YÖK'ten mesleki eğitimde yeni dönem
YÖK, 2026-2027'de başlayacak yeni modelle 7 pilot ilde yaklaşık 120 bin ön lisans öğrencisini işletmelerde uygulamalı eğitimle buluşturacak.
Okunma Süresi: 2 dakika 43 saniye
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), yükseköğretimde uygulamalı eğitimi güçlendirmeyi hedefleyen yeni bir modeli hayata geçirmeye hazırlanıyor. 2026-2027 eğitim öğretim yılında başlayacak İşletmede Mesleki Eğitim (İME) modeli kapsamında ön lisans öğrencileri eğitimlerinin belirli bir bölümünü doğrudan iş ortamında geçirecek. Böylece öğrencilerin yalnızca teorik bilgiyle değil, uygulama deneyimiyle de mezun olmaları hedefleniyor. Yeni sistem kapsamında öğrenciler en az bir yarıyıl, yani 14 hafta veya 70 iş günü boyunca kendi alanlarıyla ilgili işletmelerde uygulamalı eğitim görecek. Bu süreçte edinilen teorik bilgilerin iş yaşamında pratiğe dönüştürülmesi, mesleki becerilerin geliştirilmesi ve öğrencilerin mezun olmadan sektörle tanışması amaçlanıyor. Aynı zamanda üniversiteler ile iş dünyası arasındaki iş birliğinin daha güçlü hale getirilmesi ve mezunların istihdama geçiş sürecinin hızlandırılması da modelin temel hedefleri arasında bulunuyor.

ANKARA DAHİL 7 İLDE PİLOT UYGULAMA BAŞLAYACAK
İşletmede Mesleki Eğitim modeli ilk aşamada Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Gaziantep, Kocaeli ve Konya'da uygulanacak. Pilot uygulama kapsamında 81 üniversitede öğrenim gören öğrenciler yeni eğitim sisteminden yararlanacak. YÖK, programların belirlenmesinde bölgelerdeki işletme, uygulama ve istihdam kapasitesini dikkate alırken, ilerleyen süreçte yeni program taleplerinin de aynı kriterler doğrultusunda değerlendirileceğini bildirdi. Ankara'nın da aralarında bulunduğu pilot illerde uygulanacak modelin, üniversiteler ile sektör temsilcileri arasındaki koordinasyonu artırması ve öğrencilerin eğitim sürecinde iş hayatını daha yakından tanımalarına katkı sağlaması bekleniyor. Böylece öğrenciler mezuniyet öncesinde çalışma hayatının dinamiklerini deneyimleme fırsatı elde edecek.

185 ÖN LİSANS PROGRAMI SİSTEME DAHİL EDİLECEK
Yeni model kapsamında toplam 185 ön lisans programı yer alacak. Ağız ve diş sağlığı, anestezi, aşçılık, bilgisayar programcılığı, biyomedikal cihaz teknolojisi, elektrik, elektronik teknolojisi, fizyoterapi, gıda teknolojisi, hibrit ve elektrikli taşıtlar teknolojisi, ilk ve acil yardım, inşaat teknolojisi, lojistik, makine, mekatronik, mimari restorasyon, otomotiv teknolojisi, siber güvenlik, tıbbi görüntüleme teknikleri, tıbbi laboratuvar teknikleri, uçak teknolojisi, web tasarımı ve kodlama, oyun geliştirme ve programlama, robotik ve yapay zeka ile yapay zeka operatörlüğü gibi birçok program uygulama kapsamında yer alacak. Bununla birlikte sağlık, denizcilik ve havacılık alanındaki bazı programlar uygulamanın dışında tutulacak. Bu alanlarda modelin uygulanıp uygulanmayacağına ise üniversiteler kendi değerlendirmeleri doğrultusunda karar verecek.

UYGULAMA SÜRECİ VE KAPSAM BELİRLENDİ
YÖK tarafından yapılan açıklamada, İşletmede Mesleki Eğitim Usul ve Esasları ile üniversiteler ve işletmeler arasında imzalanacak iş birliği protokollerinin çerçevesinin oluşturulduğu belirtildi. Düzenleme kapsamında eğitimin planlanması, uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesine ilişkin görev ve sorumluluklar ayrıntılı şekilde tanımlandı. Ayrıca hükümlü öğrencilerin bu uygulamanın dışında tutulacağı ve eğitimlerini okul ortamında teorik ve uygulamalı derslerle sürdüreceği bildirildi. Engelli öğrencilerin de uygulama kapsamı dışında yer alacağı belirtilirken, muaf tutulacak öğrencilerin üniversitelerin yetkili organları tarafından belirleneceği ifade edildi.

EROL ÖZVAR: KISA STAJLARIN YERİNE UZUN SÜRELİ İŞ YERİ EĞİTİMİ
YÖK Başkanı Erol Özvar, günümüzde yalnızca diploma sahibi olmanın iş hayatında başarılı olmak için yeterli görülmediğini belirterek, işverenlerin mesleki bilginin yanı sıra deneyim, ekip çalışması, problem çözme, iletişim becerisi, yabancı dil, dijital yetkinlik ve iş disiplini gibi özelliklere sahip mezunlar beklediğini söyledi. Bu nedenle kısa süreli staj uygulamalarının yerine daha uzun süreli iş yeri temelli eğitim modellerini yaygınlaştırdıklarını ifade eden Özvar, öğrencilerin eğitimlerinin belirli bölümünü işletmelerde, fabrikalarda, laboratuvarlarda, sağlık kuruluşlarında veya kendi alanlarıyla ilgili kurumlarda geçireceğini dile getirdi. Öğrencilerin bu süreçte iş kültürünü, kalite standartlarını, iş güvenliği kurallarını, ekip çalışmasını ve mesleki sorumlulukları mezun olmadan öğrenme fırsatı bulacağını belirten Özvar, yaklaşık 120 bin öğrenciyi kapsayacak pilot uygulamanın üniversite ile çalışma hayatı arasındaki bağı güçlendirmeyi amaçladığını vurguladı. Üniversitelerde verilen akademik eğitimin sektör beklentileriyle daha uyumlu hale getirilmesini hedefleyen modelin, mezunların iş gücü piyasasına daha donanımlı şekilde katılmalarına katkı sağlaması bekleniyor.