Katarakt nedeniyle bulanık görme ve gece görmede zorluk yaşıyor olabilirsiniz
Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Cüneyt Özmen, kataraktın bulanık görme, ışık hassasiyeti ve gece görüşünde azalmaya yol açtığını belirterek düzenli göz muayenesinin önemine dikkat çekti.
Memorial Ankara Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Cüneyt Özmen, 1-30 Haziran Katarakt Farkındalık Ayı kapsamında katarakt hastalığı ve güncel tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler paylaştı. Kataraktın göz içine giren ışığı retina üzerine odaklayan doğal kristal lensin matlaşması veya bulanıklaşması sonucu oluştuğunu belirten Özmen, hastalığın görme kalitesini ciddi şekilde etkileyebildiğini söyledi.

“KATARAKT HERKESTE GÖRÜLEBİLİR”
Kataraktın en yaygın türünün yaşa bağlı gelişen senil katarakt olduğunu ifade eden Prof. Dr. Özmen, yeterince uzun yaşayan hemen herkeste bu rahatsızlığın görülebileceğini dile getirdi. Ancak hastalığın yalnızca yaşlılık dönemine özgü olmadığını belirten Özmen, travmalar, diyabet, steroid kullanımı, genetik faktörler ve doğumsal nedenlerin de katarakt gelişimine yol açabileceğini kaydetti.
BULANIK GÖRME VE GECE GÖRÜŞÜNDE AZALMA EN ÖNEMLİ BELİRTİLERDEN
Kataraktın genellikle yavaş ilerlediğini ve ağrısız şekilde geliştiğini belirten Özmen, en sık görülen belirtiler arasında bulanık görme, loş ışıkta okuma güçlüğü ve gece görüşünde zayıflama olduğunu söyledi. Ayrıca ışıkların etrafında parlama ve haleler oluşması, renklerin canlılığını kaybetmesi, çift görme ve sık gözlük numarası değişiminin de dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında yer aldığını ifade etti.
“ERKEN DÖNEMDE FARK EDİLMEYEBİLİR”
Prof. Dr. Özmen, kataraktın yavaş ilerlediği için hastalar tarafından erken dönemde fark edilmeyebileceğini söyledi. Görmede kademeli azalma yaşandığını belirten Özmen, bu durumun çoğu zaman gözlükle düzeltilemediğini ifade etti. Kontrast duyarlılığında kayıp, renkleri ayırt etmede zorluk ve net görmede bozulmaların ortaya çıkabileceğini aktaran Özmen, bu nedenle 40 yaş sonrası düzenli göz kontrollerinin büyük önem taşıdığını vurguladı.
KAPSAMLI GÖZ MUAYENESİYLE TEŞHİS EDİLİYOR
Katarakt teşhisinin detaylı göz muayenesiyle konulduğunu belirten Özmen, muayene sırasında görme keskinliği testi, parlama testi ve biyomikroskop incelemesi yapıldığını söyledi. Ayrıca retina ve optik sinir sağlığının da değerlendirildiğini ifade eden Özmen, ameliyat planlanan hastalarda göz içine yerleştirilecek lensin gücünü belirlemek için özel ölçümler gerçekleştirildiğini kaydetti.
“KATARAKTIN TEK KESİN TEDAVİSİ CERRAHİ”
Kataraktın ilerlemesini durduracak ilaç tedavisinin bulunmadığını vurgulayan Prof. Dr. Özmen, hastalığın tek kesin tedavisinin cerrahi yöntem olduğunu söyledi. Modern cerrahi uygulamalarda bulanıklaşan doğal lensin çıkarılarak yerine yapay göz içi lens yerleştirildiğini belirten Özmen, günümüzde monofokal, multifokal ve astigmatizmayı düzelten farklı lens seçeneklerinin bulunduğunu ifade etti.
AMELİYAT KISA SÜREDE TAMAMLANIYOR
En yaygın cerrahi yöntemin fakoemülsifikasyon tekniği olduğunu belirten Özmen, bu yöntemde ultrason enerjisi kullanılarak kataraktın küçük parçalara ayrıldığını söyledi. Bazı durumlarda femtosaniye lazer teknolojisinin de kullanılabildiğini ifade eden Özmen, ameliyatların genellikle damla anestezisiyle yapıldığını, dikiş kullanılmadığını ve işlemin yaklaşık 10-15 dakika sürdüğünü kaydetti.
TEDAVİ EDİLMEYEN KATARAKT KÖRLÜĞE NEDEN OLABİLİYOR
Kataraktın tedavi edilmediğinde ciddi görme kaybına ve körlüğe yol açabileceğini belirten Özmen, hastalığın dünya genelinde önlenebilir körlüğün en önemli nedenlerinden biri olduğunu söyledi. Kataraktın aynı zamanda glokom riskini artırabileceğini belirten Özmen, görme kaybının ilerlemeden uzman kontrolüne başvurulmasının önem taşıdığını ifade etti.
UZMANINDAN DÜZENLİ KONTROL ÖNERİSİ
Prof. Dr. Özmen, katarakt gelişimini tamamen önlemenin mümkün olmadığını ancak bazı önlemlerle sürecin yavaşlatılabileceğini söyledi. Dengeli beslenme, UV korumalı güneş gözlüğü kullanımı, göz yaralanmalarından korunma ve diyabet hastalarında kan şekeri kontrolünün önemine dikkat çeken Özmen, düzenli göz muayenelerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.