DMM’den Ailem Güvende operasyonları iddialarına yalanlama
DMM, Ailem Güvende operasyonlarının keyfi yürütüldüğü iddialarının asılsız olduğunu belirterek sürecin adli denetimle sürdüğünü açıkladı.
Okunma Süresi: 3 dakika 26 saniye
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Ankara merkezli kamuoyu bilgilendirmesinde, bazı uluslararası basın kuruluşlarında yer alan “Ailem Güvende” operasyonlarına ilişkin iddiaları yalanladı. DMM, operasyonların keyfi ya da hedef gözetilerek yürütüldüğü yönündeki haberlerin asılsız olduğunu, süreçlerin somut deliller ve adli mekanizmalar çerçevesinde sürdürüldüğünü bildirdi.
AİLEM GÜVENDE OPERASYONLARI İDDİALARINA YALANLAMA GELDİ
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla, “Ailem Güvende” operasyonları hakkında bazı uluslararası basın yayın organlarında yer alan iddialara yanıt verdi.
DMM açıklamasında, Türkiye’de yürütülen operasyonların “keyfi ve hedef gözeterek yürütüldüğü” yönündeki iddiaların tamamen asılsız olduğu belirtilerek, söz konusu yayınların kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir dezenformasyon niteliği taşıdığı ifade edildi.
Merkez, operasyonların çocukların korunması, aile yapısının güvenliği ve organize suç yapılanmalarıyla mücadele kapsamında yürütüldüğünü vurgularken, soruşturma süreçlerinin hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda ilerlediğini bildirdi.
DMM: İDDİALAR KAMUOYUNU YANILTMAYA YÖNELİK DEZENFORMASYONDUR
DMM tarafından yapılan paylaşımda, uluslararası basında yer alan bazı haberlerin gerçeği yansıtmadığı ve kamuoyunda yanlış algı oluşturmayı hedeflediği belirtildi.
Açıklamada, “Bazı uluslararası basın yayın organlarında yer alan, ülkemizde yürütülen ‘Ailem Güvende’ operasyonlarının keyfi ve hedef gözeterek yürütüldüğü yönündeki iddialar tamamen asılsız olup, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir dezenformasyondur” ifadelerine yer verildi.
Bu açıklamayla birlikte DMM, söz konusu iddiaların yalnızca operasyonların içeriğine ilişkin yanlış bilgi üretmediğini, aynı zamanda Türkiye’nin çocukların korunmasına dönük politikalarını hedef alan maksatlı bir çerçeve oluşturduğunu vurguladı.
ÇOCUKLARIN KORUNMASI DEVLETİN ASLİ GÖREVİ OLARAK VURGULANDI
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, açıklamasında çocukların uyuşturucu maddelerden, cinsel istismardan, fuhuş ekonomisinden ve dijital manipülasyondan korunmasının devletlerin asli görevi olduğunu belirtti.
DMM, bu başlığın tartışmaya açık bir alan olarak görülemeyeceğini ifade ederken, Türkiye’nin çocukların güvenliği ve aile yapısının korunması konusunda kararlı bir politika izlediğini kaydetti.
Açıklamada kullanılan ifadeler, “Ailem Güvende” operasyonlarının yalnızca güvenlik boyutuyla değil, sosyal koruma, çocuk hakları, aile bütünlüğü ve kamu düzeni gibi geniş bir çerçevede değerlendirildiğini gösterdi.
2026-2035 DÖNEMİ AİLE VE NÜFUS ON YILI OLARAK HATIRLATILDI
DMM açıklamasında, Türkiye’nin 2026-2035 yıllarını “Aile ve Nüfus On Yılı” ilan ettiği de hatırlatıldı.
Merkez, bu dönemin odağına “çocuğun üstün yararı” ilkesini alan kapsamlı bir koruma politikasının yerleştirildiğini ve bu politikanın kararlılıkla uygulandığını bildirdi.
Aile ve Nüfus On Yılı çerçevesinde yürütülen çalışmaların, çocukların suç örgütlerinden, istismar ağlarından, dijital ortamda yürütülen manipülasyonlardan ve yasa dışı faaliyet alanlarından korunmasına yönelik bütüncül bir yaklaşım içerdiği belirtildi.
OPERASYONLARIN HEDEFİNDE ORGANİZE SUÇ YAPILANMALARI VAR
DMM, “Ailem Güvende” operasyonlarının uyuşturucu, fuhuş, fuhuşa aracılık ve çocuk istismarı odağında faaliyet gösteren organize suç yapılanmalarına karşı yürütüldüğünü açıkladı.
Açıklamada, operasyonların herhangi bir kişi ya da grubu keyfi biçimde hedef aldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığı ifade edilirken, çalışmaların suç unsurlarına ve organize yapılanmalara yönelik olduğu vurgulandı.
Merkez, bu tür operasyonların çocukların korunması, ailelerin güvenliğinin sağlanması ve toplumun suç ağlarına karşı daha dirençli hale getirilmesi bakımından kritik öneme sahip olduğunu belirtti.
SORUŞTURMALARIN YARGI GÖZETİMİNDE YÜRÜTÜLDÜĞÜ BELİRTİLDİ
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, “Ailem Güvende” operasyonlarına ilişkin soruşturmaların yargı organlarının gözetiminde sürdürüldüğünü bildirdi.
Açıklamada, süreçlerin somut deliller, ihbarlar ve adli işlemler kapsamında yürütüldüğü, hukuk devleti ilkelerine sıkı sıkıya bağlı kalındığı ifade edildi.
DMM, soruşturmaların adli makamların denetiminde ilerlediğini belirterek, operasyonlara dair kamuoyuna yansıtılan “keyfilik” iddialarının bu nedenle hukuki gerçeklikle bağdaşmadığını savundu.
HUKUK DEVLETİ VE ADLİ SÜREÇ VURGUSU YAPILDI
DMM’nin açıklamasında, operasyonlar kapsamında yürütülen işlemlerin hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda gerçekleştirildiği özellikle vurgulandı.
Soruşturmalarda somut delil, ihbar ve yargısal süreçlerin esas alındığı belirtilirken, güvenlik birimlerinin ve adli makamların çalışmalarının mevzuat çerçevesinde sürdüğü ifade edildi.
Bu kapsamda DMM, hem ulusal hem de uluslararası kamuoyuna, iddiaların tek taraflı ve yanıltıcı yayınlar üzerinden değil, resmi açıklamalar ve adli süreçlerin temel ilkeleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği mesajını verdi.
“TÜRKİYE ÇOCUKLARIN GÜVENLİĞİNİ KARALAMA KAMPANYALARINA FEDA ETMEYECEK”
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Türkiye Cumhuriyeti’nin çocukların ve aile yapısının güvenliğini hiçbir dış baskıya, karalama kampanyasına ya da algı operasyonuna feda etmeyeceğini bildirdi.
Açıklamada, çocukların korunmasına dönük adımların devletin sorumluluğu olduğu, bu kapsamda yürütülen operasyonların da kamu güvenliği ve toplumsal koruma politikalarıyla doğrudan bağlantılı bulunduğu belirtildi.
DMM, uluslararası kamuoyunu manipüle etmeyi amaçladığını belirttiği yayınlara itibar edilmemesi çağrısında bulunurken, Türkiye’nin bu alandaki kararlı tutumunu sürdüreceğini ifade etti.
ULUSLARARASI KAMUOYUNA “İTİBAR ETMEYİN” ÇAĞRISI
DMM açıklamasında, uluslararası kamuoyunu etkilemeyi hedefleyen maksatlı yayınlara karşı dikkatli olunması gerektiği belirtildi.
Merkez, “Uluslararası kamuoyunu manipüle etmeyi amaçlayan bu tür maksatlı yayınlara itibar edilmemesi önemle rica olunur” ifadesiyle, operasyonlara ilişkin bilgi kirliliği oluşturulduğunu savundu.
Açıklamada, kamuoyunun resmi kaynaklardan yapılan bilgilendirmeleri esas almasının ve özellikle çocukların korunması gibi hassas başlıklarda doğrulanmamış iddialara temkinli yaklaşmasının önem taşıdığı kaydedildi.
