Oğlundan 80 yaşındaki babasına böbrek bağışı

Ankara’da Gürkan Atasoy, kronik böbrek hastalığı nedeniyle diyalize giren 80 yaşındaki babası İzzet Atasoy’a böbreğini verdi.

DHA
Kaynak DHA
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Oğlundan 80 yaşındaki babasına böbrek bağışı
DHA
Kaynak DHA

Ankara’da 43 yaşındaki Gürkan Atasoy, kronik böbrek hastalığı ilerlediği için her gün diyalize girmek zorunda kalan 80 yaşındaki babası İzzet Atasoy’a böbreğini bağışladı. Özel bir hastanede yapılan başarılı nakil sonrası baba Atasoy sağlığına kavuşurken, oğlu organ bağışının önemine dikkat çekti.

ANKARA’DA OĞLU BABASINA BÖBREĞİNİ VERDİ

Ankara’da yaşayan 43 yaşındaki Gürkan Atasoy, böbrek yetmezliği nedeniyle zorlu bir tedavi süreci geçiren babası 80 yaşındaki İzzet Atasoy için örnek bir karara imza attı. Babasının her gün diyalize bağlanmasına kayıtsız kalamayan Atasoy, böbreğini bağışlama kararı aldı.

Özel bir hastanede yapılan tetkiklerde Gürkan Atasoy’un böbreğinin babasıyla yüzde 80 uyumlu olduğu belirlendi. Uygunluk sonucunun ardından nakil hazırlıkları tamamlandı ve başarılı bir operasyonla böbrek nakli gerçekleştirildi.

Nakil sonrası İzzet Atasoy’un sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Baba Atasoy, uzun süredir yaşadığı sağlık sorunlarının ardından yeniden günlük yaşamına dönebilmenin mutluluğunu yaşadı.

KRONİK BÖBREK HASTALIĞI 15 YIL ÖNCE BAŞLADI

İzzet Atasoy’un böbrek rahatsızlığı yaklaşık 15 yıl önce idrarda protein kaçağı tespit edilmesiyle ortaya çıktı. İlk yıllarda hastalık diyet, düzenli doktor kontrolleri ve takiplerle kontrol altında tutulmaya çalışıldı.

Ancak yıllar içinde böbrek fonksiyonları giderek zayıfladı. Ailesinde de böbrek hastalığı öyküsü bulunan Atasoy, 2 dayısını böbrek yetmezliği nedeniyle kaybetti. Yaklaşık 2 yıl önce ise kendisine kronik böbrek hastalığı tanısı konuldu.

Hastalığın son dönemde hızla ilerlemesi üzerine Atasoy’un tedavi süreci daha ağır bir hâl aldı. Son 3 ayda diyaliz tedavisine başlamak zorunda kalan Atasoy, bu süreçte ciddi sağlık sıkıntıları yaşadı.

DİYALİZ SÜRECİ AİLEYİ DERİNDEN ETKİLEDİ

İzzet Atasoy’un böbrek fonksiyonlarının gerilemesiyle birlikte potasyum değerlerinde yükselmeler yaşandı. Bu nedenle sık sık hastaneye başvurmak zorunda kaldığını anlatan Atasoy, hastanede yapılan müdahalelerle değerlerinin düşürüldüğünü ve eve döndüğünü söyledi.

Ancak bir süre sonra böbreklerin görevini yerine getirememesi nedeniyle diyaliz süreci başladı. İzzet Atasoy, diyaliz tedavisinin çok uzun sürmediğini ancak bu sürecin kendisi ve ailesi için yıpratıcı olduğunu dile getirdi.

Babasının diyalize bağlandığını görmekten büyük üzüntü duyan Gürkan Atasoy ise bu aşamada kararını netleştirdi. Aile içinde yapılan değerlendirmelerin ardından nakil için gerekli tetkikler başlatıldı.

“BU ÇOK BÜYÜK FEDAKÂRLIK İSTEYEN BİR ŞEY”

Nakil sonrası sağlığına kavuşan İzzet Atasoy, oğlunun böbreğini vermek istemesini başta kabul etmekte zorlandığını söyledi. Yaşı nedeniyle bu kararı doğru bulmadığını anlatan Atasoy, oğlunun genç olduğunu ve önünde uzun bir hayat bulunduğunu düşündüğünü ifade etti.

Atasoy, “Potasyum yükseliyordu, hastaneye gidiyorduk, düşürüp eve dönüyorduk. Sonunda böbrekler iflas etti. Diyaliz sürecim de çok uzun sürmedi. Oğlum başından beri böbreğini vermek istedi; ama ben kabul etmiyordum. Ben 80 yaşına gelmişim, o daha genç. Ne kadar yaşayacağım belli değil diye düşündüm. Bu çok büyük fedakârlık isteyen bir şey. Herkesin yapabileceği bir durum değil.” dedi.

Sağlık durumunun şu anda iyi olduğunu belirten İzzet Atasoy, “Herhangi bir şikâyetim yok. Ufak tefek ağrılarım var ama doktorlar bunun normal olduğunu söylüyor. Zamanla onların da geçeceğine inanıyorum.” diye konuştu.

“BEN BUNU FEDAKÂRLIK OLARAK GÖRMÜYORUM”

Babasına böbreğini veren Gürkan Atasoy, diyaliz sürecinin başlayacağını öğrendiği anda kararını verdiğini söyledi. Kendisinin bu konuda hiç tereddüt yaşamadığını belirten Atasoy, babasıyla ilgili olumsuz bir tablo görmek istemediğini dile getirdi.

Gürkan Atasoy, “Doktorlar diyaliz sürecinin başlayacağını söylediğinde ailemi ikna etmeye çalıştım. ‘Hiç beklemeyelim, ben böbreğimi vereyim’ dedim. Ama süreç yine de yaşandı. Babamın diyalize bağlandığını görmek beni çok üzdü. Araştırmalar yaptık ve bu merkezde tedaviye başladık. Böbreğimin uyumlu çıktığını öğrendiğimde çok sevindim.” dedi.

Süreçte yalnızca sonuca odaklandığını söyleyen Atasoy, “Bu süreçte kimseden destek beklemedim. Sadece sonuca odaklandım. Olacağına inandım. Ben bunu bir fedakârlık olarak görmüyorum. Bence olması gerekeni yaptım. Hatta öldükten sonra diğer organlarım da başka insanlara umut olursa çok mutlu olurum. Organ bağışı çok güzel bir şey. Veren kişiler açısından da tarif edilemez bir mutluluk var.” ifadelerini kullandı.

ORGAN NAKLİ BAŞARIYLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Operasyonu gerçekleştiren Genel Cerrahi Uzmanı ve Organ Nakli Merkezi Sorumlusu Doç. Dr. Ulaş Sözener, ileri yaş nedeniyle sürecin dikkatle değerlendirildiğini belirtti. İzzet Atasoy’un 80 yaşında olması nedeniyle ameliyat öncesinde bazı endişeler bulunduğunu ancak tüm hazırlıkların titizlikle yapıldığını söyledi.

Sözener, ileri yaşta böbrek naklinin hem operasyon hem de ameliyat sonrası takip açısından daha hassas yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Buna karşın ameliyatın son derece başarılı geçtiğini ve nakil sonrası iyileşmenin sevindirici düzeyde olduğunu ifade etti.

Doç. Dr. Sözener, “İleri yaşta böbrek nakli hem ameliyat hem de sonrasındaki süreç açısından daha dikkatli değerlendirilmesi gereken bir durum. Ancak ameliyat son derece başarılı geçti. Sonrasında çok dramatik bir iyileşme gördük. Tekerlekli sandalye ile gelen bir hasta, dün yürüyerek kontrole geldi. Bu bizim için çok sevindirici bir sonuç oldu.” dedi.

ORGAN BAĞIŞINDA FARKINDALIK VURGUSU YAPILDI

Doç. Dr. Ulaş Sözener, sağlıklı bir kişiden organ alınmasının tıpta hiçbir zaman ilk tercih olarak görülmediğini belirtti. En değerli organ bağışının kadavra bağışı olduğunu söyleyen Sözener, toplumda bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini ifade etti.

Sözener, “Sağlıklı bir insanın böbreğini almayı hiçbir zaman ilk tercih olarak görmüyoruz. En değerli bağış kadavra bağışıdır. Toprağa gidecek organların bağışlanması ile bir kişinin hayatı kurtulmakla kalmıyor, birçok hasta yeniden yaşama tutunabiliyor. Organ bağışı konusunda toplumda farkındalığın artması gerekiyor.” diye konuştu.

Uzmanlar, organ bağışının yalnızca bir hastanın değil, aynı anda birden fazla kişinin hayatını değiştirebilen önemli bir toplumsal sorumluluk olduğunu vurguluyor. Böbrek, karaciğer, kalp ve diğer organ bağışları, nakil bekleyen hastalar için yaşama tutunma şansı oluşturuyor.

CANLI VERİCİLİ NAKİLLERDE BAŞARI ORANI YÜKSEK

Nakil öncesi ve sonrası tedavi sürecini yöneten Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Siren Sezer, Türkiye’de kadavra organ bağışının hâlâ istenen seviyede olmadığını söyledi. Bu nedenle canlı vericili nakillerin böbrek yetmezliği hastaları için önemli bir seçenek hâline geldiğini belirtti.

Prof. Dr. Sezer, canlı vericili nakillerde sürecin planlı ilerlediğini ve organın taze şekilde nakledildiğini ifade etti. Bu durumun başarı oranlarını yükselttiğini aktaran Sezer, hastaların önemli bölümünün nakil sonrası sağlıklı şekilde yaşamına devam ettiğini söyledi.

Sezer, “Bu nedenle canlı vericili nakiller önemli bir yer tutuyor. Canlı nakillerde organ taze şekilde naklediliyor ve tüm süreç planlı ilerliyor. Bu da başarı oranını artırıyor. Hastalarımızın yüzde 90’dan fazlası ilk yılın sonunda sağlıklı şekilde böbreğini taşımaya ve yaşamına devam etmeye devam ediyor.” dedi.

BÖBREK NAKLİ İLE YENİDEN HAYATA TUTUNDU

İzzet Atasoy, oğlundan yapılan böbrek nakliyle diyaliz sürecinden çıkarak sağlığına kavuştu. Ailenin yaşadığı süreç, organ bağışının hayati önemini bir kez daha gündeme taşıdı.

Gürkan Atasoy’un kararı, canlı vericili organ naklinin yalnızca tıbbi değil, insani yönünü de ortaya koydu. Baba ile oğul arasında gerçekleşen nakil, organ bağışı konusunda farkındalık oluşturacak örneklerden biri oldu.

Ankara’da başarıyla tamamlanan operasyonun ardından İzzet Atasoy’un kontrollerinin sürdüğü, sağlık durumunun iyiye gittiği ve günlük yaşamına daha rahat devam ettiği öğrenildi.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa