Ankara Sanayi Odası ''Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma Paneli''

Ankara Sanayi Odası ve TAİDER iş birliğiyle düzenlenen panelde, aile şirketlerinin kurumsallaşma süreçleri ve sürdürülebilir büyüme hedefleri ele alındı.

ABÖ
Ayşe Beyza Özcan Muhabir
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara Sanayi Odası ''Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma Paneli''
ABÖ
Ayşe Beyza Özcan Muhabir

Ankara Sanayi Odası (ASO) ile TAİDER Aile İşletmeleri Derneği ortaklığında perşembe günü düzenlenen "Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma Paneli", ASO Zafer Çağlayan Meclis Salonu'nda gerçekleştirildi. Sürdürülebilir büyüme, profesyonel yönetim ve kuşaklar arası geçiş konularının detaylıca incelendiği bu önemli etkinlik, sanayicilerin yoğun katılımıyla tamamlandı.

AİLE ŞİRKETLERİNDE SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME VE KURUMSALLAŞMA

Aile işletmelerinin uzun vadeli rekabet gücünün artırılması ve profesyonelleşme süreçlerinin tüm detaylarıyla masaya yatırıldığı panel, Ankara Sanayi Odası ve TAİDER iş birliğiyle hayata geçirildi. Organizasyonun açılış bölümünde katılımcılara hitap eden ASO Başkanı Seyit Ardıç, kurumsallaşmanın şirketlerin geleceği açısından taşıdığı kritik öneme dikkat çekti. Şirketlerin bireylerin girişimleriyle kurulduğunu ancak yalnızca sağlam sistemler sayesinde ayakta kalabildiğini belirten Ardıç, kurumsallaşmanın aile bağlarını zedelemek yerine daha da güçlendirerek işletmeyi yarınlara taşıyan temel bir yapı olduğunu ifade etti. Bu yapının eksikliği durumunda şirketlerin büyük bir belirsizliğe sürükleneceği ve bu belirsizliğin yönetimsel anlamda en ağır maliyetleri beraberinde getireceği açıkça vurgulandı.

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE AİLE ŞİRKETLERİNİN BELİRLEYİCİ ROLÜ

Başkan Seyit Ardıç, aile şirketlerinin ülke ekonomisindeki yadsınamaz yerine vurgu yaparak, toplantının sadece bir yönetim meselesini değil, aynı zamanda üretim kültürünün geleceğini şekillendirdiğini aktardı. Emeğin korunması ve sanayi hafızasının yeni nesillere eksiksiz aktarılmasının önemine değinen Ardıç, pek çok işletmenin mütevazı atölyelerde büyük bir inançla temellerinin atıldığını hatırlattı. Yıllar içerisinde büyüyen bu yapıların günümüzde binlerce insana istihdam kapısı açtığı bildirildi. Aile şirketlerini köklü bir ağaca benzeten Ardıç, kurucu neslin kökleri, ikinci kuşağın gövdeyi ve dalları, üçüncü kuşağın ise bu ağacın devamlılığını temsil ettiğini söyledi. Bu organik bağın kopmaması adına kurumsal adımların atılmasının zorunlu olduğu kesinleşti.

ŞİRKETLERİN AYAKTA KALMASI İÇİN YÖNETİM KÜLTÜRÜ ŞART

Türkiye'deki ticari işletmelerin yaklaşık yüzde doksan beşinin aile şirketlerinden oluştuğunun altını çizen ASO Başkanı, istihdamın yüzde yetmiş beşinin ve üretim ile ihracatın çok büyük bir kısmının bu kurumlar tarafından sağlandığını açıkladı. Küresel ölçekte aile şirketlerinin kuşak geçişlerinde yaşadığı zorluklara değinen Ardıç, işletmelerin yalnızca yüzde otuzunun ikinci kuşağa, yüzde on ila on beşinin ise üçüncü kuşağa ulaşabildiğini istatistiklerle ortaya koydu. Ülkenin sanayi tarihinin sadece kurulan değil, zorluklara direnerek ayakta kalmayı başaran şirketlerin tarihi olduğu vurgulandı. Bu nedenle şirket kurmanın, üretmenin ve istihdam sağlamanın ötesinde, bu birikimi kuşaklar boyunca yaşatacak bir yönetim kültürünün oluşturulmasının hayati bir önem taşıdığı belirtildi. Bugün tartışılan temel meselenin sadece bir işletme kurmak değil, o işletmeyi kalıcı bir değere dönüştürmek olduğu kesin bir dille ifade edildi.

KURUMSALLAŞMA REKABET GÜCÜNÜ DOĞRUDAN ETKİLİYOR

Aile ilişkileri ile profesyonel şirket yönetiminin birbirine karıştırılmasının zamanla telafisi güç sorunlara yol açtığı belirtildi. Kurucunun emeği ile yeni neslin enerjisinin aynı sistem çatısı altında buluşturulmasının günümüzdeki en zorlu sınavlardan biri olduğu ifade edildi. Yönetim devrinin yazılı kurallara bağlanmamasının şirketlerin geleceğini kişisel inisiyatiflere bıraktığı aktarıldı. Teknolojik dönüşümlerin şirketleri daha planlı hareket etmeye zorladığına dikkat çeken Ardıç, veri yönetimi, kalite standartları ve kurumsal güvenin işletmelerin kaderini tayin ettiğini dile getirdi. Kurumsallaşmanın doğrudan rekabet gücünü belirlediği, finansmana erişimi kolaylaştırdığı ve uluslararası pazarlarda güvenilirlik sağladığı kesinleşti. Ayrıca halka arz süreçlerinin de şirketlerin kurumsal yönetim standartlarına ulaşmasında kilit bir rol oynadığı hatırlatıldı.

YENİ KUŞAK MEVCUT YAPIYI GELİŞTİREN BİR ROL ÜSTLENMELİ

Kuşaklar arası geçiş sürecinin aile şirketleri açısından en kritik başlıklardan biri olduğuna dikkat çeken Başkan Ardıç, yeni neslin şirketleri yalnızca devralan değil, dönüştüren ve geliştiren bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini belirterek önemli mesajlar verdi. Aslında yaşanan sürecin basit bir bayrak değişimi olmadığı, devralınan o bayrağın çok daha ileri noktalara taşınabilmesi için atılan stratejik bir adım olduğu vurgulandı. Yeni kuşağın temel rolünün, mevcut yapıyı olduğu gibi kabul etmek yerine onu büyütmek ve yeni dönemin dinamiklerine hazırlamak olduğu aktarıldı. Ancak bu süreçte çok hassas bir dengenin korunması gerektiği, şirketin sahibi olmak ile şirketi yönetme sorumluluğunu taşımanın birbirinden tamamen farklı konular olduğu hatırlatıldı. Bu bağlamda aile şirketlerinde liyakat esasının, net görev tanımlarının ve profesyonel yönetim anlayışının kesinlikle vazgeçilmez olduğu bildirildi. Ankara Sanayi Odası olarak kuşaklar arası geçişin doğru yönetilmesini son derece önemsediklerini belirten Ardıç, bu vizyonla geçtiğimiz yıl Gelecek Nesil Sanayiciler Derneği'nin kuruluşuna öncülük ettiklerini açıkladı. Temel amacın gençleri bir araya getirmekten ziyade, tecrübeyle yeniliği aynı zeminde buluşturmak ve kuşaklar arasında güçlü bir köprü inşa etmek olduğu dile getirildi. Genç kuşak sanayicilerin, devraldıkları hazır yapıya yeni ufuklar açan, kurumsal kapasiteyi genişleten ve teknolojik dönüşümü başarıyla yöneten bir rol üstlenmelerinin beklendiği ifade edildi.

AİLE ANAYASASI VE ORTAK AKIL VURGUSU YAPILDI

ASO tarafından hazırlanan "Aile Anayasası Rehberi"nin önemine değinen Ardıç, bu anayasanın sıradan bir belge olmaktan ziyade şirketin geleceğini planlayan bir ortak akıl ürünü olduğunu belirtti. Aile üyelerinin görev tanımlarının, yönetim şeklinin ve anlaşmazlık durumlarında işletilecek mekanizmaların net bir şekilde belirlenmesi gerektiği ifade edildi. Şirketlerin üretim hafızasını geleceğe taşımasının tek yolunun kurumsallaşma, şeffaflık ve liyakatten geçtiği vurgulandı. TAİDER Başkanı Gülfem Yorgancılar Perçin ise derneğin aile şirketlerinin sürdürülebilirliği ve kurumsal yönetim anlayışının güçlendirilmesi adına yürüttüğü faaliyetler hakkında detaylı bilgiler sundu.

PANELDE UZMAN İSİMLER TECRÜBELERİNİ PAYLAŞTI

Açılış konuşmalarının tamamlanmasının ardından, Göçük Avukatlık Ortaklığı Yönetici Ortağı ve TAİDER Girişimcilik Komitesi Eş Lideri Av. Emre Göçük'ün moderatörlüğünde panele geçildi. Etkinlikte TAİDER Yönetim Kurulu Başkanı ve Yorglass Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gülfem Yorgancılar Perçin, Gentaş Yönetim Kurulu Üyesi Selim Kahraman, Kiğılı CEO'su ve TAİDER Yönetim Kurulu Üyesi Sena Suerdem Camcı ile Sabancı Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Yusuf Soner gibi alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer aldı. ASO Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Osmanbeyoğlu, Burcu Özbozkurt ve Ertuğrul Onat'ın yanı sıra çok sayıda sanayicinin katılım gösterdiği program, soru-cevap bölümünün ardından başarıyla sona erdi.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa