Uzmanından kalbiniz için önemli uyarılar
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Çiğdem Koca, kalp-damar hastalıklarına karşı kişisel risklerin erken belirlenmesi ve düzenli sağlık kontrollerinin önemine dikkat çekti.
Okunma Süresi: 2 dakika 8 saniye
Medicana International Ankara Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Çiğdem Koca, kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu sağlık yaklaşımının önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kalp hastalıklarının yalnızca ortaya çıktıktan sonra tedavi edilmesinin yeterli olmadığını belirten Koca, risk faktörlerinin erken yaşlardan itibaren kontrol altına alınması gerektiğini söyledi. Sağlık okuryazarlığının geliştirilmesinin de bu süreçte önemli olduğunu ifade eden Koca, tansiyon, kolesterol, diyabet, obezite, sigara kullanımı, hareketsizlik ve sağlıksız beslenme gibi değiştirilebilir faktörlere dikkat çekti.

KALP HASTALIKLARINDA KORUYUCU SAĞLIK VURGUSU
Koca, kalp-damar hastalıklarıyla mücadelede toplumun tamamına ulaşan koruyucu sağlık politikalarının önem taşıdığını belirtti.
Sağlık davranışlarının yalnızca eğitim düzeyiyle açıklanamayacağını ifade eden Koca; gelir seviyesi, sağlık hizmetlerine erişim, çalışma koşulları, beslenme alışkanlıkları ve fiziksel aktivite imkanlarının da kalp sağlığı üzerinde etkili olduğunu söyledi. Uzman, risk faktörlerinin kontrol edilmesinin kalp-damar hastalıklarının toplum üzerindeki yükünü azaltabileceğini belirtti.
GENÇLERDE BELİRTİLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ
Son yıllarda genç yaşta görülen kalp krizi vakalarının daha fazla gündeme geldiğini belirten Koca, bu yaş grubunda tanının gecikmesinin önemli bir risk oluşturabileceğini ifade etti.
Göğüs ağrısı, nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı veya ani halsizlik gibi şikayetlerin genç kişilerde de kalp hastalığı açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Koca, özellikle sigara kullanımı, ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü, yüksek kolesterol, hipertansiyon, diyabet, obezite ve hareketsiz yaşam gibi risklerin bulunması halinde daha dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Koca, gençlerde kalp krizi ihtimalinin beklenmemesi nedeniyle sağlık kuruluşuna başvurunun gecikebileceğini ve bunun tedavi sürecini etkileyebileceğini kaydetti.
KADINLAR VE ERKEKLERDE RİSKLER DEĞİŞEBİLİYOR
Kalp hastalıklarının yalnızca erkeklerle ilişkilendirilmesinin kadınlarda hastalığın gözden kaçmasına neden olabileceğine dikkat çeken Koca, kardiyovasküler hastalıkların her iki cinsiyeti de etkilediğini belirtti.
Risklerin ortaya çıktığı yaşın, risk faktörlerinin etkisinin ve belirtilerin görülme biçiminin kadın ve erkeklerde farklılaşabileceğini ifade eden Koca, kadınlarda özellikle menopoz sonrasında kardiyovasküler risk faktörlerinin daha yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi. Erkeklerde ise kardiyovasküler risklerin daha erken yaşlarda ortaya çıkabileceğini belirten Koca; tansiyon, kolesterol, kan şekeri, kilo ve sigara kullanımının düzenli şekilde takip edilmesinin önemini vurguladı.
KİŞİSEL RİSK PROFİLİ DEĞERLENDİRİLMELİ
Dışarıdan sağlıklı ve zinde görünen, sigara kullanmayan ya da yüksek tansiyonu bulunmayan kişilerin de kalp krizi geçirebileceğine dikkat çeken Koca, kişisel risk değerlendirmesinin kapsamlı yapılması gerektiğini belirtti.
Kişinin risk profiline göre ApoB, lipoprotein(a), trigliserit, HDL, hemoglobin A1c, açlık insülini ve C-reaktif protein gibi değerlerin de değerlendirilebileceğini ifade eden Koca, yüksek trigliserit ve düşük HDL düzeylerinin metabolik sağlık açısından uyarıcı olabileceğini söyledi.
EVDE TANSİYON TAKİBİ ÖNEM TAŞIYOR
Koca, evde düzenli tansiyon ölçümünün de kalp sağlığının takibi açısından önemli olduğunu belirtti. Hipertansiyonun uzun süre herhangi bir belirti vermeden ilerleyebileceğine dikkat çeken Koca, kişilerin yalnızca şikayet ortaya çıktığında sağlık kontrolü yaptırmaması gerektiğini vurguladı.
Uzman, kalp sağlığını korumada temel yaklaşımın kişisel risk faktörlerini erken dönemde belirlemek ve gerekli önlemleri zamanında almak olduğunu ifade etti.