Mustafa Destici: İmralı'ya da, Kandil'e de, Demirtaş'a da, DEM'e de...
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Terörsüz Türkiye sürecinde devlete güvendiklerini ancak tedbirli olunması gerektiğini söyledi.
Okunma Süresi: 4 dakika 4 saniye
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yaptığı görüşmeye ilişkin Ülke TV’de canlı yayınlanan “Ülke’nin Manşeti” programında konuştu. Destici, Mustafa Yıldız’ın sorularını yanıtlarken Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve devletin attığı adımlara güvendiklerini, ancak terör örgütünün samimiyetinin somut göstergelerle ortaya konulması gerektiğini ifade etti.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ KÜLLİYE GÖRÜŞMESİNDE ELE ALINDI
Mustafa Destici, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yaptığı görüşmeye ilişkin soruya verdiği yanıtta, gündem maddelerinden birinin Terörsüz Türkiye süreci olduğunu belirtti.
Büyük Birlik Partisi olarak bu sürece başından itibaren ilkesel bir pencereden baktıklarını söyleyen Destici, terörün müzakereyle değil, devletin kararlı mücadelesiyle bitirileceğine inandıklarını vurguladı.
Destici, Türkiye’nin askeriyle, polisiyle ve güvenlik birimleriyle yürüttüğü mücadele sonucunda eli silahlı terör varlığının ülke içinde büyük ölçüde sona erdiğini savunurken, siyasi bölücülük olarak nitelendirdiği faaliyetlere karşı da dikkatli olunması gerektiğini dile getirdi.
“TERÖR MÜCADELEYLE BİTİRİLİR” MESAJI VERDİ
Destici, canlı yayındaki açıklamasında, Büyük Birlik Partisi’nin terörle mücadele konusundaki yaklaşımının değişmediğini ifade ederek, devletin güvenlik politikalarının kararlı biçimde sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin terörle mücadelede çok ağır bedeller ödediğini belirten Destici, gelinen noktada elde edilen kazanımların herhangi bir müzakere zeminiyle riske atılmaması gerektiğini vurguladı.
Destici’ye göre Terörsüz Türkiye hedefi ancak terör örgütünün bütün unsurlarıyla silah bırakması, örgütsel yapısını tamamen feshetmesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin birlik değerlerine açık şekilde bağlılık göstermesiyle anlam kazanabilir.
“DEVLETİMİZE GÜVENİYORUZ AMA TEDBİR ŞART”
Mustafa Destici, devletin bu süreçte adım atabileceğini ve bu adımlara kategorik bir karşı duruş sergilemediklerini belirtirken, kendi itirazlarını ve şerhlerini de açık biçimde dile getirdiklerini söyledi.
Destici, “Biz devletimize güveniyoruz” ifadesini kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin terörle mücadele konusunda gerekli hassasiyeti göstereceğine inandıklarını belirtti.
Buna karşılık terör örgütüne, örgütün İmralı ve Kandil’deki yöneticilerine, Selahattin Demirtaş’a ve DEM Partisi yöneticilerine güvenmediklerini söyleyen Destici, geçmişte yaşanan süreçlerin bu konuda yeterli dersler içerdiğini ifade etti.
“GEÇMİŞTE DENENDİ VE SONUNDA İHANET ETTİLER”
Destici, daha önce benzer süreçlerin denendiğini, ancak bu süreçlerin sonunda terör örgütünün verdiği sözleri tutmadığını ve devlete karşı samimi davranmadığını savundu.
Terör örgütünün dış güçler tarafından desteklendiğini öne süren Destici, örgütün silahlandırıldığını, donatıldığını ve uluslararası çevrelerce meşruiyet kazandırılmaya çalışıldığını dile getirdi.
Bu nedenle Terörsüz Türkiye sürecinin iyi niyetle yürütülmesi gerektiğini ancak karşı tarafın iyi niyetli olup olmadığının somut davranışlarla test edilmesinin zorunlu olduğunu belirten Destici, tedbirli olunması gerektiğini ifade etti.
“SİLAH BIRAKMA ŞARTSIZ VE PAZARLIKSIZ OLMALI”
Mustafa Destici, sürecin güven verebilmesi için ilk şartın terör örgütünün bütün uzantılarıyla birlikte şartsız, pazarlıksız ve müzakeresiz biçimde silah bırakması olduğunu söyledi.
Destici, bugün terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bıraktığını ya da örgütsel varlığını tamamen sona erdirdiğini kimsenin kesin biçimde söyleyemeyeceğini belirtti.
Bu nedenle silah bırakma meselesinin muğlak ifadelerle geçiştirilemeyeceğini kaydeden Destici, örgütün sadece söylem düzeyinde değil, fiili ve denetlenebilir adımlarla sürece bağlılığını göstermesi gerektiğini dile getirdi.
“NEDAMET GÖSTERİLMEDEN SAMİMİYET OLUŞMAZ”
Destici, silah bırakmanın yanı sıra geçmişte işlenen eylemlerle ilgili pişmanlık gösterilmesinin de sürecin samimiyetini ortaya koyacak temel göstergelerden biri olduğunu ifade etti.
Cezaevinden çıkan bazı kişilerin şehir şehir gezdirildiğini, pişmanlık göstermek yerine geçmişteki eylemleriyle övündüklerini hatırlatan Destici, bu görüntülerin toplumda güven duygusu oluşturmadığını söyledi.
Asker, polis ve sivil kayıplarının bulunduğu terör eylemlerinin hafızalarda derin yaralar açtığını belirten Destici, gerçek bir toplumsal normalleşmenin ancak nedamet, hukuk ve ortak değerler üzerinden kurulabileceğini vurguladı.
“KANDİL’DEN GELEN ŞARTLI AÇIKLAMALAR GÜVEN VERMİYOR”
Mustafa Destici, Kandil’den yapılan açıklamalarda silah bırakmanın bazı şartlara bağlandığını belirterek, bu yaklaşımın müzakere zemini oluşturma çabası anlamına geldiğini söyledi.
“Şöyle olmazsa silah bırakmayız, böyle olursa bırakırız” şeklindeki ifadelerin sürecin ruhuna aykırı olduğunu dile getiren Destici, devletin bu tür şart dayatmalarına bugüne kadar itibar etmediğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konudaki duruşunun net olduğunu söyleyen Destici, devletin terör örgütünün şartlı ve pazarlıklı tutumuna karşı kararlı bir çizgide durduğunu ifade etti.
“TÜRK BAYRAĞI VE İSTİKLAL MARŞI SAMİMİYETİN GÖSTERGESİDİR”
Destici, terörü bıraktığını ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin vatandaşı olarak ortak gelecek istediğini söyleyenlerin, ülkenin birliğini temsil eden sembollere sahip çıkması gerektiğini belirtti.
Ay yıldızlı al bayrağın rengini şehitlerin kanından aldığını vurgulayan Destici, terörle arasına mesafe koyduğunu söyleyen herkesin Türk bayrağını gönül rahatlığıyla eline alabilmesi gerektiğini söyledi.
İstiklal Marşı’nın Türkiye’nin bağımsızlığını bütün dünyaya ilan eden ortak değerlerden biri olduğunu ifade eden Destici, bu marşı okumaktan imtina edenlerin samimiyetinin sorgulanacağını dile getirdi.
“BAŞKA BAYRAKLARLA SAMİMİYET İNŞA EDİLEMEZ”
Mustafa Destici, Türk bayrağını eline almayan, İstiklal Marşı’nı okumaktan kaçınan, buna karşılık başka bayraklar ve marşlarla hareket eden yapıların toplumsal güven oluşturamayacağını söyledi.
Destici, böyle bir durumda karşı tarafın samimiyetine hangi gerekçeyle inanılacağının sorgulanması gerektiğini belirterek, iyi niyetli olmanın gerçekleri görmeye engel olmaması gerektiğini ifade etti.
Bölücülükten vazgeçilip vazgeçilmediğinin açık biçimde anlaşılması gerektiğini söyleyen Destici, bu sürecin yalnızca sözlerle değil, sembollere, hukuka ve ortak vatana yönelik tavırlarla değerlendirileceğini kaydetti.
DESTİCİ’DEN “SOMUT ADIM” VURGUSU
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Terörsüz Türkiye sürecinde güvenin oluşabilmesi için somut, denetlenebilir ve toplumu ikna edecek adımların atılması gerektiğini söyledi.
Destici’ye göre bu adımların başında terör örgütünün bütün unsurlarıyla silah bırakması, örgütsel yapısını feshetmesi, pişmanlık göstermesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ortak değerlerini benimsemesi geliyor.
Devlete güvendiklerini bir kez daha ifade eden Destici, buna rağmen geçmiş tecrübeler nedeniyle terör örgütüne ve siyasi uzantılarına karşı ihtiyatlı olunması gerektiğini vurguladı.