Türkiye-Suudi Arabistan vize muafiyeti yürürlükte
Türkiye ile Suudi Arabistan arasında diplomatik ve hususî pasaport hamillerine vize muafiyeti getiren anlaşma yürürlüğe girdi.
Ankara’da 6 Mayıs 2026’da imzalanan Türkiye-Suudi Arabistan vize muafiyeti anlaşması, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlandı. Anlaşma, diplomatik ve hususî pasaport sahibi Türk ve Suudi vatandaşlarının karşılıklı seyahatlerinde belirli süreyle vizeden muaf tutulmasını sağladı.
TÜRKİYE-SUUDİ ARABİSTAN VİZE MUAFİYETİ RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANDI
Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükûmeti arasında imzalanan “Diplomatik ve Hususî Pasaport Hamillerinin Vize Yükümlülüğünden Karşılıklı Olarak Muaf Tutulmasına İlişkin Anlaşma” Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararda, anlaşmanın onaylanmasına 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 18’inci maddesi ile 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2’nci ve 3’üncü maddeleri gereğince karar verildiği belirtildi.
Anlaşma, 6 Mayıs 2026’da Ankara’da imzalandı. Metinde, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ve Suudi Arabistan Krallığı Hükûmeti ayrı ayrı “Taraf”, birlikte ise “Taraflar” olarak tanımlandı.

DİPLOMATİK VE HUSUSÎ PASAPORT SAHİPLERİ VİZEDEN MUAF OLACAK
Anlaşmanın kapsamı, iki ülkenin geçerli diplomatik ve hususî pasaport hamili vatandaşlarıyla sınırlandırıldı. Buna göre Türkiye Cumhuriyeti’nde düzenlenen geçerli diplomatik veya hususî pasaportlar yalnızca Türk vatandaşları için, Suudi Arabistan Krallığı’nda düzenlenen geçerli diplomatik veya hususî pasaportlar ise yalnızca Suudi vatandaşları için anlaşma kapsamında kabul edilecek.
Anlaşma uyarınca bu pasaportlara sahip kişiler, her 180 günlük süre içinde 90 günü aşmamak şartıyla diğer ülkeye giriş, çıkış, transit geçiş ve geçici kalışlarda vizeden muaf tutulacak.
Metinde “geçerli pasaport” ifadesinin, diğer tarafın ülkesine giriş sırasında en az 6 ay geçerliliği bulunan pasaport anlamına geldiği açıklandı.
90 GÜNÜ AŞAN KALIŞLAR İÇİN VİZE ŞARTI SÜRECEK
Anlaşmada, vize muafiyetinin kısa süreli seyahatler için geçerli olduğu özellikle düzenlendi. Diplomatik veya hususî pasaport hamili vatandaşların, 90 günü aşan sürekli ikamet ya da çoklu ikamet durumlarında vize başvurusunda bulunması gerekecek.

Ayrıca taraf devletlerin vatandaşları, ev sahibi ülkenin kanun ve yönetmeliklerine uygun olmadıkça bulundukları ülkede herhangi bir işle uğraşamayacak.
Çalışma, öğrenim, araştırma, eğitim ve aile birleşimi gibi özel amaçlı ziyaretler ise tarafların ulusal mevzuatı kapsamında düzenlenen meşruhatlı vizelere tabi olacak.
HAC VE UMRE SEYAHATLERİ MUAFİYET KAPSAMINDA OLMAYACAK
Anlaşmada dikkat çeken hükümlerden biri de Hac ve Umre seyahatlerine ilişkin oldu. Metne göre, Suudi Arabistan Krallığı’na Hac veya Umre yapmak amacıyla giden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları bu vize muafiyetinden yararlanamayacak.
Bu kişiler, Hac ve Umre amacıyla Suudi Arabistan’a seyahat edebilmek için ilgili amaçlara özel olarak verilen vizeyi almak zorunda olacak.
Böylece anlaşmanın, dinî ziyaretleri değil; diplomatik ve hususî pasaport hamillerinin kısa süreli resmî, geçici veya transit seyahatlerini kapsadığı netleşti.

SINIR KAPILARI VE ULUSAL KANUNLARA UYUM ŞARTI GETİRİLDİ
Anlaşmaya göre diplomatik ve hususî pasaport hamili vatandaşlar, yalnızca uluslararası yolcu trafiği için belirlenmiş sınır kapılarından diğer ülkeye giriş, çıkış ve transit geçiş yapabilecek.
Taraf devletlerin vatandaşları, vize muafiyeti kapsamında bulundukları süre boyunca ev sahibi ülkenin yürürlükteki ulusal yasalarına, düzenlemelerine ve yerleşik adetlerine uymakla yükümlü olacak.
Bu hükümle, seyahat kolaylığının kamu düzeni, sınır güvenliği ve ülke mevzuatı çerçevesinde uygulanacağı belirtildi.
RESMÎ ZİYARETLERDE DİPLOMATİK KOORDİNASYON SAĞLANACAK
Anlaşma, resmî ziyaretlere ilişkin ayrıca bir koordinasyon hükmü de içerdi. Buna göre taraflar, resmî ziyaret amacıyla gelecek vatandaşları için ilgili ülkeye varıştan önce diplomatik kanallar aracılığıyla eşgüdüm sağlayacak.

Tarafların yetkili makamları, anlaşmanın imzalanmasının ardından en geç 30 gün içinde diplomatik ve hususî pasaport örneklerini diplomatik kanallar üzerinden birbirlerine iletecek.
Yeni veya değiştirilmiş pasaport örnekleri de tedavüle giriş tarihinden itibaren 2 ay içinde karşı tarafa bildirilecek. Taraflar, bu pasaportların düzenlenmesi ve kullanımına ilişkin koşulları da paylaşacak.
PASAPORT KAYBI VE İSTİSNAİ DURUMLAR İÇİN HÜKÜM KONULDU
Anlaşmada, seyahat sırasında pasaport kaybı veya hasarı yaşanması halinde uygulanacak süreç de düzenlendi. Buna göre, diğer tarafın ülkesinde bulunan diplomatik veya hususî pasaport hamili vatandaşlar, pasaportlarının kaybolması ya da hasar görmesi durumunda kendi ülkelerinin diplomatik misyonu veya konsolosluğu tarafından verilen yeni pasaport ya da seyahat belgesiyle çıkış yapabilecek.

Hastalık, doğal afet veya benzeri istisnai durumlar nedeniyle 90 günlük süre içinde ülkeden ayrılamayan kişiler için de başvuru yolu tanındı.
Bu kişiler, durumlarını belgelemeleri veya güvenilir kanıt sunmaları hâlinde, vatandaş oldukları ya da daimi ikamet ettikleri ülkeye dönmeleri için gereken uygun süre boyunca kalış sürelerinin uzatılması amacıyla ilgili makamlara başvurabilecek.
BİLGİ VE BELGELER ÜÇÜNCÜ TARAFLARLA PAYLAŞILMAYACAK
Anlaşmada, taraflar arasında paylaşılacak bilgi ve belgelerin korunmasına ilişkin hüküm de yer aldı. Buna göre taraflar, anlaşma kapsamında değiş tokuş edilen bilgi ve belgelerin yalnızca belirlenen amaçlar doğrultusunda kullanılmasını sağlayacak.

Bu bilgi ve belgeler, ilgili tarafın yazılı izni olmadan herhangi bir üçüncü tarafa aktarılmayacak.
Söz konusu maddeyle, pasaport örnekleri, teknik bilgiler ve diplomatik kanallardan iletilecek belgeler için gizlilik ve kullanım amacı sınırlaması getirildi.
ANLAŞMA ASKIYA ALINABİLECEK VE BEŞ YIL YÜRÜRLÜKTE KALACAK
Taraflardan her biri; doğal afet, ulusal güvenlik, kamu düzeni veya kamu sağlığı gibi nedenlerle anlaşmanın uygulanmasını tamamen ya da kısmen askıya alma hakkına sahip olacak. Askıya alma kararı, diğer tarafa diplomatik kanallardan yapılacak yazılı bildirimle derhal yürürlüğe girecek.
Anlaşma, tarafların karşılıklı yazılı rızasıyla herhangi bir zamanda değiştirilebilecek. Değişiklikler, anlaşmanın yürürlüğe girişinde uygulanan hukuki usule göre geçerli olacak.

Metne göre anlaşma 5 yıllık süreyle yürürlükte kalacak. Taraflardan biri, sürenin dolmasından en az 6 ay önce anlaşmayı sona erdirme veya yenilememe niyetini yazılı olarak bildirmezse, anlaşma beşer yıllık dönemler hâlinde kendiliğinden yenilenecek.
UYUŞMAZLIKLAR DİPLOMATİK YOLLARLA ÇÖZÜLECEK
Anlaşmada, yorum veya uygulamadan doğabilecek uyuşmazlıkların çözüm yöntemi de belirlendi. Taraflar, ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkları diplomatik kanallar ya da müzakereler yoluyla dostane biçimde çözecek.
Metinde, taraflar arasındaki hiçbir uyuşmazlığın çözüm için herhangi bir mahkemeye, makama veya başka bir kuruluşa sunulmayacağı hükmü yer aldı.
Anlaşma, Ankara’da 6 Mayıs 2026’da, Hicri 19/11/1447 tarihine karşılık gelecek şekilde Türkçe, Arapça ve İngilizce dillerinde ikişer asıl nüsha olarak imzalandı. Tüm metinlerin eşit derecede geçerli olduğu, yorum farklılığı halinde İngilizce metnin esas alınacağı belirtildi.