Ankara Ticaret Odası büyüme rakamlarını değerlendirdi
ATO Başkanı Gürsel Baran, ilk çeyrek büyümesinin beklentilerin altında kaldığını ancak ekonominin küresel zorluklara rağmen büyümesini sürdürmesinin önemli olduğunu söyledi.
Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan 2026 yılı ilk çeyrek büyüme rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ekonomisinin yılın ilk üç aylık döneminde yüzde 2,5 oranında büyüme kaydettiğini hatırlatan Baran, açıklanan verilerin beklentilerin altında kalmasına rağmen ekonomik faaliyetlerin pozitif bölgede kalmaya devam etmesinin önemli bir gösterge olduğunu ifade etti.
Son yıllarda küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalar, jeopolitik gelişmeler ve ticarette artan korumacılık eğilimlerinin tüm ülkeler üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Baran, Türkiye’nin bu zorlu süreçte büyüme performansını koruyabilmesinin dikkat çekici olduğunu söyledi.

ANKARA TİCARET ODASI’NDAN BÜYÜME DEĞERLENDİRMESİ
Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, büyüme rakamlarının yalnızca genel oran üzerinden değil, sektörlerin performansı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'nın cari fiyatlarla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35,7 artış göstererek yaklaşık 17 trilyon liraya ulaştığını kaydeden Baran, ekonomiye katkı sağlayan sektörlerin performanslarının farklılık gösterdiğine dikkat çekti.
Özellikle bilgi ve iletişim faaliyetleri, hizmet sektörleri, tarım, ticaret, ulaştırma ve finans alanlarında büyümenin devam ettiğini ifade eden Baran, bu sektörlerin ekonomik faaliyetleri destekleyen önemli unsurlar olduğunu söyledi. Buna karşın sanayi sektöründeki gerilemenin yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.
SANAYİDEKİ DARALMA DİKKAT ÇEKİYOR
İlk çeyrek verilerinde öne çıkan en önemli başlıklardan birinin sanayi sektöründeki küçülme olduğunu belirten Baran, üretim tarafında yaşanan yavaşlamanın orta ve uzun vadede dikkatle analiz edilmesi gerektiğini ifade etti. Sanayi sektörünün yalnızca üretim açısından değil, ihracat, istihdam ve yatırım süreçleri bakımından da ekonominin temel taşı olduğunu vurgulayan Baran, bu alandaki zayıflamanın farklı sektörlere de yansıma potansiyeli bulunduğunu söyledi.
Sanayide yaşanan daralmanın geçici bir gelişme olarak kalmasının önemine işaret eden Baran, üretim kapasitesini güçlendirecek ve yatırım ortamını iyileştirecek adımların kritik öneme sahip olduğunu dile getirdi.
REEL SEKTÖRÜN DESTEKLENMESİ BÜYÜMEYE KATKI SAĞLAYACAK
Son dönemde iş dünyasının oldukça zorlu ekonomik şartlar altında faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığını belirten Baran, yüksek kredi maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan güçlükler ve işletme giderlerindeki artışın şirketler üzerinde ciddi yük oluşturduğunu söyledi.
Tüm bu zorluklara rağmen işletmelerin üretim yapmaya, istihdam oluşturmaya ve ihracat faaliyetlerini sürdürmeye devam ettiğini kaydeden Baran, reel sektörün ekonominin lokomotifi olmaya devam ettiğini ifade etti. Baran, özellikle yatırım yapan ve üretime katkı sağlayan işletmelere yönelik finansman desteklerinin artırılmasının büyük önem taşıdığını belirterek, krediye erişimi kolaylaştıracak uygulamaların ve işletmelerin nakit akışını rahatlatacak düzenlemelerin büyüme performansına doğrudan katkı sunacağını söyledi.
YATIRIM ORTAMININ GÜÇLENDİRİLMESİ GEREKİYOR
Ekonomide sürdürülebilir büyümenin sağlanabilmesi için yatırım iştahının canlı tutulmasının şart olduğunu ifade eden Baran, yatırımcıların önünü görebileceği istikrarlı bir ekonomik ortamın önemine dikkat çekti. Yatırım kararlarının hızlanmasının üretim kapasitesinin artmasına, yeni istihdam alanlarının oluşmasına ve ihracatın güçlenmesine katkı sağlayacağını belirten Baran, özel sektörün desteklenmesinin ülke ekonomisinin geleceği açısından stratejik bir konu olduğunu söyledi.
Özellikle üretim odaklı yatırımların teşvik edilmesinin ekonomik büyümenin kalitesini artıracağını dile getiren Baran, yatırım yapan işletmelerin üzerindeki finansman yükünün hafifletilmesinin ekonomiye olumlu yansıyacağını kaydetti.
ENFLASYONLA MÜCADELE VE ÜRETİM DENGESİ KORUNMALI
ATO Başkanı Baran, ekonomik programın temel hedeflerinden biri olan fiyat istikrarının önemini koruduğunu belirterek enflasyonla mücadele sürecinin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
Ancak bu süreç yürütülürken üretim kapasitesinin zarar görmemesinin de büyük önem taşıdığına dikkat çeken Baran, ekonomik dengelerin çok yönlü değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Üretim, yatırım, ihracat ve istihdamın güçlü kalmasının ekonomik istikrarın temel unsurları arasında yer aldığını belirten Baran, bu alanlarda yaşanabilecek olası kayıpların uzun vadeli etkiler doğurabileceğini vurguladı.
İŞ DÜNYASI ÜRETMEYE DEVAM EDİYOR
Türk iş dünyasının her türlü ekonomik zorluğa rağmen üretimden ve yatırımdan vazgeçmediğini ifade eden Baran, özel sektörün ülke ekonomisine katkı sunmaya devam ettiğini söyledi. İş dünyasının ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini belirten Baran, girişimcilerin ve yatırımcıların desteklenmesi halinde ekonominin yeniden daha güçlü bir büyüme ivmesi yakalayabileceğini ifade etti.
Türkiye ekonomisinin sahip olduğu üretim gücü, girişimcilik kapasitesi ve dinamik özel sektörü sayesinde önümüzdeki dönemde de büyümesini sürdüreceğine inandığını belirten Baran, reel sektörün güçlü kalmasının hem ekonomik istikrar hem de kalkınma hedefleri açısından vazgeçilmez olduğunu sözlerine ekledi.