Kızılcahamam Çam Kolonyası büyüledi
Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde çam ormanlarından ilhamla üretilen çam kolonyası ve aromalı Türk kahvesi, bayramda öne çıktı.
Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde çam ormanlarından esinlenerek hazırlanan çam kolonyası ve aromalı Türk kahvesi, Kurban Bayramı döneminde vatandaşların ilgisini gördü. Termal turizmi ve doğal güzellikleriyle bilinen ilçede üretilen ürünler, bayram ziyaretleri için hem yöresel hem de farklı bir hediye seçeneği oldu.
ÇAM KOLONYASI VE AROMALI TÜRK KAHVESİ ÖNE ÇIKTI
Kızılcahamam’da yıllardır üretimi yapılan çam kolonyası ve çam aromalı Türk kahvesi, özellikle bayram döneminde ilçeye gelen ziyaretçiler tarafından tercih edildi. Başkent’in farklı ilçelerinden ilham alınarak hazırlanan çam, havuç, kavun, elma ve üzüm aromalı ürünler, yöresel kimliğiyle dikkat çekti. Kadın istihdamına ağırlık veren işletmenin sahibi Nuray Arslan, üretim sürecini ve ürün çeşitlerini İhlas Haber Ajansı muhabirlerine anlattı.
“İLÇEMİZE NE KATABİLİRİM DİYE DÜŞÜNDÜM”
Yaklaşık 12 yıldır kolonya alanında faaliyet gösterdiğini belirten Nuray Arslan, üretime kadınlarla başladıklarını ve aynı anlayışla devam ettiklerini söyledi. Arslan, “Üreten kadının gücüne inananlardanım. Çalışan personelimizin büyük çoğunluğu kadınlardan oluşuyor. Sadece Kızılcahamam için değil, Ankara’nın farklı ilçeleri için de çalışmalar yürütüyoruz. Amacım, ilçemize ne katabilirim, nasıl fayda sağlayabilirim sorusuna cevap bulmaktı. Kahveyle başlayan yolculuğumuzu kolonyalarla birleştirdik” dedi.

ANKARA İLÇELERİNDEN İLHAM ALAN ÜRÜNLER HAZIRLANDI
Arslan, farklı ilçelerin öne çıkan değerlerini ürünlere yansıttıklarını ifade etti. Kahramankazan için kavun kahvesi ve kavun kolonyası, Elmadağ için elma kahvesi ve elma kolonyası, Kalecik için üzüm aromalı ürünler hazırlandığını aktardı. Beypazarı’nın meşhur havucundan hareketle havuç kahvesi ve havuç kolonyası üretildiğini belirten Arslan, Kızılcahamam ve Çamlıdere için de çam kahvesi ile çam kolonyası geliştirdiklerini söyledi.
“KOLONYALARIMIZ BİZİM BEBEKLERİMİZ GİBİ”
Ürün çeşitliliğine değinen Arslan, kolonyaların kendileri için özel bir anlam taşıdığını vurguladı. Arslan, “Kolonyalarımız bizim bebeklerimiz gibi. Bir ürünün farklı boyutlarda çok sayıda çeşidi bulunuyor. 50 mililitreden 400 mililitreye, cam şişeden plastik ambalaja kadar her ürünün dolumu, esansı ve paketlemesiyle ayrı ayrı ilgileniyoruz. Bu işi keyif alarak yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
DAMLA VE ESİN KOLONYASI MÜŞTERİLERİN DİKKATİNİ ÇEKTİ
Nuray Arslan, kişisel hikâyesi olan ürünlerin de müşterilerden ilgi gördüğünü söyledi. Üç yıl önce kızının adına “Damla kolonyası” çıkardığını belirten Arslan, bu üründe orkide esansının kullanıldığını anlattı. Müşterilerin ismi hatırlayamasa bile “kızınızın adıydı” diyerek ürünü sorduğunu ifade eden Arslan, yaklaşık bir yıl önce de gelininin adına “Esin kolonyası” hazırladıklarını söyledi. Arslan, bu ürünün de niş esanslarla üretildiğini ve müşteriler arasında esprili bir tercih rekabeti oluşturduğunu dile getirdi.

TILSIM KOLONYASI YÖREYE ÖZGÜ KOKULAR ARASINDA YER ALDI
İşletmede yalnızca çam kolonyası değil, farklı koku grupları da üretildi. Arslan, Kızılcahamam’a özgü olarak hazırladıkları “tılsım kolonyası”nın lavanta ve zambak karışımı bir esansa sahip olduğunu belirtti. Yaklaşık 15 çeşit ürünle müşterilere hitap ettiklerini söyleyen Arslan, her kokunun ayrı bir çalışma sürecinden geçtiğini aktardı.
NİŞ ESANSLAR ÜRÜN KALİTESİNİ BELİRLEDİ
Kolonya üretiminde kullanılan esansların önemine dikkat çeken Nuray Arslan, kaliteli ve insan sağlığına zarar vermeyen niş esansları tercih ettiklerini belirtti. Kokuların deri yoluyla da vücuda temas ettiğini hatırlatan Arslan, bu nedenle kalıcı, güvenilir ve yüksek nitelikli ürünler kullanmaya özen gösterdiklerini söyledi. Arslan’a göre müşterilerin yeniden aynı ürünleri tercih etmesinde esans kalitesi önemli rol oynadı.
KOLONYA ÜRETİMİ DİNLENDİRME SÜRECİYLE TAMAMLANDI
Kolonyaların üretim aşamasını anlatan Arslan, sürecin alkolün teminiyle başladığını ve damıtma işlemiyle devam ettiğini söyledi. Üretimde belirli bir ayrışma ve dinlendirme süreci uygulandığını kaydeden Arslan, “Esansların belli bir süre dinlendirilmesi gerekiyor. Ardından dolum aşamasına geçiliyor. 50 mililitre, 100 mililitre ve daha büyük boy ürünler doldurulup paketleniyor. Şişeleme ve ambalajlama tamamlandıktan sonra ürünler satış noktalarına ulaştırılıyor” dedi.

AROMALI TÜRK KAHVESİ LİMANLARDAN GELEN ÇEKİRDEKLERLE HAZIRLANDI
Arslan, aromalı Türk kahvesi üretiminde kullanılan kahvelerin İstanbul, İzmir ve Mersin’deki limanlardan temin edildiğini belirtti. Kahve çekirdeklerinin kavrulma, öğütülme, aroma ile buluşma ve paketleme aşamalarından geçtiğini ifade eden Arslan, üretimin zahmetli ancak keyifli bir süreç olduğunu söyledi. Arslan, “Biz işimizi severek ve aşkla yapıyoruz. Bu nedenle süreç bize zor gelmiyor” diye konuştu.
KADIN İSTİHDAMIYLA ÜRETİM SÜRDÜRÜLDÜ
İşletmede kadın emeğinin önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Arslan, üretimin yalnızca ticari bir faaliyet olmadığını, aynı zamanda istihdam ve ekonomik katkı sağladığını ifade etti. Arslan, “Hem ülke ekonomisine katkı sağlıyoruz hem de burada çalışan insanlar evine ekmek götürüyor. Kadınların ayakta durması için fırsat tanıyoruz. Üreten kadının emeğinin ülkenin gelişmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.
BAYRAM DÖNEMLERİNDE SATIŞLAR YOĞUNLAŞTI
Kızılcahamam’ın turistik bir ilçe olduğunu hatırlatan Nuray Arslan, özellikle bayram dönemlerinde ürünlere olan talebin arttığını söyledi. İlçedeki oteller, termal tesisler, doğal güzellikler ve ziyaretçi hareketliliği nedeniyle şovrum satışlarının bayramlarda daha yoğun gerçekleştiğini belirten Arslan, üretici firma olarak Kızılcahamam genelindeki işletmelerle de çalıştıklarını aktardı.

SOĞUKSU MİLLİ PARKI ÜRÜNLERE İLHAM VERDİ
Kızılcahamam denildiğinde akla gelen en önemli doğal alanlardan biri olan Soğuksu Milli Parkı da ürünlerin çıkış noktasında etkili oldu. Arslan, ilçenin termal sularının, temiz havasının ve çam ormanlarının ziyaretçiler üzerinde güçlü bir iz bıraktığını belirtti. İlçeye gelenlerin hamam suyunu ya da orman havasını yanında götüremediğini söyleyen Arslan, bu nedenle kokuyla ve lezzetle hatıra oluşturmak istediklerini ifade etti.
“MİS GİBİ ORMAN KOKUSU ÜRÜNLERE YANSIDI”
Çam kolonyası ve çam aromalı Türk kahvesinin Kızılcahamam’ın doğasını yansıttığını söyleyen Arslan, “Kahveyle başladığımız yolculukta Kızılcahamam ve Çamlıdere için çam kahvesi hazırladık. Ardından çam kolonyasını ekledik. Ortaya mis gibi orman kokan bir ürün çıktı. Kahvede yoğun ve rahatsız edici bir aroma yok; Türk kahvesi ağırlıklı bir içimi var. İçtikten sonra damakta hoş bir tat bırakıyor” dedi.