Etlik Şehir Hastanesinden ''Vitiligo''ya yönelik bilgilendirme
Ankara Etlik Şehir Hastanesi Dermatoloji Kliniği uzmanı Doç. Dr. Gökçe Işıl Kurmuş, vitiligonun nedenleri, tanısı, seyri, tedavi seçenekleri ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Okunma Süresi: 2 dakika 27 saniye
Ankara Etlik Şehir Hastanesi Dermatoloji Kliniği uzmanı Doç. Dr. Gökçe Işıl Kurmuş, klinik uygulamalarda sık karşılaşılan vitiligo hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu. Vitiligonun, deriye rengini veren melanosit hücrelerinin kaybı sonucunda ciltte beyaz lekeler ve yamalar şeklinde ortaya çıkan kronik bir deri hastalığı olduğunu belirten Kurmuş, hastalığın gelişiminde birden fazla mekanizmanın rol oynadığını ifade etti.
Kurmuş'a göre genetik yatkınlığı bulunan bireylerde çevresel faktörler ve bağışıklık sistemiyle ilişkili mekanizmalar vitiligonun ortaya çıkmasında etkili olabiliyor. Bağışıklık hücrelerinin melanositleri hedef alması sonucunda bu hücrelerin kaybı gerçekleşebiliyor.

VİTİLİGO BULAŞICI DEĞİL
Vitiligonun otoimmün hastalıklar grubu içerisinde yer aldığını belirten Doç. Dr. Kurmuş, hastalıkla ilgili önemli bir noktaya dikkat çekerek vitiligonun kesinlikle bulaşıcı olmadığını söyledi.
Hastalığın genetik yönü konusunda da açıklama yapan Kurmuş, vitiligonun basit bir genetik kalıtım modeli göstermediğini ifade etti. Ailesinde vitiligo bulunan kişilerde hastalığın görülme ihtimalinin artabileceğini belirten Kurmuş, anne veya babada vitiligo bulunmasının çocukta hastalığın kesin olarak gelişeceği anlamına gelmediğini kaydetti.
TANI NASIL KONULUYOR?
Vitiligo tanısının çoğunlukla dermatolojik muayene ve hastanın öyküsünün değerlendirilmesiyle klinik olarak konulduğunu aktaran Kurmuş, bazı durumlarda Wood ışığı olarak adlandırılan özel ışık teknolojisinden yararlanıldığını belirtti. Özellikle açık tenli kişilerde veya lezyonların henüz belirgin olmadığı erken dönemlerde Wood ışığının ayırıcı tanıya yardımcı olabildiğini ifade eden Kurmuş, vitiligo tanısı konulan her hastada geniş kapsamlı laboratuvar incelemesinin gerekli olmadığını söyledi.
Bununla birlikte vitiligo otoimmün hastalıklarla ilişkili olabildiğinden, hastanın belirtileri, kişisel ve aile öyküsü değerlendirilerek gerekli görülen durumlarda otoimmün hastalıklara yönelik laboratuvar testlerinin istenebileceğini belirtti. Kurmuş, özellikle Haşimato tiroiditi, tiroid otoantikor pozitifliği ve otoimmün tiroidit gibi durumlarla birlikteliğin değerlendirilebildiğini ifade etti.
HASTALIĞIN SEYRİ KİŞİDEN KİŞİYE DEĞİŞİYOR
Vitiligonun klinik seyrinin her hastada aynı olmadığını belirten Doç. Dr. Kurmuş, bazı kişilerde hastalığın başlangıçta ortaya çıkan küçük lezyonlarla uzun yıllar sınırlı ve stabil şekilde devam edebildiğini söyledi. Bazı hastalarda ise yeni lezyonların ortaya çıkabildiğini, mevcut beyaz alanların genişleyebildiğini ve hastalığın vücudun farklı bölgelerine yayılabildiğini aktardı.
Stres ile vitiligo arasındaki ilişkiye de değinen Kurmuş, hastalığı doğrudan kronik strese bağlı gelişen bir durum olarak değerlendirmenin doğru olmadığını ifade etti. Bununla birlikte fiziksel ve psikolojik stresin bazı hastalarda mevcut lezyonların artması, yeni lezyonların ortaya çıkması veya hastalığın başlangıcıyla ilişkili olabileceğini belirtti.
VİTİLİGONUN TEDAVİSİ MÜMKÜN
Vitiligonun tedavi edilebildiğini belirten Doç. Dr. Kurmuş, tedavide temel amaçların hastalığın ilerlemesini kontrol altına almak ve cilt renginin yeniden kazanılmasını sağlamak olduğunu söyledi. Tedavi yönteminin hastalığın aktif veya stabil olmasına göre değişebildiğini aktaran Kurmuş; sistemik tedaviler, topikal kremler, fototerapi ve hedefe yönelik tedavilerin kullanılabildiğini ifade etti.
Tedaviye yanıtın vücudun farklı bölgelerinde değişiklik gösterebildiğine dikkat çeken Kurmuş, vitiligonun özellikle yüz, göz çevresi, ağız çevresi, diz, dirsek, genital bölge, el parmakları ve ellerin üst kısmında görülebildiğini belirtti. Yüz ve göz çevresi gibi bölgelerde tedavi yanıtının daha hızlı olabildiğini aktaran Kurmuş, el ve ayak parmakları gibi akral bölgelerde ise tedaviye yanıtın daha dirençli seyredebildiğini söyledi.
GÜNEŞTEN KORUNMA ÖNEMLİ
Doç. Dr. Gökçe Işıl Kurmuş, vitiligo hastalarının günlük yaşamlarında özellikle güneşten korunmaya dikkat etmeleri gerektiğini vurguladı.
Ankara Etlik Şehir Hastanesi Dermatoloji Kliniği tarafından yapılan bilgilendirmede, hastalığın seyri ve tedavi yaklaşımının kişiye göre değişebileceği belirtilirken, vitiligo şikayeti bulunan kişilerin dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesinin önemine dikkat çekildi.