede Ankara’nın sahip olduğu akademik birikim ile teknoloji altyapısının daha güçlü bir marka stratejisine dönüştürülmesinin hedeflendiği kaydedildi.
İNSAN ODAKLI DİJİTAL DÖNÜŞÜM VURGULANDI
ATO Başkanı Baran, yapay zekanın sunduğu imkanların yanında etik, istihdam ve güvenlik gibi kritik başlıkların da göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Teknolojik gelişmenin insanı merkeze alan, toplumsal faydayı gözeten ve uzun vadede sürdürülebilir bir zeminde ilerlemesi gerektiğini ifade etti.
Siber güvenlikten çalışma hayatına kadar pek çok alanda şeffaf ve adil bir dijital ekosistem kurulmasının önemine işaret eden Baran, insanı dışlayan bir teknoloji yaklaşımının kalıcı başarı üretmeyeceğini savundu. Bu değerlendirme, etkinliğin yalnızca ekonomik değil sosyal boyut taşıyan bir vizyon ortaya koyduğunu da gösterdi.
ANKARA’NIN SAVUNMA SANAYİSİ GÜCÜ TEKNOLOJİ EKOSİSTEMİNİ BESLİYOR
Konuşmasında Türkiye’nin yapay zeka alanındaki ilerleyişine de değinen Baran, savunma sanayisinde elde edilen başarıların bu kapasitenin somut göstergesi olduğunu söyledi. Ankara’nın savunma sanayi merkezlerinden biri olması nedeniyle stratejik bir avantaja sahip olduğunu belirten Baran, bu ekosistemin başka sektörlere de ivme kazandırabileceğini anlattı.
Başkentte gelişen savunma teknolojileri altyapısının sağlık, ulaşım, güvenlik ve dijital çözümler gibi alanlara da katkı sağlayabileceğine dikkat çekildi. Böylece Ankara’nın yalnızca kamu yönetiminin merkezi değil, aynı zamanda teknoloji üretimi ve yenilikçi çözümlerin adresi olabileceği mesajı verildi.
ANKARA’NIN KÜRESEL MARKA ÜRETİM ÜSSÜ OLMA HEDEFİ
Baran, Ankara’nın üniversiteleri, araştırma merkezleri ve teknokentleriyle güçlü bir potansiyel taşıdığını belirterek, bu kapasitenin markalaşma vizyonuyla birleşmesi gerektiğini söyledi. Hedeflerinin, Başkent’i teknoloji, kültür ve değer üreten güçlü bir şehir markasına dönüştürmek olduğunu ifade etti.
Etkinlik kapsamında gençlere yönelik eğitim içerikleri ve geleceğin yetkinliklerine odaklanan başlıkların da yer aldığı aktarıldı. Bu yaklaşımın, Ankara’nın yalnızca bugünün ekonomik yarışına değil, geleceğin üretim ve inovasyon denklemine de hazırlanması açısından önem taşıdığı değerlendirildi.
GELECEĞİ TAKİP EDEN DEĞİL TASARLAYAN ANKARA VİZYONU
Gürsel Baran, konuşmasının sonunda Ankara için ortaya koydukları hedefi “geleceği takip eden değil, onu tasarlayan şehir” anlayışıyla özetledi. Bu vizyonun, teknolojiyi tüketen değil geliştiren, marka değeri üreten ve küresel ölçekte rekabet edebilen bir Başkent hedefini içerdiği belirtildi.
ATO Congresium’daki program, Baran’ın ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın hitabıyla devam etti. İki gün sürecek buluşmalar boyunca Ankara’nın markalaşma stratejisi, dijital dönüşüm kapasitesi ve teknoloji eksenli büyüme potansiyeli farklı başlıklarda ele alınacak.