Yaz meyvelerine dikkat! Şifa bulayım derken hastanelik olmayın
Ankara Etlik Şehir Hastanesinden Doç. Dr. Aslı Haykır Solay, yazın iyi yıkanmayan sebze ve meyvelerin enfeksiyon riski taşıdığını söyledi.
Ankara Etlik Şehir Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Aslı Haykır Solay, yaz aylarında sebze ve meyvelerin doğru yıkanmaması ve uygun koşullarda saklanmaması halinde gıda kaynaklı enfeksiyonlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Solay, özellikle el hijyeni, yıkama, kurutma ve saklama aşamalarına dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.
YAZ AYLARINDA GIDA KAYNAKLI ENFEKSİYON RİSKİ ARTIYOR
Yaz aylarında hava sıcaklıklarının yükselmesi ve nem oranının artması, sebze ve meyvelerde mikroorganizmaların çoğalması için uygun ortam oluşturabiliyor. Ankara Etlik Şehir Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Aslı Haykır Solay, bu nedenle yaz döneminde taze sebze ve meyve tüketiminde daha dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
Sebze ve meyvelerin tarladan, bahçeden veya ağaçtan sofraya ulaşana kadar uzun bir süreçten geçtiğini belirten Solay, bu zincirin her aşamasında temas, taşıma, depolama ve hazırlama koşullarının önemli olduğunu ifade etti. Uygun temizlik yapılmadığında ürünlerin enfeksiyon kaynağı haline gelebileceğini anlattı.
SEBZE VE MEYVELER DOĞRU TEMİZLENMEZSE RİSK TAŞIYABİLİR
Doç. Dr. Solay, yaz aylarında sebze ve meyvelerin sıcaklık ve nem nedeniyle mikroorganizmalar için uygun bir üreme alanına dönüşebileceğini söyledi. Gerekli hijyen kurallarına uyulmaması halinde ürünlerin adeta besiyeri gibi mikropların çoğalmasına zemin hazırlayabileceğini belirtti.
Solay, bu süreçte Salmonella gibi bakterilerin ve norovirüs gibi virüslerin çoğalabileceğine dikkat çekti. Bu mikroorganizmaların, yeterli temizlik yapılmayan ya da uygun koşullarda saklanmayan gıdalar aracılığıyla bireysel hastalıklara veya daha geniş çaplı salgınlara neden olabileceğini kaydetti.
İLK ADIM MEKANİK TEMİZLİK OLMALI
Sebze ve meyve temizliğinde ilk aşamanın mekanik temizlik olduğunu vurgulayan Solay, gözle görülen kir, toprak ve çürümüş bölümlerin mutlaka uzaklaştırılması gerektiğini söyledi. Ürünlerin yalnızca suya batırılıp çıkarılmasının yeterli olmayabileceğini belirten Solay, akan su altında ovalayarak yıkamanın daha doğru olduğunu dile getirdi.
Özellikle kabuklu ve yüzeyi pürüzlü ürünlerde sebze temizleme fırçalarının kullanılabileceğini belirten Solay, bu yöntemin yüzeyde tutunan kirlerin ve mikroorganizmaların uzaklaştırılmasına yardımcı olduğunu anlattı. Temizlik işleminin aceleye getirilmemesi gerektiğini ifade etti.

KARBONATLI VE SİRKELİ SU NASIL KULLANILMALI
Doç. Dr. Aslı Haykır Solay, mekanik temizlikten sonra karbonatlı ve sirkeli suyun sırayla kullanılmasının fayda sağlayabileceğini belirtti. Solay’a göre bu yöntem, hem tarım ilacı kalıntılarının azaltılmasına hem de bazı mikroorganizmaların uzaklaştırılmasına destek oluyor.
Karbonatlı ve sirkeli su uygulamasının temizlik sürecine yüzde 80-90 oranında olumlu katkı sağlayabileceğini ifade eden Solay, buna rağmen bu uygulamaların tek başına yeterli görülmemesi gerektiğini söyledi. En etkili sonucun, akan suda ovalayarak yıkama, uygun bekletme, durulama ve doğru saklama adımlarının birlikte uygulanmasıyla alınabileceğini belirtti.
YIKANAN ÜRÜNLER NEMDEN ARINDIRILARAK SAKLANMALI
Sebze ve meyvelerin yıkandıktan sonra kısa sürede tüketilmesinin daha güvenli olduğunu söyleyen Solay, hemen tüketilmeyecek ürünlerin mutlaka kurulanması gerektiğini ifade etti. Nemli bırakılan sebze ve meyvelerde mikroorganizmaların daha kolay çoğalabileceğini anlattı.
Solay, ürünlerin iyice kurutulduktan sonra buzdolabında, kapalı bir kap içinde muhafaza edilmesi gerektiğini belirtti. Açıkta bekletilen, ılık ortamda kalan veya uzun süre nemli şekilde saklanan ürünlerin gıda zehirlenmesi ve bağırsak enfeksiyonu açısından risk taşıyabileceğini söyledi.
KAVUN VE KARPUZ KESİLMEDEN ÖNCE YIKANMALI
Yaz aylarında sık tüketilen kavun ve karpuz gibi ürünlerde de temizlik ihmal edilmemeli. Doç. Dr. Solay, bu tür meyvelerin kabukları soyulduğu veya kesildiği için bazen yıkanmadan tüketim hazırlığına geçildiğini, bunun yanlış bir alışkanlık olduğunu belirtti.
Solay, bıçakla kesim sırasında kabuk yüzeyindeki mikroorganizmaların meyvenin iç kısmına taşınabileceğini söyledi. Bu nedenle kavun, karpuz ve benzeri ürünlerin kesilmeden önce dış yüzeyinin mutlaka yıkanması gerektiğini vurguladı. Böylece bıçak aracılığıyla iç kısma mikrop taşınması önlenebilir.

ÇAPRAZ KONTAMİNASYONA KARŞI AYRI EKİPMAN KULLANILMALI
Gıda güvenliğinde dikkat edilmesi gereken konulardan biri de çapraz kontaminasyon. Solay, çiğ et ve tavuk için kullanılan bıçak ya da kesme tahtalarının sebze ve meyveler için kesinlikle kullanılmaması gerektiğini söyledi.
Çiğ hayvansal ürünlerde bulunabilen mikroorganizmaların aynı ekipman üzerinden sebze ve meyvelere geçebileceğini belirten Solay, pişmeden tüketilen salata ve meyvelerde bu durumun hastalığa neden olabileceğini ifade etti. Evlerde çiğ et, tavuk, sebze ve meyve için ayrı kesme tahtası ve bıçak kullanılması gerektiğini anlattı.
DIŞARIDA YEMEK YERKEN SALATALARA DİKKAT EDİLMELİ
Doç. Dr. Solay, dışarıda yemek yerken gıda seçiminin de önemli olduğunu belirtti. En güvenli seçeneklerin genellikle iyi pişirilmiş ve sıcak servis edilen gıdalar olduğunu söyleyen Solay, özellikle açık büfelerde sunulan salatalar konusunda dikkatli olunması gerektiğini dile getirdi.
Salataların soğuk zincir korunmadan bekletilmesi, buz kabı içinde sunulmaması, uzun süre kesilmiş halde açıkta kalması veya üzerine sineklerin konması halinde tüketilmemesi gerektiğini belirten Solay, yaz aylarında bu tür gıdaların bağırsak enfeksiyonları açısından risk oluşturabileceğini söyledi.
KABUKLU MEYVELERİ SOYARAK TÜKETMEK DAHA GÜVENLİ
Kabuklu meyvelerin uygun şekilde yıkandıktan sonra soyularak tüketilmesinin daha güvenli bir tercih olduğunu belirten Solay, özellikle risk grubundaki kişilerin bu konuda daha hassas davranması gerektiğini söyledi.
Çocuklar, ileri yaştaki kişiler, gebeler, bağışıklık sistemi zayıf olanlar, böbrek yetmezliği ve diyabet gibi ek hastalığı bulunan bireyler için gıda kaynaklı enfeksiyonların daha ağır seyredebildiğini anlatan Solay, bu grupların yaz aylarında hijyen kurallarına daha sıkı uyması gerektiğini ifade etti.

EN ÖNEMLİ KORUNMA YOLU EL YIKAMA
Doç. Dr. Aslı Haykır Solay, gıda güvenliğinde en temel basamağın el yıkama olduğunu vurguladı. Tüm teknolojik gelişmelere ve temizlik ürünlerine rağmen enfeksiyon zincirini kırmada el hijyeninin vazgeçilmez olduğunu belirtti.
Solay, yemek hazırlamadan ve yemek yemeden önce ellerin en az 20 saniye boyunca su ve sabunla ovalanarak yıkanması gerektiğini söyledi. Enfeksiyon kaynağının bazen doğrudan kişinin kendi elleri olabileceğini ifade eden Solay, sebze ve meyve temizliğine başlamadan önce de ellerin mutlaka yıkanması gerektiğini anlattı.
İSHAL VE KUSMA ŞİKÂYETLERİNDE NE ZAMAN DOKTORA GİDİLMELİ
Doç. Dr. Solay, bazı gıdaların tüketilmesinden sonra 6 saat içinde bulantı, kusma ve ishal gibi şikâyetlerin görülebileceğini söyledi. Mikroorganizma yoğunluğunun fazla olduğu durumlarda belirtilerin daha kısa sürede başlayabileceğini belirtti.
Solay, her ishal durumunda paniğe kapılmamak gerektiğini, günde 2-3 kez görülen hafif ishalin çoğu zaman takip edilebileceğini söyledi. Ancak sıvı kaybının artması, bulantı ve kusma nedeniyle su içilememesi, beslenememe, ishal sıklığının yükselmesi veya genel durum bozukluğu yaşanması halinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini kaydetti.
RİSK GRUBUNDAKİ KİŞİLER DAHA ERKEN DESTEK ALMALI
Böbrek yetmezliği, diyabet gibi ek hastalığı bulunanlar, ileri yaştaki kişiler ve küçük çocukların gıda kaynaklı enfeksiyonlarda daha dikkatli izlenmesi gerektiğini söyleyen Solay, bu gruplarda sıvı kaybının daha hızlı ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirtti.
Solay, risk grubundaki kişilerin ishal, kusma, ateş, halsizlik ve ağız kuruluğu gibi belirtileri hafife almaması gerektiğini ifade etti. Yaz aylarında güvenli gıda tüketimi için ürünlerin doğru yıkanması, nemden arındırılarak saklanması, çapraz bulaşmanın önlenmesi ve el hijyeninin aksatılmaması gerektiğini söyledi.