Beypazarı’nda 1650 gaz lambası müzede sergileniyor

Ankara’nın Beypazarı ilçesindeki Gaz Lambası Müzesi, Türkiye’nin 7 bölgesi ve dünyanın 7 kıtasından toplanan 1650 lambayı ağırlıyor.

Okunma Süresi: 3 dakika 52 saniye
HA
Kaynak İHA
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
HA
Kaynak İHA

Ankara’nın Beypazarı ilçesinde bulunan Gaz Lambası Müzesi, 35 yıllık koleksiyon emeğiyle oluşturulan 1650 gaz lambasını ziyaretçilerle buluşturuyor. Koleksiyoner Süreyya Özkan’ın yıllar içinde biriktirdiği ve belediyeye hibe ettiği lambalar, tarihi bir binada sergileniyor. Müze, farklı dönemlere ve coğrafyalara ait özgün parçalarıyla dikkat çekiyor.

BEYPAZARI GAZ LAMBASI MÜZESİ ZİYARETÇİLERİNİ BEKLİYOR

Ankara’nın tarihi ve kültürel dokusuyla öne çıkan ilçelerinden Beypazarı, Gaz Lambası Müzesi ile ziyaretçilerine farklı bir deneyim sunuyor. Müzede, Türkiye’nin 7 bölgesinden ve dünyanın 7 kıtasından toplanan gaz lambaları yer alıyor.

Toplam 1650 parçadan oluşan koleksiyon, yalnızca aydınlatma araçlarının geçmişini değil, aynı zamanda gündelik yaşamın değişen alışkanlıklarını da gözler önüne seriyor. Giriş kapısındaki iki lamba dışında koleksiyondaki parçaların birbirinden farklı olduğu belirtiliyor.

35 YILLIK EMEK 1650 LAMBALIK KOLEKSİYONA DÖNÜŞTÜ

Gaz Lambası Müzesi’nin temelini, koleksiyoner Süreyya Özkan’ın yaklaşık 35 yıl boyunca biriktirdiği lambalar oluşturuyor. Özkan’ın koleksiyon merakı, emekli olan bir mesai arkadaşının kendisine hediye ettiği 100-150 gaz lambasıyla başladı.

Yıllar içinde büyüyen koleksiyon, 1650 parçaya ulaştı. Süreyya Özkan daha sonra bu özel birikimi Beypazarı Belediyesine hibe etti. Koleksiyonun müzeye dönüşmesiyle birlikte Özkan’ın adı da Gaz Lambası Müzesi’nde yaşatılmaya başlandı.

TÜRKİYE’NİN 7 BÖLGESİNDEN VE DÜNYANIN 7 KITASINDAN LAMBALAR VAR

Müzede sergilenen gaz lambaları, hem Anadolu’nun farklı bölgelerinden hem de dünyanın çeşitli coğrafyalarından izler taşıyor. Türkiye’nin 7 bölgesinden toplanan parçalar, farklı yerel üretim anlayışlarını ve kullanım biçimlerini yansıtıyor.

Dünyanın 7 kıtasına özgü örneklerin de bulunduğu müze, ziyaretçilere kültürler arası bir aydınlatma tarihi sunuyor. Lambaların tasarımları, malzemeleri ve kullanım amaçları, dönemlerin yaşam koşullarına dair önemli ipuçları veriyor.

ARABA FİLTRESİNDEN YAKIT DEPOSUNA FARKLI MALZEMELER KULLANILDI

Gaz Lambası Müzesi’ndeki koleksiyonda yalnızca klasik gaz lambaları değil, farklı malzemelerden üretilmiş ilginç örnekler de bulunuyor. Araba filtresinden, yakıt deposundan, yağdanlıktan ve çeşitli malzemelerden yapılan lambalar müzenin dikkat çeken parçaları arasında yer alıyor.

Bu çeşitlilik, geçmişte insanların aydınlatma ihtiyacını karşılamak için eldeki malzemeleri nasıl değerlendirdiğini gösteriyor. Ziyaretçiler, koleksiyon sayesinde işlevsellik, tasarım ve el emeğinin bir araya geldiği örnekleri yakından inceleyebiliyor.

TARİHİ BİNA SİNEMADAN MÜZEYE UZANAN BİR GEÇMİŞ TAŞIYOR

Gaz Lambası Müzesi’nin bulunduğu bina da en az koleksiyon kadar dikkat çekiyor. 1936-1939 yılları arasında imece usulüyle inşa edilen tarihi yapı, İsmet İnönü’nün katılımıyla açıldı.

Müze görevlisi Ünal Yaman, binanın geçmişte farklı amaçlarla kullanıldığını belirterek, “1936-1939 yılları arasında imece usulü yapılıyor. Açılışa da İsmet İnönü geliyor. Açılışı o yapıyor. Bir de balkon konuşması yapıyor. Benim küçüklüğümde burası sinemaydı, sonra tiyatro salonu oldu. Daha sonra dispanser oldu. Nikâh salonu oldu, seminerler falan derken en sonunda müze oldu” dedi.

“BU BİNA BİRÇOK ŞEY OLDU, EN SONUNDA MÜZE OLDU”

Ünal Yaman, müzenin bulunduğu yapının Beypazarı’nın hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Halk evi olarak inşa edilen binanın zaman içinde sosyal ve kültürel yaşamın farklı alanlarına hizmet verdiğini anlattı.

Sinema salonu, tiyatro alanı, dispanser, nikâh salonu ve seminer merkezi olarak kullanılan yapı, son olarak Gaz Lambası Müzesi’ne dönüştürüldü. Böylece bina, geçmişte olduğu gibi bugün de Beypazarı’nın kültürel yaşamına katkı sunmaya devam ediyor.

“35 YILDA BİRİKTİREREK 1650 LAMBA YAPIYOR”

Müzenin kuruluş hikâyesini anlatan Yaman, koleksiyonun nasıl ortaya çıktığını şu sözlerle aktardı:

“Süreyya Özkan diye bir ağabeyimizin bundan 35 yıl kadar önce mesai arkadaşı emekli oluyor. Emekli olan vatandaşta da 100-150 tane lamba varmış. Süreyya Özkan’a hediye ediyor. Emekli olup memleketine gidiyor. Süreyya Özkan da 35 yılda biriktirerek 1650 lamba yapıyor. Daha sonra bizim belediye başkanına, ‘Ben sana 1650 lambayı hibe edeyim’ diyor. Gaz Lambası Müzesi Süreyya Özkan ismi olsun, ismim yaşasın gibi bir düşünce.”

KOLEKSİYONDAKİ LAMBALARIN ÇOĞU BİRBİRİNDEN FARKLI

Müzedeki lambaların çeşitliliğine dikkat çeken Yaman, girişte bulunan iki lamba dışında koleksiyondaki parçaların birbirine benzemediğini söyledi. Gaz lambalarının temel olarak 5 aparattan oluştuğunu belirten Yaman, farklı boyutlarda ve özelliklerde çok sayıda örnek bulunduğunu aktardı.

Yaman, “Diğerleri birbirine benzemez. Zaten lamba 5 aparattan oluşuyor. Değişik, büyüklü küçüklü bir sürü çeşit var. Asansörlü lambamız var. İniyor çıkıyor. Ortada bir topu var, topta gözenekler varmış. Yakınca is onun içine toplanıyormuş. Atalarımız zamanında onu mürekkep olarak kullanıyormuş. Hatta Mimar Sinan Selimiye Camii’nde onu uygulamış” ifadelerini kullandı.

ASANSÖRLÜ LAMBA VE İSİN MÜREKKEP OLARAK KULLANIMI DİKKAT ÇEKİYOR

Müzede sergilenen en ilginç parçalardan biri de asansörlü gaz lambası olarak öne çıkıyor. Yaman’ın aktardığı bilgiye göre bu lambanın orta bölümünde gözenekli bir top bulunuyor ve lamba yandığında oluşan is burada toplanıyor.

Geçmiş dönemlerde bu isin mürekkep yapımında kullanıldığı belirtiliyor. Bu bilgi, gaz lambalarının yalnızca aydınlatma amacıyla değil, farklı ihtiyaçlar için de değerlendirildiğini gösteriyor. Müze, bu yönüyle ziyaretçilere gündelik yaşam tarihine dair ayrıntılı bir bakış sunuyor.

BEYPAZARI’NIN KÜLTÜR TURİZMİNE KATKI SAĞLIYOR

Gaz Lambası Müzesi, Beypazarı’nın kültür turizmi açısından önemli duraklarından biri olarak öne çıkıyor. İlçenin tarihî konakları, geleneksel çarşıları ve el sanatlarıyla birlikte müze de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

1650 parçalık özel koleksiyon, Ankara’da farklı bir müze deneyimi yaşamak isteyenler için dikkat çekici bir alternatif oluşturuyor. Müze, hem yerli hem de yabancı ziyaretçilere geçmişin aydınlatma kültürünü yakından tanıma imkânı sağlıyor.

Haber Hakkında Ne Düşünüyorsun?

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa